1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Derek -2-
Derek -2-

Derek -2-

Geçen haftadan; Öksüz kalan Derek, amcasının yanında büyümüştü. Amca oğullarıyla girdikleri ortak iş büyük amca oğlunun borçları nedeniyle batmıştı. Derek, yeni başlangıçlar yapmak peşindeydi. Başka bir ülkede, başka bir işte, küçük amca oğluyla yeniden

A+A-

 

 

 

 

Geçen haftadan;

Öksüz kalan Derek, amcasının yanında büyümüştü. Amca oğullarıyla girdikleri ortak iş büyük amca oğlunun borçları nedeniyle batmıştı. Derek, yeni başlangıçlar yapmak peşindeydi. Başka bir ülkede, başka bir işte, küçük amca oğluyla yeniden buluşmuştu. Derek kabus içindeyken amca oğlu telaşlı girmişti odaya…

 

Korku içindeydi, telaşlıydı;

Hemen kalk Derek, gitmemiz lazım.

Ne var ne oluyor, nereye gidiyoruz?

Sonra anlatırım, hemen kalk, üstüne bişey al, acele et.

Anlatmazsan gitmem.

Tamam, polis peşimizde, hemen buraya gelebilirler.

Peki ama neden?

Sana anlatana kadar yakalanırız, gel arabada anlatırım.

Çıktılar hemen evden… Derek henüz tam iyileşmemişti. Öksürüyordu daha… O bilmediği durum, telaş ve korku öksürüklerini daha da artırmıştı.

Arabaya girdiler, aceleyle yola koyuldular. Nereye gideceklerini en azından Derek bilmiyordu ama ne olduğunu öğrenmeliydi önce;

Hade anlat…

Senin haberin olmadı ama bizim ürünlerin arasında uyuşturucu pazarlandı.

Şok oldu Derek… Bişey diyemedi.

Senin haberin yok muydu diye sordu sonra…

Vardı ama başta yoktu, sonradan öğrendim.

Niye engel olmadın o halde…

Olamadım, beni de aldılar işin içine…

Polise gitseydin, anlatsaydın olayı başından…

Gidemezdim, tehdit ettiler.

Neden gidemezdin, kimler tehdit ettiler?

Seninle tehdit ettiler beni… Sana söyleyeceklerdi.

Peki kimler söyleyecekti, sen neden bana söylemedin?

Abim söyleyecekti, babam söyleyecekti, ben sana söyleyemezdim, böyle pis bir işin içinde olduğumu söyleyemezdim sana…

Bir şok daha yaşadı Derek. Amcasının, yeğeninin bu işin içinde olduğuna mı yanmalı, sağ kolu amca oğlunun düştüğü duruma mı üzülmeli yoksa kendi çaresizliğine mi isyan etmeli…

***

Gizli saklı bir yerde durdular. Bu yeri Derek bilmiyordu ama amca oğlu iyi biliyordu. Bakalım daha bilmediği neler vardı!

Burasını nereden biliyorsun sen?

Çoğu zaman burada gizlendik. Sen nerelerdeydin diye sorduğunda aslında buradaydım ben… Birkaç kişiyle buralarda saklandık, durduk.

Peki amcam işin içine nasıl girdi, abin?..

Onlar girmediler ki, işi başlatanlar onlar aslında…

Yani benim şirketi paravan olarak mı kullandılar?

Evet, öyle oldu, ben de buna alet oldum.

Allah hepinizin cezasını versin. Abini anlayabilirim, ama ya sen… Ya amcam?

Sen bilmiyorsun ama ortak işimizi de bozan aslında babamdı. Yani abim o işte şimdi benim olduğum gibi aletti sadece…

***

Derek duydukları karşısında şok üstüne şok yaşıyordu. Öksürük krizi gelmişti zaten hemen bunların ardından… Sabaha kadar da sürdü. Yorgunluktan uyuyakaldığı anlarda da anne-babası çıktı karşısına… Yine uyarıyorlardı. Yine uyanıyordu kan-ter içinde… Sabahı zor etmişti.

Ve o yerden ayrıldılar.

Bu kez başka bir ülkeye… O ülkede epeyce yattı Derek kendine gelene kadar… Amca oğlu yanındaydı yine… Başka güvenebileceği yoktu çünkü… Ona da güvenmek artık zordu ama başka da çare yoktu.

Yine baştan… Herşey yeniden… Uluslar arası bankalarda duran birikmiş parayla başka bir iş kurma girişimleri… Bu kaçıncıydı artık. Yorulmuştu, bıkmıştı ama hayat devam ediyordu.

Ediyordu ama yaşam da yalnız bitiyordu artık… Ne bir eş, ne bir çocuk… Ne bir amaç, ne bir dayanak… Öylesine bir hayat işte…

Yediği kazıklar insana güvenini yok etmiş, sürekli gergin bir halde yaşamayı gerekli kılıyordu sanki… Her an birilerinden başka kazık yiyecekmiş gibi sürekli ihtiyatlı yaşamak zordu.

Bitirmeliydi artık böyle bir yaşamı…

Çekemiyordu, dayanamıyordu artık. Bir an önce bu hayat bitmeliydi.

(İntihar mı düşündünüz, yok hayır değil)

Aldı başını gitti. Son gittiği yerden yine başka bir yere… Bir adaya… Yalnız başına… Amca oğlunu da bırakarak… Yeşili, yağmuru bol, tropik bir ada… Deniz kenarında bir kulübe değil, her türlü konforu düşünülen lüks bir yalı… Büyük olmayan bir tekne… Bir-iki yardımcı ve hiç sorunsuz bir yaşam…

Gittiği yeri kimse bilmedi.

Kaç yıl yaşadı, ne zaman, kaç yaşında öldü? Öldü mü yoksa başka bir ada mı, yeni bir başlangıç mı?

Dedim ya, gittiği yeri bilen olmadığı gibi, bu soruları yanıtlayacak kimse de yok.    

 

-bitti-

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 869 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler