1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Dedemin evi Memduh Asaf Sokağı'nda idi
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Dedemin evi Memduh Asaf Sokağı'nda idi

A+A-

***  Kıbrıs’ın ünlü müzik ustası Vahan Bedelyan’ın hayatını kemanı kurtarmıştı… Bedelyan’ın torunu Vahan Ayneciyan anlatıyor…

Kıbrıs’ın ünlü müzik ustası Vahan Bedelyan’ın torunu Vahan Ayneciyan, dedesini anlatıyor… Onunla röportajımızın devamı şöyle:

VAHAN AYNECİYAN:Başlangıçta Kıbrıslıtürk arkadaşlarının ve öğrencilerinin “Hocam, kal, biz seni koruruz” güvencesi vermeleriyle birlikte bir süre kalmıştı ancak herkes ayrılınca, o da ayrılmak zorunda kalmıştı.
1963’ten sonra, 1974 öncesinde Memduh Asaf Sokağı’ndaki evini Birleşmiş Milletler aracılığıyla satmaya çalışmıştı dedem. Az sayıda Ermeni, Türk tarafındaki mallarını satabilmişti, çoğu satamamıştı. Birleşmiş Milletler aracılığıyla yapılırdı bu evlerin satışına ilişkin görüşmeler.
Ben 1963’te ikibuçuk yaşındaydım… Memduh Asaf Sokağı’ndaki bu evden ne zaman konu açılsa, ninem bana hep şu olayı hatırlatırdı. Evin ön odasında çantalarını hazırlıyorlarmış gitmek için, ben ona gidip “Nine, bu eve geri dönmeyeceğiz, değil mi?” demişim. Ninem şoke olmuştu!
“Nasıl olur da ikibuçuk yaşındaki bir çocuk bana bu eve bir daha geri dönmeyeceğimizi söyler!” demişti. Belki onlar bu evden geçici olarak ayrıldıklarını düşünebilirlerdi, birkaç günlüğüne, birkaç aylığına ve sonra geri döneceklerdi…

SORU: 1963’te yaşananlarla ilgili neler hissetmişti dedeniz Bedelyan?
VAHAN AYNECİYAN:
Bu evden ayrıldıktan sonra sekiz yıl süreyle birlikte kalmıştık, sonra ayrılmıştık – biz başka bir eve taşınmıştık.
Hayatında dördüncü kez göçmen olduğunu anlatıyordu bize dedem. 1909’da Adana’dan ayrılıp Larnaka’ya gelmişti. 15 ay kalıp geri dönmüştü. 1911’de Adana’dan ayrılıp Halep’e gitmişti, üç yıl sonra 1918’de Adana’ya geri dönmüştü. 1921’de Adana’dan ayrılıp Lefkoşa’ya gelmişti… Bir ev inşa etmiş, içine oturmuş, 1963’te dördüncü defa göçmen olarak bu evden de ayrılmıştı.
“Ev yapıp onları terketmek zorunda kalmaktan yoruldum artık” diyordu… “Hayatımın geri kalanında kiracı olarak yaşayacağım” dedi ve öyle de yaptı. 69 yaşındaydı 1963’te, 70’inden sonra ev yaptırmak da biraz zordu ve böyle dedi, “Bu kadar” dedi, “kiracı olarak yaşayacağım artık” dedi ve öyle yaptı…

SORU: Dedeniz nasıl birisiydi, hatırınızda kaldığı kadarıyla?
VAHAN AYNECİYAN:
Çok sabırlı bir insandı. Çok işkolik bir insandı… Çok dindar bir insandı… Çok nazik bir insandı, çok kibardı. Prensip sahibi bir insandı. Artık böyle insanlar bulamazsınız çünkü zamanında prensiplerle büyütülmüştü, kiliseye yakındı, müziğe inanırdı- müziğin insanları daha insancıl yaptığına, hayata daha farklı yaklaşmalarına neden olduğuna inanırdı. Düşman olsalar dahi insanların müzik lisanında konuşabileceklerine inanırdı… Felsefesi buydu ve Kıbrıslıtürkler’e ve Kıbrıslırumlar’a bu felsefeyi anlatırdı, “Müzik insanlara başka insanların neler düşündüğünü anlatabilir” derdi. “Müzik aracılığıyla insanları biraraya getirebilirsiniz, konuşacak ortak bir dilleri bile olmayan insanları biraraya getirebilir müzik” derdi. “Müzik onların ortak lisanı olabilir” derdi.  “Bu Kıbrıs’ta gerçekleştirilebilir” derdi. Bu yüzden Kıbrıs’ta sürekli olarak Kıbrıslıtürkler’e, Kıbrıslırumlar’a, Ermeniler’e ve tüm diğer etnik gruplardan insanlara müzik dersleri verirdi…

SORU: İdolünün Komidas diye bir papaz olduğunu söylemiştiniz bana…
VAHAN AYNECİYAN:
Gençliğinde Komidas idolü idi, kendisi de papaz olmak istiyordu, hatta sakal da bırakmıştı. Fakat babası buna engel olmuştu. Eskiden babalar, çocuklarına söz geçirebilirdi. Ermeniler’e ait müzik parçalarını topluyordu dedem…

SORU: Size de ders vermiş miydi dedeniz?
VAHAN AYNECİYAN:
Tabii… Ailedeki herkes ya keman ya da başka bir müzik aleti çalardı. Esas olarak keman tabii… Babam, annemle evlenmeden önce dedemin talebesiydi. Babamın adı Nazareth Ayneciyan. Dedemin orkestrasında yanyana çalarlardı…

SORU: 1963 sonrası Kıbrıslıtürkler’le teması sürmüş müydü dedenizin?
VAHAN AYNECİYAN:
Tabii… Pek çok Kıbrıslıtürk öğrencisi vardı. Bunlardan birisi Kaya Nazım idi. Pek çok Kıbrıslıtürk talebesi vardı ama isimlerini hatırlamıyorum. Bir tanesini çok iyi hatırlıyorum, Erer Selçuk. Onu tanıyor musun? Dedemi çok severdi Erer Selçuk…

SORU: Bizim fizik öğretmenimizdi Erer Selçuk, kemanla ilgili bir icat yapmıştı, çene altına koymak için ve patentini de almıştı…
VAHAN AYNECİYAN
: Evet, biliyorum, evine de gittim… Patentini de aldı…
Erer Selçuk kızını getirirdi dedeme 74 öncesi, ders aldırmak için. Dayım Harutyun konser vermek üzere Kıbrıs’a geldiği zaman, “Ben de gelip konseri dinlemek isterim” demişti. Erer Selçuk’u aramıştım, birlikte konsere gitmiştik, Harutyun’u çok iyi tanıyordu, dedemden müzik dersi aldığı günlerden… Pazartesi devam edecek...

Bu yazı toplam 1537 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar