1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. DERE TEPE KIBRIS...
DERE TEPE KIBRIS...

DERE TEPE KIBRIS...

Yeşilırmak’tan Dipkarpaz’a… İşte yine elimde fırından yeni çıkmış, dumanı buram buram Kıbrıs kokan bir kitap var. Yarım yüzyıldır yazılarıyla Kıbrıslıtürklerin basın ve yazın serüveninde sürekliliğini ve istikrarını koruyan kıdemli bir y

A+A-

 

Yeşilırmak’tan Dipkarpaz’a…
İşte yine elimde fırından yeni çıkmış, dumanı buram buram Kıbrıs kokan bir kitap var. Yarım yüzyıldır yazılarıyla Kıbrıslıtürklerin basın ve yazın serüveninde sürekliliğini ve istikrarını koruyan kıdemli bir yazarın kaleminden. Duruşuyla, beyefendi kimliğiyle her kesim ve yaştan Kıbrıslıürk’ün saygınlığını kazanmış hiç susmayan bir kalem…

Daha bir önceki kitabı “Naftalin Kokulu Kıbrıs” ın tadı damağımızda kalmışken, bir başka Kıbrıs klasiğine imza atıyor Ahmet Tolgay. ‘‘Naftalin Kokulu Kıbrıs’’ta 10,000 yıllık bir tarih serüveninde daha çok Akdenizli Şeher’i koklamıştık. Öylesine açız ki kendimizi, tarihimizi, üzerinde yaşadığımız toprakları tanımaya, on ayda tam dört baskı yapmıştı ‘Naftalin Kokulu Kıbrıs” bir rekora damgasını vurarak…

Şimdi ise elimde tuttuğum kitap  “Yeşilırmak’tan Dip Karpaz’a  Dere Tepe Kıbrıs”…  Neler yok ki bu kitapta. Şu anda hepsi ayrı ayrı sorunlar yumağında boğulan, birçoğu batağın içinde ya da eşiğindeki belediyelerimiz; yerel yönetimler ve yerel yaşamlarımız. Tüm belediye başkanlarının beldelerine dair özel irdelemeleri. Bölgesel tarihler ve çeşitli kültürler üzerindeki bugünkü yaşamlar. Her bölgeye ait ayrı ayrı gelenek, görenek, hikayeler, tarih ve de yazılmazsa genel tarihte eksik kalacak ilginç ve gerçek yaşanmışlıklar. Mitolojik olgular, ilk yerleşim yerleri ve hep yaşamımızda olan o vazgeçemeyeceğimiz adalı otantik alışkanlıklar.

Antik çağlardan bu yana uygarlıkların, dinlerin, dillerin ve ırkların bu adada bıraktığı izler. Uygarlıklar resmigeçidinin en güzel örneklerinin sergilendiği  bu coğrafyada aslında her gelen uygarlık bir öncekini silip süpürmek için uğraşmış. Buna rağmen adanın gizemli dokusu, bu dokunun her gelen kültürü soğurucu özelliği adada çağlar ötesi bir tarih ve kültür mozaiği oluşturmuştur. Ahmet Tolgay, kitabında adanın bu tarih ve kültür zenginliğini “çağıl çağıl akan bir dere yatağı” olarak tarif etmektedir. 

KIBRIS BELLEĞİNDE ZENGİN BİR HALKA…

Kitabın önsözünde, “Dere Tepe Kıbrıs  bir dönem kitabıdır” diyor Ahmet Tolgay. Bana göre bu kitap  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki yerel yönetimlerin merkezinde duran ve geçmişten günümüze çok geniş bir açıdan göz gezdiren bir derleme. Ve adanın tarih belleğine eklenecek zengin bir halka.

Yine Kıbrıslı bir yazar ve şairin, sevgili Neriman Cahit’in kaleminden dökülen dizelerle başlıyor kitap:

“Bu sevda sevda / Köpük köpük, masmavi Akdeniz / Bu yeşil, yemyeşil doğa / Bu kuş… Bu çiçek… / Bu arı… Bu kelebek / Bunca delisi börtü böcek / Tepeden tırnağa bu güzel toprak / Tepeden tırnağa sevmek…”

 Bu kitapta neler mi var? Da neler yok…  Kıbrıs’ta ilk yaşam belirtilerinin Yeşilırmak’ta başladığını biliyor muydunuz? Peki ya Lefkoşa’nın aslında hiç değişmeyen sakinlerinin kimler olduğunu hiç düşünmüş müydünüz?

Tam bir batakta olan Lefkoşa Belediye’sinin dünü ve bugünü. 2000 yıllık Lefkoşa’nın günümüzde düştüğü acınası durum.

1960 Cumhuriyeti’nde adanın savunması için Yerolakko’ya (Alayköy) konuşlandırılan Türk ve Yunan alaylarının sonradan birbirleriyle olan acımasız savaşları.

Mağusa Belediyesi’nin alkışlanası başarısı ve Mağusa’nın tarihine dair nice yaşanmışlıklar.

Eski Osmanlı kasabası hurma ve ceviz diyarı, Şeyh Nazım Dergâhı dolayısıyla inanç turizminin merkezlerinden birine dönüşen, kuytudaki cennet, gizemli Lefke kasabası. Tarihi, kültürü, coğrafik doğal güzellikleriyle turizm cenneti olması gerekirken; maden artıklarının sarmalında sessizliğe gömülmüş o köy kasaba.

Eski sakinlerinin laneti mi yoksa biz Kıbrıslıtürklerin beceriksizliği mi bilinmez ama bir zamanların portakal cenneti Omorfo (Güzelyurt) şimdilerin terk edilmiş hayalet kasabalardan biri. Güzelyurt’un da dünü ve bugünü yine “Dere Tepe Kıbrıs”ta.

GİRNE’YE YAKILAN AĞIT…

Ahmet Tolgay, bu kitapta tiyatrodan Çatalköy’e yol bağlıyor. Beşparmaklar’dan bakıldığında bir sırça köşk kadar güzel Çatalköy’ün bilinmezliklerinde dolaştırıyor bizi ve Beşparmaklar’ın bir başka incisi zerdali diyarı Ayguruş (Esentepe)’de yine yüreğimiz dağlanıyor. Elektrik santrali Teknecik kurbanı bu bölge aynı zamanda Ortodoks’ların inanç merkezlerinden biri.  Kâh Karadenizli, kâh Britanyalı sakinleri ile kol kola farklı kültürlerde geziniyorsunuz.

Girne’ye yüreğinin en derinlerinden ağıt yakıyor Ahmet Tolgay. O  Girne’nin ki; gün be gün yıllardır nasıl canına okunduğunu en iyi bilen bir neslin çocuğu olarak. Bir zamanların zeytin, limon ve çiçek bahçeleri ile Doğu Akdeniz’in Babil’ini andıran romantik ve şiirsel Girne’ye ağlıyor yazar. Her şeye rağmen tarih sürecindeki Girne’yi yine bu sayfalarda bulacaksınız. Kıbrıslıtürklerin yaşamında olmazsa olmaz mangal muhabbetleri ve Niyazi’s Kebap’ın 57 yıllık renkli, zengin tarihi. Leymosun’da köşe başındaki bir mangaldan tetiklenen ve Kuzey Kıbrıs’a markasını vuran o inanılmaz turizm kurumsallaşması.  Lambusa Krallığı ve Alsancak (Garava). Belki de ismi tek değişmeyen köy Lapta.

Yanı başındaki koca başşehir kaderine ağlarken bir köyden gerçek bir kent yaratan Gönyeli Belediyesi’ni takdir etmemek mümkün mü? Şu anda Kıbrıs’ta alt yapısını tam anlamıyla tamamlayan tek yerleşim yerinin Gönyeli Belediyesi olduğunu biliyor muydunuz?

Tarih zengini Beşparmaklar, doğa harikası Trodos  ve bir Gönyeli’li bestekâr Ekrem Yeşilada.

MEDENİYETLERİN MERKEZİ MESARYA…

Akıncılar, Luricina ya da antik ismiyle Lorenzia. Sahi bir zamanların görkemli köyü Akıncılar’ın bir romanı olduğunu biliyor muydunuz?

İnönü ya da Sinde; adım adım ve alev alev Mesarya. Kurak, işsiz ekonomik sorunlar altında boğulan, bir zamanların verimli topraklarına sahip, medeniyetlerin merkezi Mesarya.

Biraz Türk, biraz Rum ama çokça İngiliz olan ikiye bölünmüş, kırmızı topraklar üstündeki köy Beyarmudu.

Bir zamanların derebeylik mekânı Serdarlı (Çatoz) tarihini çok iyi biliyor.

Ve yine yazar bu kitapta iddia ediyor: Makedon İskender’in ataları Mikenler 4000 yıl önce Mesarya’daymışlar.

Kitabın ilerleyen sayfalarında Tatlusu ( Akatu)’da bir başka tarihi iddia ile karşılaşıyoruz.

Kafalardaki soru; İskele ilçesinin, ilçeliği sadece harita üzerinde mi acaba? Yoksa amaç birilerini milletvekili mi yapmaktı? Ya da Güzelyurt’ta durum farklı mıydı?

Karpaz’daki eko-turizm merkezleri.

Peki ya Boğaziçililerinin ya da eski Aytotoroluların vazgeçemedikleri ünlü otantik meze Pulya’nın 15’nci Yüzyılda Templer Şövalyeleri’nin ticaret ve ihraç ürünü olmasına ne demeli?

Mehmetçik ya da Galatya; acaba Roma dönemindeki Konstantinopolis’in (İstanbul)  Galata’sı ile bağlantısı var mı?

Bafra sahillerinin gözyaşları, Karpaz’ın feryadı ve harcadığımız yerel değerlerimizden birisi harnup tüm özellikleri ve ilginç öyküleriyle hepsi bu kitapta.

TÜM BELEDİYELER ÖZELLİKLERİYLE BU KİTAPTA…

 Yazar, kitabın son sözünde yarım yüzyılına tanıklık ettiği Kıbrıslıtürk toplumunun içinde bulunduğu duruma dair de şu notu düşüyor:  “Kaybolmakta olan bu değerlere toplumumuzun büyük önem verdiğine yazarlar olarak tanık olabiliyoruz. Çünkü toplumsal kültürümüze dair araştırma yazıları ve kitapları büyük ilgiyle karşılanmaktadır. Kıbrıs Türk halkının kültürüne ne kadar önem verdiğinin bundan daha açık bir göstergesi olamaz. Halkımızın kültürüne karşı çok canlı şekilde uyanan bu duyarlılığı Kıbrıs Türk varlığının Kıbrıs’ta hep var olacağının en büyük güvencesidir.”   

Bu kitapta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kayıtlı tüm belediyelerin ve yörelerinin kültürleri ve tarihleri, mevcut. 28 belediye bölgesinin zengin panoraması çağıldıyor. Soluk soluğa tek nefeste okunacak tam bir arşiv kitabı.

Kitap, Ateş Matbaası tarafından İktisatbank sponsorluğunda basıldı. Genel dağıtımını Khora Kitapevi yapıyor. Kitabın şık ve Kıbrıslı kapağı yine tanıdık bir isim tarafından, YDÜ öğretim görevlisi, genç ve usta sanatçı Yrd. Doç. Dr. Gökçe Keçeci  Şekeroğlu tarafından enfes biçimde dizayn edildi.

 

Bu haber toplam 1078 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler