1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Değişimi gerçekten istemek
Değişimi gerçekten istemek

Değişimi gerçekten istemek

Diyelim ki seçim oldu... Hükümet değişti.. Belki de “gelmiş geçmiş en rezili” gitti, yenisi geldi... İlk adım... Türkiye ile imzalanan protokol, ekonomik program iptal edildi... “Külliye” arazisi, birkaç günde kurulan vakıfta

A+A-

 

 

Diyelim ki seçim oldu...

Hükümet değişti..

Belki de  “gelmiş geçmiş en rezili” gitti, yenisi geldi...

İlk adım...

Türkiye ile imzalanan protokol, ekonomik program iptal edildi...

“Külliye” arazisi, birkaç günde kurulan vakıftan geri alındı...

DAÜ’nün “gizli kapaklı” sözleşmeyle devrettiği “kolej” için “yağma yok” dendi...

Sonra...

Yeni “yurttaşlık yasası” gündeme getirildi hemen...

Doğum ve zaman aşımlı evlilikler sonrası “doğal” yurttaşlıklar dışında, yeni vatandaşlık verilmesinin tamamen durdurulduğu açıklandı...

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun “özerkleşmesi” için start verildi...

Hastanelerdeki “paralı hizmet” uygulamasına nokta kondu, üzerine çizgi çizildi...

“Sınavsız” ve “fırsat eşitliği”nden uzak tüm “partizan” istihdamlara, ayrımsız teşekkür edildi, yeni ve adil bir düzenlemeye kadar istihdamlar durduruldu.

Kamuya başlangıç ücretlerini yeniden düzenleyen ve “çifte standart” yaratan yasa, geri çekildi.

Petrol Dolum Tesisi kararı yırtıldı, atıldı...

 

***

 

Ve aybaşı, TC Yardım Heyeti dedi ki, “buyurunuz, maaşları siz ödeyiniz artık...”

Ve o ay “tam maaş” alamadı kimse...

İş o gün...

Kaç kişi hazırdır, bu “bedeli” ödemeye...

 


 

Türk malı Rum malı yok, hepsi bizim(!)

 

Maliye Bakanı Ersin Tatar,  “KKTC’de tapuda ayırım kalkmalıdır. Eşdeğer mal veya Türk malı diye nitelendirme artık olmamalıdır. Tüm mallar KKTC’nin tapusundadır” dedi.

 

***

 

Dün yapılan bu açıklama, öylece dursun, köşenin hemen girişinde...

Şimdi sizi, iki ay önce, yine Ersin Tatar’ın başka bir açıklamasına götürmek istiyorum...

“Taşınmaz Mal Komisyonu”nu ziyaretinden...

“Avrupa Birliği tarafından da tanınan ve kabul edilen Taşınmaz Mal Komisyonu’nun çalışmaları bizim için önemlidir..”

 

***

 

Bu komisyon, Kıbrıslı Rumlar’a, “geliniz, mallarınız için başvurunuz; tazminat ödeyelim ya da size iade edelim” diyor...

 

***

 

Tüm malları “KKTC tapusu”na geçirmişseniz sayın Tatar, KOMİSYON’u da kapatırsınız artık!..

“KKTC”nin malını, Kıbrıslı Rum’a verecek değiliz ya (!)

Avrupa Birliği ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ne dersiniz bu konuda, bilemem artık...

“Uçuyoruz biz” deseniz, belki, anlayış gösterirler kanımca (!)

 


 

BRT Müdürü ve yönetim

 

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) Müdürü Özer Kanlı, kurum yönetimi tarafından görevden alındı.

Ancak, son kararı Bakanlar Kurulu verecek...

Belli ki Bakanlar Kurulu dün bu kararı veremedi...

 

***

 

Özer Kanlı, kendisi de içinden yetiştiği BRT’de belli bir çaba ortaya koydu, kurumun çehresinin değişmesi anlamında kimi adımlar da attı.

Ama “demokratik” ve “eşitlikçi” bir yönetim anlayışı sergileyemedi.

“Baskıcı” davrandı.

Ve en önemlisi, kurum personeli ile belirli bir “uyum” yakalayamadı.

Pek çok diğer BRT müdürü gibi kurumun zamanını ve imkanlarını kullanarak kendi özel işlerini yapanlara göz yumdu...

“Parti” sevdası ve hırsı gazeteciliğini yendi.

 

***

 

Peki, görevden alınma süreci doğru mu?

Eğer bu karar “yönetim anlayışı” ya da “yayıncılık prensipleri” sonucu olsaydı; BRT “tüm toplumun sesini yansıtamadığı” için bu karar verilseydi, nasıl da ayakta alkışlardım...

YENİDÜZEN, BRT’ye yönelik eleştirilerini, çoğu kez manşetlerine de taşıyarak, her fırsatta dile getirdi zaten.

Ancak... Herkes de biliyor ki, şimdi, “İrsen Küçük’ün taraftarı olmadığı” için gündeme geldi!.

İşte yanlış olan budur...

Şimdi soruyorum, Özer Kanlı, “UBP Kurultayı”nda İRSEN KÜÇÜK’ün en “azılı” destekçisi olsaydı eğer, bu süreç yaşanır mıydı?

Tüm diğer sebepler, konuşulmazdı bile...

Bir “sorun”, o sorunu yaratan ve besleyen zihniyetle “çözümlenmek” isteniyor, yine...

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 880 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler