1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Değişim ve sol -3
Değişim ve sol -3

Değişim ve sol -3

YENİ SİYASİ PARADİGMA ARAYIŞI... Ülkemizdeki sistem tıkanıklığının tesbiti ve değişim / dönüşüm tartışmalarının sivil toplum alanında başlamış olmasını toplumsal gelişmeye dair arayışlar adına oldukça önemli buluyorum. Gerçekten de 70’li yıll

A+A-

 

 

YENİ SİYASİ PARADİGMA ARAYIŞI...

 

 

Ülkemizdeki sistem tıkanıklığının tesbiti ve değişim / dönüşüm tartışmalarının sivil toplum alanında başlamış olmasını toplumsal gelişmeye dair arayışlar adına oldukça önemli buluyorum. Gerçekten de 70’li yıllardan kalma yasa ve mevzuatlarla oluşturulmuş yapımızla bugüne dair çözüm üretmeye kalkmak neresinden bakarsak bakalım kendi sarmalımızda dönüp durmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Ancak herşeyden önce bugün, siyasette yaşanan tıkanıklıkları aşma konusunda toplumsal diyalog yaratabilme adına toplumun katılımına ve katkısına açık süreçleri öngörmek zorundayız.

Meclis Başkanının çağrısı ile Meclis'te temsil edilen siyasi partiler bir araya gelerek, Anayasa, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim ve Halk Oylaması Yasası ile ilgili değişikliğe gidilmesine yönelik bir ortak yaklaşım belirlemiştir. Bu yönde Meclis'te oluşturulan Komite, Anayasa dışındaki iki yasayı öne alarak çalışmalara başlamışlardır.

Anayasa başta olmak üzere atılacak adımların, yapılacak değişikliklerin ve düzenlemelerin siyaset anlayışı, siyaset algısı ve siyasetin yeniden etkin ve işlevsel gücüne kavuşması anlamlarında oldukça önemli olduğu açıktır. Bu girişim, salt siyasetçiye dönük değil, kuzey Kıbrıs'ta yeni bir siyaset paradigması inşa etme adına oldukça önemlidir.

Ülkenin içerisinde bulunduğu ciddi sorunlar ve bu sorunların kollektif katkı ile çözümüne dönük toplumsal beklentinin üst düzeyde olduğu bu günlerde, temel ilkelerde  toplumsal konsensüs yaratılması durumunda, ortak beklentiye cevap verecek sonuçlar almanın zor olmayacağı açıktır.

Bugün en temelde, hesap sorulabilir, şeffaf bir siyasi sistem üzerinde kurgulanacak, demokrasiyi en geniş anlamıyla hayatın her alanına şamil kılan, Kıbrıs Türk halkının “siyasi irade”sini hiç bir şekilde zayıflatmayan tam tersine geliştiren, çağdaş toplumun gerektirdiği her türlü demokratik yapılanmayı öngören değişiklik ve düzenlemelere ihtiyaç vardır. Bir önemli gerçek şu ki, demokrasi dışı önermeler ve Kıbrıslı Türk halkının siyasi iradesini azaltacak, siyasi kültürümüze uygun olmayan modeller üzerinden hareket etmemiz mümkün değildir. Hükümet yönetimini daha hiyerarşik, merkezi ve yetkilerin belirli odaklarda toplanacağı tercihler, demokrasi açısından da çağdaşlık bağlamında da kendi siyasi kültürümüz adına da tercih edilebilir değildir.        

Ülkemizde sadece siyaset değil, siyaset ile birlikte sosyal, kültürel, ekonomik alanlarda da motivasyon sağlayacak çıkışa olan ihtiyaç, yeni yasal düzenlemeler ve bu düzenlemelerin doğal olarak üreteceği yeni paradigma ile sağlanabilir.

Kıbrıs sorunu ile ilgili gelişmelerden bağımsız, bugün kendi kendini her anlamda yönetme adına atılacak adımlara en çok toplumun sahip çıkmasında da ciddi yarar var. Bir “toplum sözleşmesi” olan Anayasa'nın toplumun her bir yurttaşın, Sivil Toplum Örgütü’nün katkısına açılması, tavandan değil tabandan yapılandırılması, sahiplenmesi ve bu çerçevede doğrudan toplumun ve yurttaşın sorumluluk üstlenmesi çok önemlidir.

Çeşitli platformlarda yapılan  tartışmalarda da ortaya çıktığı üzere, "Kıbrıs’ta çözüm hepimiz için evet çok önemlidir ancak, çözüm olana kadar kendi kendine her bağlamda yeten bir sistem oluşturabiliriz" görüşünü de dikkate alarak, yeni Anayasanın çözüm ile birlikte “Federal Devlet”i hedeflediğini  belirtmesi oldukça önemlidir. B planı gibi anlamsız tartışmaların ötesinde özellikle dünyaya ayrılıkçı bir düşünceye toplum olarak sahip olmadığımızı gösterebiliriz.

Son olarak, toplum örgütlerinin ve yurttaşların bu süreci destekleyici/ belirleyici/denetleyici bir sosyal rol üstlenmeleri gerektiğini yeniden belirtmek isterim.           

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 853 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler