1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Denktaş’ın tekrarı ve satır araları
Denktaş’ın tekrarı ve satır araları

Denktaş’ın tekrarı ve satır araları

2002 yılının sonları yaklaşıyordu. Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakereler tam bir açmaz içindeydi. Liderler Rauf Denktaş ile Glafkos Klerides arasında ‘dolaylı görüşmeler’ dahi askıya alınmıştı. Dönemin BM Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro de Soto

A+A-

 

 

2002 yılının sonları yaklaşıyordu.

Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakereler tam bir açmaz içindeydi.

Liderler Rauf Denktaş ile Glafkos Klerides arasında ‘dolaylı görüşmeler’ dahi askıya alınmıştı.

Dönemin BM Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro de Soto çıkmazı aşmaya çalışıyor, ancak sonuç alınamıyordu.

Kum saati işlemeye devam ediyor, 2003’te AB üyeliği krizi tırmanacağa benziyordu.

Türkiye’de iktidar değişiminin sancıları hissediliyordu.

Kuzey Kıbrıs’ta ise halk arka arkaya yaşanan krizlerle bunalmış durumdaydı.

Bankalar batmış, döviz fırlamıştı.

***

İşte tam bu ortamda bir gün Cumhurbaşkanlığı ofisinden aradılar.

Denktaş basın toplantısı düzenleyecekti. Davet ediyorlardı.

Önemli bir açıklama geleceğini tahmin ettim. SİM FM’den arabama atlayıp hemen Saray’a gittim.

Denktaş makam odasındaydı.

Biz gazeteciler ayaktayken açıklamalarını yapmaya başladı.

Kıbrıs sorunuyla ilgili o çok bildiğimiz sert tonuyla, eskilerden alarak uzun uzun konuştu.

Bilmediğimiz, tahmin etmediğimiz bir tek cümle yok gibiydi.

Ama az sonra radyoyu arayıp “flaş haber” uyarısı yaptım.

Zira Denktaş yine yapacağını yapmış, asıl söylemek istediğini satır arasına sıkıştırmıştı.

Denktaş Klerides’e “yüz yüze görüşelim” çağrısı yapmıştı!..

Bırakın bir araya gelmeyi, BM yetkilileri vasıtasıyla bile görüş teatisinde bulunmayı reddeden iki kurt siyasetçinin buluşması o günler için hayal konusu bile değildi.

Ancak gelin görün ki o satır arasına sıkışan cümlenin ardından Denktaş ile Klerides uzun yıllar sonra ilk kez yemekli bir ortamda bir araya gelecek, karşılıklı geçişlerle ortam bir anda inanılmaz şekilde yumuşayacaktı.

Bundan bir süre sonra da Kuzey’le Güney arasında kontrollü geçişler başlayacak, Annan Planı süreci bir buçuk yıl boyunca adaya damgasını vuracaktı.

***

1’inci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın en önemli özelliklerinden biriydi ‘satır arası’ mesaj vermek...

En zor röportajlarda bile ne sorulursa sorulsun, önceden planladıklarını mutlaka söyler, kime ne mesaj iletecekse iletirdi.

TV Gazetesi programında yaşadıklarımızı dün Cenk yazdı.

Eğer karar vermişse, Denktaş’ın ağzından istemediği bir tek sözü bile almak mümkün değildi.

Söylediği 100 cümlenin 99’u eskiydi, tekrardı.

‘Yeni’ ne söyleyecekse, o bir tek cümleye sığdırmayı başarırdı.

Ama geriye kalan 99 cümleyi söylemekten bıkmaz usanmazdı.

Kendisi dışında herkes bıkıp usanmış olsa bile, “Milli dava-Anavatan-Egemenlik” diye başlayan ve genellikle 1950’lerden veya 1963’ten başlayarak seslendirdiği retorik, ‘propaganda’ sanatının birinci maddesinin hayata geçirilmesinden başka bir şey değildi.

O kadar tekrarın içine sıkıştırdığı yeni mesajın ‘manşet’ olacağını biliyor, hesaplıyor, ona göre konuşuyordu.

‘Ezber’ kadar ‘satır araları’nda da ustaydı Denktaş...

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1002 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler