1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Denizciliğe yapılacak en kolay destek, limanda da gümrükte de vardiya usulüne geçmek...
Denizciliğe yapılacak en kolay destek, limanda da gümrükte de vardiya usulüne geçmek...

Denizciliğe yapılacak en kolay destek, limanda da gümrükte de vardiya usulüne geçmek...

EKONOMİ SOHBETLERİ

A+A-

 

 

Bu haftaki konuğumuz Akgünler Denizcilik’ten DPA-Kaptan Mustafa Ergüven... DPA-Designated Person Ashore, gemi ile işletmeci arasında bir bağ oluşturmak için işletmeci tarafından atanmış yetkili kişi anlamına geliyor... Ak-Günler İşletmeleri Şti. Ltd. Akgünler Denizcilik DPA’sı Ergüven’le hem deniz taşımacılığının sorunlarını ele aldık hem de şirketin yeni gemisi Via Mare üzerine konuştuk... Hava ile deniz sektörü arasında haksız bir rekabet olduğuna dikkat çeken Kaptan Ergüven, havacılıkta vardiya sistemi dolayısıyla sorun yaşanmazken, mesai saatleri dışında ülkeye gelen gemiler için hem limana hem gümrüğe ayrı ayrı -gemi başına- ek mesai ödendiğine dikkat çekiyor.

 

 

Denizciliğe yapılacak en kolay destek, limanda da gümrükte de vardiya usulüne geçmek...

 

Dilek ÖNCÜL

 

·        YENİDÜZEN: Şirketinizin faaliyetleri ne? Şu anda deniz yolcu taşımacılığı seferleri yapan ülkemizde kaç gemi kaç şirket var?

·        Mustafa Ergüven: Akgünler İşletmeleri Şirketi Ltd. bünyesinde kurulan Akgünler Denizcilik unvanlı şirketimiz 2000 yılından beri denizcilik sektöründe faaliyet gösteriyor. Girne-Taşucu hattında yolcu ve yük taşımacılığının yanı sıra son zamanlarda Girne-Mersin arası yolcu ve yük taşımacılığını da yapıyoruz. Bunlarla birlikte zaman zaman yurt dışlarına da yolcu ve yük taşımacılığı yapıyor şirketimiz. Yaz aylarında Ortadoğu ülkelerine charter sefer düzenliyoruz. Daha önce Suriye’ye düzenli seferlerimiz vardı fakat son yıllarda iç savaş sebebiyle Suriye’ye herhangi bir sefere düzenleyemedik. Şu anda yolcu olarak, katamaran bazlı olarak, iki şirket var. Hızlı deniz otobüsü çalıştıran, yolcu gemisi olan iki şirket var...

 

                                                                           

“VİA MARE 230 YOLCU TAŞIYABİLEN MODERN BİR GEMİ”

 

·        YD: Geçtiğimiz aylarda Firmanız modern yeni bir yolcu gemisi satın aldı. Via Mare hangi hatlarda hizmet veriyor?

·        Egüven: Evet, yeni bir gemi satın aldık, Via Mare. Bu gemi daha önce Baltık Denizi’nde Finlandiya ve Estonya arasında taşımacılık yapıyordu. Gemimiz 48 tır kapasiteli modern Ro-Ro yolcu gemisidir. 230 yolcu taşıma kapasitesi vardır. Yolcularımızdan 60 kişiyi kamaralarda misafir edebilme imkanımız vardır. Yeni gemimizde restoran ve bar, pulman koltuk, dış koltuklar da mevcuttur. Gayet rahat ve konforlu bir yolculuk sağlıyoruz yolcularımıza. Şu andaki güzergahı Girne-Taşucu ve Girne-Mersin. Gemimizde wireless internet mevcuttur. Yolcularımız beklerken internete girebilirler. Son derece rahat, Avrupa Birliği standartlarına uygun kalitede taşımacılık yapılıyor gemimizde. Seferlerimiz iki ay kadar önce başladı. Mersin seferimiz yaklaşık bir ay önce başladı, Mart sonu itibarıyla. Mersin’e yoğun bir talep bekliyoruz. Özellikle Mersin’de alış-verişe gidecek olan yolcularımız Pazartesi gecesi Mersin’e varıp, Çarşamba gecesi gemi ile geri dönebiliyorlar. İki günlük bir alış-veriş turu mümkün seferlerimiz bünyesinde. Bunun dışında Taşucu’na yaptığımız seferlerimiz de devam ediyor aynı gemiyle. Yaz aylarında da, 15 Mayıs itibarıyla, deniz otobüslerimiz hem Girne-Alanya hem Girne-Taşucu güzergahlarında yine haftalık rutin seferlerini yapacaklar.     

 

·        YD: Ülkemizde hava ulaşımında önemli bir artış var. Deniz yolcu taşımacılığının geldiği nokta nedir?

·        Ergüven: Ülkemiz bir Ada ülkesidir ve denizcilik bizim ata mesleğimizdir. Fakat ne yazık ki denizciliğe gereken önem verilmiyor. Denizcilik, havacılık kadar ilgi, rağbet ve destek göremiyor ne yazık ki. Havacılık daha fazla destek gördüğünden ve son zamanlarda özellikle de Türkiye’den Pegasus, Atlasjet gibi şirketlerin Adamıza düzenli seferler düzenlemesiyle birlikte denizcilik seferlerinde çok önemli bir azalış görülmektedir. Eskiden bir çok güzergaha bizim seferlerimizi kullanarak ulaşabilen yolcularımız şu anda uçak seferleriyle yolculuklarını yapmaktadır. Bir de en büyük sebep şudur: Hava limanları uçaklar tarafından günün herhangi bir saatinde açık olduğu için herhangi bir hava şirketi buraya ek mesai ödemek durumunda kalmıyor. Ama maalesef deniz taşımacılığı bundan ayrı tutuluyor. Normal devlet dairelerinin mesaisi bitince deniz limanları kapanıyor ve ülkeye geminizi getirebilmeniz için hem limana hem gümrüğe ayrı ayrı -gemi başına- ek mesai ödeniyor. Mesailer iki saattır. Bu iki saat içerisinde bir gemi gelse bir rakam ödüyorsunuz, iki gemi gelse o rakamın iki katını ödüyorsunuz. Halbuki aynı sayıda personel çalışıyor. Uçaklarda bu söz konusu değil. Çünkü havacılıkta 24 saatlik çalışma, vardiya düzeni mevcuttur, fakat deniz limanlarında bu söz konusu değildir. Bu da haksız rekabete yol açmaktadır.

 

“HAKSIZ REKABET DOLAYISIYLA DENİZ TAŞIMACILIĞI DAHA MASRAFLI”

 

·        YD: Deniz ve hava taşımacılığı arasındaki maliyet farkı nedir?

·        Ergüven: Hava taşımacılığının daha kolaylıkları olduğu için bizim seferlerimiz daha masraflı olabiliyor. Çünkü tatiller veya mesai saatleri dışında herhangi bir sefer yapacağımız zaman, biraz önce dediğim gibi, ek mesai ödemek zorunda kalıyoruz. Grevler olduğu zaman hava alanlarında grev yasaklanabiliyor ve uçaklar yine çalışıyor fakat deniz limanlarında bu söz konusu değil. Deniz limanlarında da grevler yasaklansın demiyorum fakat eşit muamele gösterilecekse hava alanlarında da yasaklanmaması gerekir düşüncesindeyim.

 

“DENİZ YOLCULUĞU, UÇAK YOLCULUĞUNDAN ÇOK DAHA KONFORLU”

 

·        YD: İnsanlar genelde deniz taşımacılığını işçilerin kullandığı konfordan uzak ve eziyetli bir ulaşım şekli olarak görüyor! Bu aşıldı mı? İnsanlar neden deniz ulaşımını tercih etsin?

·        Ergüven: Kesinlikle ben buna katılmıyorum. Deniz yolculuğu en konforlu yolculuktur. Ben kendi şahsi görüşümü belirteyim; iki buçuk saatlik bir Taşucu yolculuğunda ben istersem çıkıp dışarıya rahat bir nefes alabiliyorum, denizi seyredebiliyorum, onun zevkine varabiliyorum. Geliyor muyuz gelmiyor muyuz, karaya bakıp görebiliyorum. Eşsiz bir seyir ziyafeti var. Fakat uçaklarda bu mevcut değil; canınız sıkıldığında dışarıya çıkamıyorsunuz, küçük koltuklarda sıkışarak oturmak zorunda kalıyorsunuz. Ama deniz ulaşımında rahat, geniş koltuklarımız var, dış alanlar mevcut. Özellikle Via Mare gemimizde kamaralarımız mevcuttur. Türkiye’ye giderken ailelerimizi kamaralarda konaklatabiliyoruz. Ben sadece Denizcilik Şirketi sorumlusu olduğumdan dolayı değil kendi şahsi fikrim olarak da söyleyebilirim, deniz yolculuğu uçak yolculuğundan çok daha konforlu bir yolculuktur.

 

“DENİZCİLİK SEKTÖRÜNDEN GEREKTİĞİ KADAR NEMALANAMIYORUZ”

 

·        YD: Bir ada ülkesiyiz ancak deniz ulaşımı ekonomiye ciddi bir kaynak ya da istihdam sağlayamıyor. Bu çelişki değil mi?

·        Ergüven: Doğrudur. Bu büyük bir çelişkidir. Ben zaten röportajın başında da değindiğim gibi biz bir ada ülkesiyiz. Bu bizim bir Ata mesleğimiz olmasına rağmen denizcilik sektöründen gerektiği kadar nemalanamıyoruz. Denizcilik Sektörü yan sektörlerimize gerektiği kadar ekonomik katkıyı sağlayamıyor. Bir çok ülkede limanlar sadece denizcilik şirketlerine değil bir çok yan sektöre de katkı sağlıyorlar. Malzeme yönünden, kumanya yönünden ki gıda olabilir bu, duty free ürünler olabilir, tamir-onarım olabilir.. Bir çok yan sektöre hizmet verir deniz sektörü.  Devlet bundan vergisini kazanır. Her bir gemi giriş-çıkış yaptığında bize bir miktar vergi bırakır. Ekonomiye katkısı çok büyüktür. Rum Yönetimi bu konuda yanı başımızda bir çok alanda denizcilik sektörüne odaklanmış vaziyettedir ve buradan çok iyi gelirler elde etmektedirler. Bir çok uluslararası şirketin merkezi Rum tarafında konuşlanmıştır. Limasol’da konuşlanmış Alman, Kuzey Avrupa şirketleri mevcuttur. Büyük bir para akışı vardır Rum ekonomisine denizcilik sektöründen gelen fakat biz tanınmamışlığın etkisi, bayrağımızın uluslararası sularda geçersiz olmasından dolayı ne yazı ki onlarla bırakın rekabet etmeyi yanlarından bile geçemeyecek durumdayız. Bu noktada, Kıbrıs sorununun makul ölçülerde bir çözüme ulaşmasından sonra tanınmışlığın getireceği ek olanaklarla birlikte, hükümetlerin de daha etkili politikalarıyla, denizcilik sektörünü daha ileriye taşıyabileceğimize ve bu Ata mesleğimizi bir noktaya getirebileceğimize inanıyorum.

 

HÜKÜMETİN YAPABİLECEĞİ

 

·        YD: Peki Kıbrıs sorunu çözülmeden önce hükümetin yapabileceği şeyler var mı?

·        Ergüven: Tabii ki. Biraz önce bahsettiğimiz gibi hava alanları ile deniz limanları arasındaki farklı uygulamaları en azından dengeleyerek deniz ulaşımına bir destek sağlayabilirler. Denizciliğe yapılacak en kolay destek: Limanda da gümrükte de vardiya usulüne geçecekler. Yani hava limanlarındaki uygulamayı deniz yolunda da yapacaklar.

 

·        YD: Yolcu taşımacılığı yanı sıra yük-kargo taşımacılığında durum nedir?

·        Ergüven: Yük taşımacılığında da sıkıntılarımız vardır. Şimdi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yapılan ithalat genel olarak Ro-Ro gemileriyle sağlanıyor. Ro-Ro gemilerinin beslediği alt sektörler vardır; tırcılar vardır, tırların şoförleri vardır. Bu tırların yedek parçalarını sağlayan şirketler vardır. Bu büyük bir ekonomi oluşturur. Yıllardan beridir de  Ro-Ro taşımacılığı en fazla yük taşımacılığını yapan gemilerdir. Fakat son zamanlarda, Türkiye’deki bazı şirketler, konteyner taşımacılığı ile sahip oldukları avantajlarla birlikte düşük maliyetli olarak bu taşımacılığı yapmaya yelteniyorlar. Bu da biz Ro-Ro şirketlerini etkileyen faktörlerden bir tanesidir. Bu şirketler gümrüksüz kabotaj hakkından yararlanarak aldıkları mazotla düşük maliyetler sağlayıp bu taşımacılığı yapabiliyorlar. Bu da bütün Ro-Ro şirketlerini ve nakliyecileri etkiliyor. Çünkü bizim tırlarımız gümrüksüz mazot alamıyor çoğu limanlardan. Gemilerimiz gümrüksüz mazotla çalışıyor, gümrük sahasından içeriye giriş yapmadıkları için ama tırlarımız sadece bazı limanlarda limitli mazot alabiliyor.  Bu da bir çeşit haksız rekabet oluşturuyor.

 

·        YD: Sizin eklemek istediğiniz...

·        Ergüven: Tüm Kıbrıs Türk Halkı’na yeni gemimizi en azından bir defa denemelerini ve bu zevki tatmalarını tavsiye ederim. Via Mare gemisi ile hem Mersin hem Taşucu yolcu ücreti tek yön 59 Türk Lirası’dır. Ayrıca, liman çıkışlarında vergilerimiz mevcuttur.

       

 


bir cümleyle

 

 

Ekonomi: Üretim

Para: İhtiyaç

Borsa: Muhakeme

Döviz: İhracat

Hükümet: Hüküm edebilen

Özelleştirme: Yıkım

Medya: 4. güç

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1324 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler