1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Dayatma var mı, yok mu?
Dayatma var mı, yok mu?

Dayatma var mı, yok mu?

Külliye merkezli eğitim düşüncesi için “vahim” yorumunu yapmıştı eski Cumhurbaşkanı Talat... “Nereye gidiyoruz” diye de sormuştu sosyal medyadaki sayfasında... Sonrasında... Bir haberde demiş ki; · “Külliye konusu

A+A-

 

 

Külliye merkezli eğitim düşüncesi için “vahim” yorumunu yapmıştı eski Cumhurbaşkanı Talat... “Nereye gidiyoruz” diye de sormuştu sosyal medyadaki sayfasında...

Sonrasında...

Bir haberde demiş ki;

·        “Külliye konusunda Türkiye hükümetinin böyle bir dayatması olduğuna inanmıyorum...”

·        “Böyle bir şey varsa bile bir tavsiye olabilir, bunu emir olarak kabul etmemek gerekir...”

·        “Sonuçta son sözü ve kararı KKTC hükümeti verir...”

Bu sözler üzerinden, yine sosyal medyada “sert esen” fırtınalar koptu, sayfalarca yorumlar yapıldı.

Ve hatta dalga geçilerek

şu da söylendi:

<<Lütfen birileri “Talat haklı'' diye yazsın da biraz eğlenelim...>>

 

* * *

Bu sözler üzerine düşündüm!..

Hatta tartışmanın bir yerinde dendi ki, “Hükümeti hedefledikleri için Ankara’yı rahatsız etmeme kaygıları var...”

Niye bu kadar “siyahla beyaz” gibi bakıyoruz ki meselelere...

Bu kadar abartarak...

 

* * *

Talat’tan farklı olarak, Türkiye hükümetinin böyle bir “dayatması” olduğuna inanıyorum.

Yoksa!..

Durduk yerde, İrsen Küçük’ün ya da Vakıflar’ın aklına esmezdi:

“Aman da şuraya bir külliye konduralım!..”

Bu bir dayatma...

Ama yine de son söz bizim “hükümet”in değil mi?

Yani eğer “dik” durmayı başarsa hükümet, kendi ülkesinin ve insanına değerlerine karşı sorumlu olsa, saygılı olsa...

Ve eğilmese, bükülmese, ezdirmese kendini...

“Döve döve” mi uygulayacaklar bu kararları yani?!

 


 

 

Bir başarı (!) hikayesi

 

Başbakan’ın bir Sevgililer Günü’nde, eşine, “en pahalısından araba” hediye etmesi “organize” bir manşetmiş!..

İrsen Küçük karşıtı cephe, toplumun öfkesini UBP’nin başkanına yönlendirsin diye planlamış bunu!..

Bunlar, sokağın yorumu.

Tüm derdimiz de bu ya!

Oysa “hükümet başarılı” (!)

Baksanıza, hepimize öğretiyorlar, benzine ve tüp gaza sürekli zam gelirken, mesela asgari ücretlinin “sıfır artışla” yaşayabileceğini!..

Lefkoşa çöpten kokar, kasası boşalır, hesabını ve kitabını kimseler bilemezken, “Bir belediye nasıl batırılır ve buna nasıl seyirci kalınır” dersi veriliyor örneğin!..

Tecrübe edelim, öğrenelim diye (!)

Ya da...

ANAYASA’ya ters de gelse, “uyduruktan” bir tüzükle, SAĞLIK nasıl hepten PARALI yapılır, “BAĞIŞ” nasıl mecburi hale getirilir öğretiyorlar!..

“Dini eğitim” kavramı kazınıyor bu dönemde beyinlerimize...

Az buz başarı mı bu...

Mesela Karpaz’da “petrol tesisi”ne rağmen “çevre nasıl kirletilmez” dersi veriliyor tüm dünyaya...

Bilim insanları dahi şaşkın bu mantığa!..

 

* * *

Gelecek “Sevgililer Günü”nde, belki en güzel armağanı verirler, hepimize...

Geldikleri gibi giderek...

İster BMW ile isterse Reno 12 !..

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1126 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler