1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Demokrasi Bu Mu!?
Demokrasi Bu Mu!?

Demokrasi Bu Mu!?

Biz uçuyor muyuz, uçmuyor muyuz? Artık karar verilmesi gerekiyor. Halkın kafası iyice karıştı. Başbakan ve Maliye Bakanı uçuyoruz diyor; seviniyoruz. Kaşif ve müritleri “battık” diyor; üzülüyoruz. Atalay geliyor “her şey iyi”

A+A-

 

 

Biz uçuyor muyuz, uçmuyor muyuz?

Artık karar verilmesi gerekiyor.

Halkın kafası iyice karıştı.

Başbakan ve Maliye Bakanı uçuyoruz diyor; seviniyoruz.

Kaşif ve müritleri “battık” diyor; üzülüyoruz.

Atalay geliyor “her şey iyi” diyor; coşuyoruz.

Rapor yayınlanıyor “tehlike var, çizmeyi aştınız” diyorlar; hoflanıp, ürperiyoruz...

Artık karar verilsin. Gerekirse UBP parti meclisi acil toplansın ve uçup uçmadığımıza karar versinler.

Ancak uçup uçmadığımızdan nasıl emin olabiliriz? Bunun da düşünülmesi gerekir. İşin içinde aldatmaca, kandırmaca, yalan olmasın... Bunlara pek güven olmaz.

***

Bizi kim yönetiyor?

Nasıl yönetiyor?

Demokrasi Kuzey Kıbrıs’ta ne anlama geliyor?

Demokrasi bizim için mi, biz mi demokrasi için varız?

Nedir demokrasi?

Ülke UBP kurultayı arkasında sürükleniyor.

Kaşif’mi kazanacak, Küçük’mü?

Kim kimden yanadır. Kim kimi destekledi...

AKP, asker kimi destekliyor?

Saman altından su yürütmeler, kontra hareketler...

Neler görüyoruz, neler duyuyoruz...

Aydınlar arasında Küçük’ün karşısına, Kaşif’in çıkmasını ve yapılan eleştirileri demokrasi olarak göstermek amacıyla nefes tüketip, kalem oynatanlar var.

Bu mu demokrasi!? Böyle mi anlamak gerekir?

Eleştiri yapan bakan ve milletvekilleri; “ülkenin kötü yönetildiğinden”, “verilen sözlerin tutulmadığından”, “söylenenlerin tersi yapıldığından”... dem vurup, şikayet ediyorlar. Unutmasınlar ki onlar da bu yönetimde görev aldılar.

Şimdi, ülkenin bu hale gelmesinde sanki kendilerinin payı yokmuş gibi eleştiriyorlar.

Milletvekili olarak  meclisten geçen yasalara el kaldırmadılar mı; bakan olarak karar alıp uygulamadılar mı... şimdi ne yüzle, ne hakla eleştiriyorlar.  

Bugün “ülkede gidişat kötü” diye şikayet edenler, bu gidişatı yaratmadılar mı? Özelleştirme Yasası, Göç Yasası geçirilirken, KTHY batırılırken, DAK-DAİ peşkeş çekilirken, elektrik, telefon elden çıkarılmak istenirken, Lefkoşa Belediyesi batırılırken seslerini çıkarmadılar; karşı durmadılar, “Hayır” demediler. Şimdi de ülkenin battığından şikayet ediyorlar.

Önce batır, sonra da “battı” diye eleştir ve buna da “demokrasi” de. “Battığını” söyleyeceğine, daha erdemli olanı yap; istifa et.

Kurultay süreci, ülkeyi “uçanlar” ve “batıranlar” kavgasına dönüştü.

İktidarın bir kısmı ülke “uçtu”, bir kısmı da “battı” diyor.

Bu tartışmadan ülkeye hayır gelir mi? Demokrasi gelişir mi? Gerek Kaşif, gerekse Küçük artık ülkeye ne verebilirler ki!? Toplumsal gelişmeye, demokrasiye ne katkı yapabilirler ki... Yapacak olsalardı şimdiye kadar iktidardaydılar çoktan yaparlardı.

Lafla peynir ekmek gemisi yüzmez; lafla uçulmaz...

Korkunç olan, ülkeyi batıranların, batırdıklarının farkında olmayıp, uçtuklarını sanmalarıdır.

Bu küçük ülke, şirin yeşil ada, kötü kokuların olduğu bataklığa çevrildi. Üç milyon sterlin buharlaşıyor, bavullarla milyonlarca lira bu ülkeye getirilmek isteniyor...

Bataklığın üzeri hali arazilerin, Rum’dan kalan malların “kırsal kesim arsasına” çevrilerek örtülmek isteniyor.

İstihdamlarla örtülmek isteniyor.

Dinle, bayrakla örtülmek isteniyor.

Yalakalıkla sıvanmak isteniyor.

Gammazlık, dalkavukluk siyasi erdem oldu...

Ve buna “demokrasi” mi diyeceksiniz.

Demokrasi; özgürlük, eşitlik, adalettir.

Düşünce özgürlüğüdür, düşüncenin örgütlenmesidir.

Katılımcılığı, çoğulculuğu içerir.

Bireylerin , örgütlerin karar alma sürecine katılmasıdır.

Yasalar ve uygulamalar karşısında herkesin eşit olmasıdır.

İnsan onuruna saygı göstermektir.

Her insanın, kişiliğin değerli olduğuna inanmaktır.

Adil görünmek değil, adil olmaktır.

Demokrasilerde iktidarlar meşruluğunu ve egemenliğini halkından alırlar.

Bu iktidar halkının tüm itirazlarına rağmen İlahiyat Koleji açıyorsa ve 70 öğrencinin nereye gideceğine karar veremiyorsa meşruluğunu ve egemenliğini yitirmiş demektir. Daha nice örneklerde bunu görüyoruz...

Demokrasi bu mu?

Halkına verecek birşeyi kalmayanlar, iktidarı talep edemezler...

Eğer talep edip kalabiliyorlarsa demokraside sorun var demektir.

***

Evet. Bugün ülkede sosyal, ekonomik, kültürel  koşullar iyi değil. Bundan daha vahim olanı düşün hayatımızın, entellektüel dününcenin ortaçağ karanlığındaki “Cebrail’in kanadında kaç tüy vardır.” tartışmasına benzer verimsiz, tutarsız, dayanaksız, sonuçsuz...  tartışmalarına sürükleniyor olmasıdır. Toplumsal, bilimsel gerçeklikten uzaklaşılıyor olmasıdır.

Ülkenin kötü gidişatına kurultaylar çare değildir. Toplum bunları artık görmeli, UBP de... Umarım!

Ülkeyi bu hale getirenler sözüm ona çare olarak yeniden toplumun önüne çıkmamalıdır. “İş başa düşüyor” misali bu kirliliği, bu bataklığı erken seçimle halkın temizlemesi gerekir.

Temizleyin toplumun önünü, yol açın geleceğe... Temizleyin ki çocuklarımız adalet görsün, özgürlük görsün, hürriyete yürüsün... Demokrasiyle büyüsün.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 862 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler