1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Dedem Tanti Kudüs'teki hamamı beğenince, Kıbrıs'ta da kendi hamamını yaptırmaya karar vermişti'
Dedem Tanti Kudüsteki hamamı beğenince, Kıbrısta da kendi hamamını yaptırmaya karar vermişti

'Dedem Tanti Kudüs'teki hamamı beğenince, Kıbrıs'ta da kendi hamamını yaptırmaya karar vermişti'

Tanti’nin torunları Andrula Mihalidu ile Elena Makrides’le, dedeleri Tanti’ye ilişkin röportajımız şöyle: SORU: Andrula Hanım, kaç yaşındasınız? ANDRULA MİHALİDU: 71 yaşındayım… Ben Tanti’nin torunuyum, babamız Tanti

A+A-

 

 

Tanti’nin torunları Andrula Mihalidu ile Elena Makrides’le, dedeleri Tanti’ye ilişkin röportajımız şöyle:

 

SORU: Andrula Hanım, kaç yaşındasınız?

ANDRULA MİHALİDU: 71 yaşındayım… Ben Tanti’nin torunuyum, babamız Tanti’nin oğluydu. Tanti’nin üç oğlu vardı: İrodotos, Theodoros ve Othonas. Benim babam Theodoros idi, Tanti’nin ikinci oğlu…

 

SORU: Tanti ne zaman doğmuştu?

ANDRULA MİHALİDU: 1958’de öldürüldüğünde 86 yaşındaydı… Yani 1872 yılında falan doğmuş olmalıydı… Pallaryotissa’da dünyaya gelmişti Tanti dedem, Lefkoşa’da yani… Kostis Kiriaku Tantis’ti tam adı… Babasının adı Kiriakos idi, annesinin adı Anastasia idi. Onlar da Pallaryotissalı’ydı.

Tanti dedem ilk başlarda yapıcı olarak çalışmaktaydı. Dedem Tanti, Kudüs’e, Kutsal Topraklar’a, Hacı olmaya gitmişti… Orada ilk kez bir hamam gördü ve Kudüs’teki bu hamam çok hoşuna gitti. Kıbrıs’a geri dönünce kendi hamamını yaptırmaya başladı. Tanti’nin Hamamı’nın bulunduğu yerde bahçeleri vardı Tanti dedemin. Bu bahçelerde su da vardı. Tanti’nin Hamamı’nı yaparken, etrafına da o küçük evcikleri inşa ettirmişti.

 

SORU: O zaman dedenize bu hamamı yaptırmanın 900 Kıbrıs Lirası’na malolduğunu anlatmıştınız bana…

ANDRULA MİHALİDU: Evet ve 900 lira o zaman için çok ama çok büyük bir paraydı… Şimdiki milyon gibi bir şeydi o zamanlar bu para…

 

SORU: Dedeniz evlenmiş miydi o zaman?

ANDRULA MİHALİDU: Evet, evliydi – hatta Kutsal Topraklar’a, Kudüs’e, karısıyla birlikte gitmişti…

 

SORU: Hamam’ın inşaatı tamamlandıktan sonra herhalde çalıştırmaya başlamıştı hamamı…

ANDRULA MİHALİDU: Hayır, karısı oradaydı, karısının adı Hristallu’ydu, yani ninemiz… Gündüzleri kadınlara hizmet verdiği için hamam, Hristallu ninemiz oradaydı, geceleri erkeklere hizmet verdiği için de Tanti dedem bulunurdu hamamda.

 

SORU: Yoksul işçi aileleri için evler de yaptırmıştı Tanti’nin Hamamı’nın çevresine…

ANDRULA MİHALİDU: Evet, bu evcikleri kiralıyordu… Büyük evler de inşa etmişti ana yolun üzerine. Bu yolun adı Megali Konstantinu idi… Mesela benim doğduğum ev, babam annemle evleneceği zaman inşa edilmişti, büyük bir evdi. 1938’de mesela bizim yaşadığımız evi inşa etmişti. Kendi yaşadığı evi sanırım 1933’te inşa etmişti. Fakat babamın evini 1938’de inşa etmişti. Kapısındaki numara 36 idi. Üç büyük ev inşa etmişti dedem… Ben buraya gittim ve baktım. Dedemin evi yıkılmıştır, orada ev falan yok ama bizim evimiz duruyor. Bu evde sanırım bir zamanlar polislik yapan bir Kıbrıslıtürk oturuyor. Bize söylediği bu evi babam Theodoros’tan 1962’de kiralamış olduğuydu… Biz bu evi 1957’de terketmiştik çünkü  Kıbrıslıtürkler’le Kıbrıslırumlar arasında çatışmalar başlamıştı bu bölgede… Ama bu evde 1957’ye kadar yaşadık. 1957’de Aykasiyano’daki evimizden ayrılmak zorunda kalmıştık… Tanti dedemi de bizimle götürmüştük giderken… 1958’de artık gözlerinde katarakt vardı ve çok iyi göremiyordu…

Bize hiçbirşey söylemeden o gün amcam Mavros’un dükkanına gitti… Uzunyol’daki Mavros’u biliyorsunuz…Othonas amcamındı bu dükkan. “Mavros” hala Uzunyol’dadır (Ledra Street). Othonas amcamız ünlü bir futbolcuydu bir zamanlar APOEL’de, dükkanı “Mavros”ta da spor malzemeleri ve oyuncak satardı… Tanti dedem oğlu “Mavros”un dükkanında bir kahve içti. Sonra dükkandan ayrılırken, orada bulunan bazı oltalar giysilerine takıldı… Dükkanda çalışan kızlardan birisi Tanti dedeme, “Bay Kosti, bir yere gitmeye çalışıyorsun ama oraya gitmemelisin! Bak oltalar giysine takıldı!” demişti… Fakat dedem kimseye bir şey söylemeden oradan ayrıldı ve doğruca evine gitti ve evinde öldürüldü.

 

SORU: 29 Temmuz 1958 günüydü bu…

TUNCER BAĞIŞKAN: O günlerde aktif olan “Teşkilat”, Tanti’nin o gün evine gideceğini biliyordu… Evini satmak üzere birileriyle buluşmaya gittiği söylendi bize… Yani geleceğini biliyorlardı ve onu evde bekliyorlardı… “Kara Çete” Tanti’nin Hamamı’nın bir odasında sürekli gizli toplantılarını yapmaktaydı ve Tanti’yi öldürme kararı almışlardı. Bunun gerekçesi de, bir ay kadar önce Timbu’da, Kırklar Tekkesi’nin Hocası Yusuf Mehmet Hilmi öldürülmüştü. Bunun “intikamı” olarak Tanti’yi öldürme kararı almıştı Kara Çete. Tanti, sözde alıcıya evini gösteriyordu, onu öldüren şahıs silahı alıp Tanti’yi vurmuştu.

 

ANDRULA MİHALİDU: Evinin mutfağındaydı… 26 numaralı evdi bu, kendi evi… Amcam Othonos gelip “Babamı öldürdüler” demişti bize… Evin mutfağında öldürmüşler onu, amcam öyle dediydi bize, bunu hatırlıyorum… Evin mutfak kapısının arkasına saklanmış katil, dedem katili göremezmiş, bastonuyla mücadele etmeye çalışmış…

 

SORU: Çeşitli dedikodular vardı, onu bir sandalyeye bağlayıp vurdukları, sonra ateşe verdikleri yönünde…

ANDRULA MİHALİDU: Hayır, böyle olmadı…

 

SORU: Sonuçta Tanti dedenize evini satacağı bir müşteri bulunduğu, gelip evini göstermesi söylendi ve onu öldürmek üzere tuzak böyle kuruldu…

ANDRULA MİHALİDU: Bize hiçbir şey söylememişti dedem, buraya geleceğini söylemedi çünkü söyleyecek olsaydı biliyordu ki oğluları kendini bırakmayacaklar gitsin… O nedenle oğlularına hiçbirşey söylemedi… Oğluları sürekli olarak dedeme “Sakın geçme Türk tarafına, tehlikelidir” diyorlardı… Ama dedem oğlularını dinlemedi…

 

SORU: Dedeniz öldürüldükten sonra, sahip olduğu o evlere ne olmuştu?

ANDRULA MİHALİDU: Biliyor musun ne oldu? Makarios, kendisine Baf’tan bazı insanların bu evlere yerleştirileceğini söylemişti, kalktı birkaç bin Kıbrıs Lirası harcayarak bu evciklerin bir kısmını tamir etmeye girişti! Pek akıllıca bir şey değildi bu yaptığı aslında… 1960’tan sonraydı bu… 1962’de para harcıyordu  bu evlere… Sonra tabii 1963 olayları meydana geldi ve sonra da hiçbirşey…

Biz evimizi ziyarete gittiğimizde, size sözünü ettiğim o polis adam oturuyordu evimizde, bize 1962’de evimizi kiralamış olduğunu söyledi ve bir yıllık kira sözleşmesini bulmaya çalıştı. “Bu bizim evimizdi” dediğimizde, “Artık sizin eviniz değildir” dedi bize.

 

SORU: Yani 1963 yılına kadar bu evciklerin kirasını alıyordu aileniz…

ANDRULA MİHALİDU: Evet alıyordu, Ledra Palas’ta dükkanı vardı babamın ancak 1963’te artık Ledra Palas’ın durumu da ortadaydı… Ledra Palas’ın içinde parfüm, kozmetik, sigara, çikolata ve diğer ıvır zıvır şeyler sattığı bir dükkancığı vardı…  

Daha gerilere hamama dönecek olursak, Tanti dedem bu hamamla ilgilenmekten vazgeçtiği zaman, babam hamamla ilgilenmeye başlamıştı. Gündüzleri anne tarafından ninemiz dururdu hamamda, geceleri da babamız… Vasiliuku ninem dururdu orada gündüzleri, kasiyer olarak.  Sonra Ledra Palas oteli açılınca, otelin içinde bir dükkan açmıştı babam.

 

SORU: 1963’e kadar kim topluyordu kiraları?

ANDRULA MİHALİDU: Babam topluyordu… 1963’e kadar böyle devam etti… Zaten anlattım size, 1961’de, 1962’de bu evcikleri tamir etmek için para harcıyordu hala orada… Makarios’a inanmıştı çünkü…

 

SORU: Dedeniz Tanti’nin Hamamı’nı ve evcikleri inşa edecek parayı nereden bulmuştu? Çünkü bu konuda da pek çok söylenti vardır…

ELENA MAKRİDES: Bilmiyoruz ama bildiğimiz tek şey dedemin eli çok sıkı bir insan olduğuydu, aynı zamanda ödünç para da verirdi insanlara yani bir tür tefecilik yapardı… Para harcamayı sevmezdi, kuruşun hesabını yapardı…

 

SORU: Şöyle bir şehir efsanesi var dedeniz Tanti’yle ilgili: Hapse düşen bir Arap dedenize, “Git da falan yere altın sakladım, al onları da hapisten çıkınca hesaplaşırız, zayolmasın” demiş… Dedeniz bu altınları bulup almış ve Tanti’nin Hamamı’nı ve evcikleri yaptırmış…

ELENA MAKRİDES: Hayır, hayır, yok öyle bir şey… Çok ama çok çalışırdı dedem, ayakkabıcılık da yapardı, yapıcılık da yapardı… Ninemin tarafı da varlıklıydı, o da bir miktar paraya sahipti yani… Yani Hristallu ninem de bir miktar para getirmişti… Tanti dedem böylece parayı toparlamayı başarmıştı, cimri birisiydi diyebiliriz…

 

ANDRULA MİHALİDU: Evet cimriydi dedem, dedemin cimriliği meşhurdur! Ben tutardım kayıtlarını, sekreteriydim dedemin. Mesela topladığı kiraların makbuzlarını ben yazardım… 300 Kıbrıs Lirası kira toplamak büyük meseleydi o zaman, çok büyük paraydı bu çünkü mesela hükümet memurları bu söylediğim dönemde 2 lira aylık alırdı – çok büyük bir paraydı bu… Harcadığı her bir kuruşun hesabını tutardı… Mesela fotoğraf mı çektirdi pasaport için? Kaç kuruş, kaç şilin, kaç peni verdiğini yazardı...

 

SORU: Nasıl bir insandı Tanti dedeniz?

ELENA MAKRİDES: Çok sessiz bir adamdı, ona karşı tek söyleyebileceğiniz şey, cimri olduğuydu! Tek şey bu… Hiç kimseyle kavgaya girişmezdi, herkesle iyi geçinirdi… Çocukları onun cimriliğini almadı, biz da öyle… Mesela babamız, para harcamayı, iyi yaşamayı severdi,  para harcamayı çok severdi babam… Dedemin tam tersiydi… Biz hepimiz de öyleyiz, babam gibi…

 

SORU: 1953’te hamama ne olduydu?

ANDRULA MİHALİDU: Babama devrettiydi hamamı…

 

SORU: Orada çalışan bir Kıbrıslıtürk kadın vardı…

ANDRULA MİHALİDU: Pembe, Pembe! Ben 1941’de dünyaya geldim ve Pembe’yi çok iyi hatırlıyorum. Ailemiz için çalışırdı Pembe hamamda… Pembe ve kızı Fatma, hamamda çalışırdı… Dedem Tanti’nin döneminde da, dedem hamamı babama devrettiğinde da, Pembe hamamda çalışmayı sürdürdü. Pembe hamamın tellağıydı. Kızı Fatma da tellak olarak çalışırdı hamamda. Hamamda çalışıyorlardı, aile dostlarıydı… Pembe benim ninem gibiydi…

Bir keresinde Fatma’nın kocası peşine düşmüştü, kavga etmişlerdi, gelip bize sığındıydı… Bunu da hatırlarım…

 

SORU: Pembe’nin ailenizi birkaç kez kurtardığını söylemiştiniz bana... Bu nasıl olmuştu?

ELENA MAKRİDES: Yürüyüşler yapıyorlardı, evler yakılıyordu, insanlar öldürülüyordu – 1956-57 yıllarıydı bu…

 

TUNCER BAĞIŞKAN: İngilizler bu işi tezgahlıyordu ve tüm bunlardan son derece memnun oluyordu İngilizler… Özellikle Kara Çete, bir şişeye benzin doldurup mahalleden çocuklara yarım şilin veriyor, onları Aykasiyano’ya orayı burayı ateşe vermeye gönderiyordu… Bir keresinde hamamın deposunu yakmışlardı, odunların saklandığı depoyu…

Tanti’nin iki oğlunu öldürmeyi kararlaştırmışlardı, Theodoros ve Othonos’u…

 

ANDRULA MİHALİDU: Çünkü öteki oğlu Irodotus İngiltere’deydi o zaman…

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 937 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler