1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Davuldan Piyano Sesi Geliyor
Davuldan Piyano Sesi Geliyor

Davuldan Piyano Sesi Geliyor

Göz, kulak gibi duyu organlarımızla dış dünyayı; toplumsal, kültürel... olayları algılarız. Duyumları önceki bilgilerimizin, deneyimlerimizin süzgecinden geçirerek akılda anlamlı, tutarlı hale getiririz. Hep böyle mi olur? Sanmıyorum... Bazen faklılıkl

A+A-

 

 

Göz, kulak gibi duyu organlarımızla dış dünyayı; toplumsal, kültürel... olayları algılarız. Duyumları önceki bilgilerimizin, deneyimlerimizin süzgecinden geçirerek akılda anlamlı, tutarlı hale getiririz.

Hep böyle mi olur?  Sanmıyorum...

Bazen faklılıklar da olmuyor değil. Gördüğümüz ile işittiğimiz başka olabilir.

Birilerinin bize gözümüzün gördüğü davuldan, “gümbür gümbür piyano sesi geliyor” demesi gibi...

Bu çelişki karşısında önce şüphelenir, sonra inanmayız; akla ters gelir... Eğer ısrar edenler çıkarsa aldatmaca, kandırmaca, yalan söylediklerini düşünürüz. Ya da algılama problemleri olduğunu...

Toplumsal yaşamımızda da bazen gördüklerimizle, işittiklerimiz birbirini tutmaz. Bilmem hiç rastladınız mı?

Senin olan o gözlerinle bak topluma; Ne görüyorsun?

Senin olan o kulaklarınla dinle; Ne söylüyorlar?

İflaslar...

İntiharlar...

Boşanmalar...

Mazbatalar...

İşsizlik...

Hırsızlık...

Adli suçlar... görüyoruz.

Arttı mı bunlar? Arttı...

Ne duyuyorsun?

“Ekonomi uçuyor...”

“Önümüzde kimse duramayacak...”

“Ekonomi iyiye gidiyor...”

“İşsizlik azaldı...”

Davuldan, piyano sesi geliyor.

Gözümüzün gördüğü ile kulaklarımızın işittiği birbirini tutmuyor.

Çelişkiler yumağı içerisindeki toplumda sosyal psikoloji bozulma eğilimine giriyor. Halk, sorunlarının çözüleceğini beklerken, sorunlarının dahi anlaşılmadığını görüyor. Morali bozuluyor, mutsuzluğa, umutsuzluğa sürükleniyor. Hatta UBP iktidarı ile “bireysel çıkar” üzerinden ilişki kuranlar bile bundan etkilenmeye başladı.

Peki neden bu iktidar bunları söylüyor?

Ülkeyi, sorunları, olayları, gidişatı neden böyle görüp açıklama yapıyor? Siyasi, işbilmezliği gizlemek, yolsuzlukları örtbas etmek, AK Parti böyle istedi gibi nedenleri sıralayabilirsiniz. Ne var ki algılama sorununu da gözardı etmemek gerekir.

Yan yana iki trenin durduğunu düşünün. Bir trende koltukta oturan bir kişi, karşı trenin geriye doğru hareket etmesiyle, içinde bulunduğu trenin ileriye doğru gittiğini sanır. Bunun doğru olduğuna inanır. Ne kadar da kendisine söylense “içinde bulunduğu tren yerinde duruyor, diğer tren de geriye doğru gidiyor” inanmayacaktır. O hep kendisinin ileriye gittiğini sanacak, gerçeği göremeyecektir.

Gerçeği ancak trenden indiği zaman görür ve anlar.

Marie Antoinette’de yoksulluk içindeki halkını anlayamayarak “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler.” demişti. Halk mazpatalardan hapse atılırken, ekonomik sıkıntılardan intihar ederken, boşanmalar artarken, alım gücü, yaşam düzeyi düşerken, zamlar altında inlerken, benzine yine zam geldi, geliyor sendromu yaşarken, iktidarın açılışlara, yemeklere, zam yapmaya daha rahat gitmek için 575 bin Euroya on adet Mercedes alması halkı anlamak mı? Halkın içinde bulunduğu koşulları algılamak mı?.

UBP iktidarının gerçeği görebilmesi için trenden indirilmesi gerekmektedir. Yoksa kendisini hep ileriye doğru gittiğini sanacak.

Trenden kim indirecek? Bindirdiği gibi indirecek olan da halktır.

Havaya uçurmayı, “uçmak” sananlara farkı anlatmalı. Uçmak kadar konmak da önemlidir. Uçtuğunu sananlara “Nereye konacağı?” sorulmalı. Yoksa havada mı kalacaklar!?

Doğru “Önünüzde kimse duramıyor.”

Heyelana dönüşen iktidarın önünde kimse duramıyor; çoluk çocuk, kadın-erkek, yaşlı-genç, emekçi-esnaf... sürükleniyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 922 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler