1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Dava karar 29 Nisan’da…
Dava karar 29 Nisan’da…

Dava karar 29 Nisan’da…

Lefkoşa’da Kermiya bölgesinde 31 Ağustos günü meydana gelen ve Asya Rıdvanoğlu’nun feci şekilde hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili dava tamamlandı. Sanık Ali Aziz Zenginses ile ilgili olarak İddia ve Savunma Makamları son hitaplarını yaptı.

A+A-

Didem MENTEŞ

26 yaşındaki Asya Rıdvanoğlu’nun ölümüyle trafik kazası davası karara kaldı.  Asya Rıdvanoğlu’nun ölümüne neden olmaktan yargılanan Ali Aziz Zenginses ile ilgili karar 29 Nisan Çarşamba günü açıklanacak.

Lefkoşa’da Kermiya bölgesinde 31 Ağustos günü meydana gelen ve Asya Rıdvanoğlu’nun feci şekilde hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili dava süreci tamamlandı. İddia ve Savunma Makamları dün davanın olgularıyla ilgili son kez olmak üzere hitaplarını yaptı. Hitaplar 2 saate yakın sürdü. Sanık avukatı, sanığın aleyhine getirilen 11 davadan sadece “111 promil alkollü olduğu” suçlamasını içeren davayı kabul etti, diğer davaları reddetti.

Geriye kalan 10 davanın da tümünü ret eden avukat, ‘adam öldürme’ suçu başta olmak üzere sanık Ali Zenginses’in beraatını istedi. İddia Makamı (savcı)  ise ilk kez bir trafik kazasıyla ilgili  Fasıl 154 Ceza Yasası’nda “müebbet hapis cezası” öngören 205 maddesine aykırı 4 ayrı “Adam Öldürme” davası getirildiğini vurguladı. Savcılık, 205 maddesini içeren tüm hususlara değinerek, sanığın “kusurlu ve ihmal yaratarak bilinçli bir şekilde bu suçu işlediğini” söyledi. Savcı davasını ispatladığını ifade etti.

11 dava

Başkanlığı’nda Ömer Güran, Kıdemli Yargıç Melek Esendağlı, Yargıç Alev Ulunay Hüdaverdi’den oluşan Ağır Ceza Heyeti, huzurunda görüşülen davada, İddia Makamı’nda Başsavcılık adına davayı yürüten Kıdemli Savcı Ergül Kızılokgil ve sanığı temsilen Avukatı Altan Erdağ ve Avukat Ezer Özsoy mahkemede hazır bulundu.

Sanık Ali Aziz Zenginses, Fasıl 154 Ceza Yasası’nda “müebbet hapis cezası” öngören 205 maddesine aykırı 4 ayrı “Adam Öldürme” davası getirildi. Ayrıca, “Sürüş ehliyetindeki şartlara aykırı araç kullanmaktan” 3 ayrı dava, “Süratli araç kullanma”, “Alkollü araç kullanma” , “Dikkatsiz araç kullanma” , “İhtiyatsızca ve halka tehlike arz edecek şekilde araç kullanma” suçlamaları getirildi.

 

Avukat, beraat istedi

Mahkeme, ilk sözü Savunma Makamı’na verdi. Avukat Erdağ, davadaki birçok olguya ve hukuki prensiplere değinerek, örnekler verdi. Erdağ, ilk olarak Savcılığın tanık olarak dinlettiği kaza analiz uzmanı Turgut Gülmez’in şahadetine değindi. Erdağ, Gülmez’in kamera görüntülerinden aracın modelini, plakasını ve renginin belli olmadığını söylediğini belirterek, tanığın şahdetinin ispatlanamadığını savundu. Tanığın kamera görüntülerinde kazanın meydana geldiği ‘X’ noktasında bir parlama meydana geldiğini ve 196 metrelik bir mesafe tespit ettiğini söylediğini aktaran Avukat, tanığın 149 km yerine hızın 110’da olabileceğini kabul ettiğini bu nedenle kendi bulduğu 149- 190 km arasında sanığın süratli olduğu yönündeki beyanlarının tutarsız olduğunu ileri sürdü. Turgut Gülmez’in şahadetinin varsayımlar üzerine olduğunu savunan Avukat, kendi tanıkları olan kaza analiz uzmanı İlhan Konukseven’in sanığın hızının 125- 135 arası olabileceğini ve savunmasında hiçbir sapmada bulunmadığını öne sürdü. 205 maddesini içeren 4 ayrı “Adam Öldürme” davasının olgularına değinen Avukat, sanığın kusurlu olmadığını ileri sürdü. İhmalkarlık bakımından sanığın Fasıl 154 Ceza Yasası’nın 210’uncu maddesinden cezalandırılması gerektiğine değinen Avukat Erdağ, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu kazanın meydana geldiğini savundu. Sanığın % 111 promil alkolle araç kullandığını kabul edildiğini aktaran Avukat, sanığın aracındaki aynalar konusunda kusurlu olmadığının ortaya çıktığını ileri sürdü. Sanığın gözlük veya lens kullanması konusunda da Dr. Tünay Beton ve Dr. Matilda Masaroğluları’nın verdiği şahadetlerine değinen Avukat, Dr. Masaroğluları’nın ‘subjektif’ cevaplar verdiğini ileri sürüp Dr. Tünay Beton’un sanığın gözlüksüz ve lenssiz araç kullanmasının bir objeyi fark etmesinde kusur teşkil etmeyeceğini söylediğini hatırlattı. Bunlara bağlı olarak Avukat Altan Erdağ, sanık Zenginses’in aykırı 4 ayrı “Adam Öldürme”, “Sürüş ehliyetindeki şartlara aykırı araç kullanmaktan” 3 ayrı dava, “Süratli araç kullanma”, “Dikkatsiz araç kullanma” , “İhtiyatsızca ve halka tehlike arz edecek şekilde araç kullanma davalarını kabul etmeyerek beraat talep ederken, alkollü araç kullanmayı kabul ettiklerini aktardı.

 

Savcı: “Sanık saatli bir bomba gibi”

İddia Makamı ise hitabına davayla ilgili 22 tanık dinletip, 20 tane emare sunduğunu söyledi. KKTC’de esaslı olarak ilk kez Fasıl 154 Ceza Yasası’nın 205 maddesine aykırı 4 ayrı davanın getirildiğini söyledi. İddianamede davaları 2’ye ayrıldığını söyleyen Savcı Ergül Kızılokgil, “Sürüş ehliyetindeki şartlara aykırı araç kullanmaktan” 3 ayrı dava, “Alkollü araç kullanma” , “Dikkatsiz araç kullanma” , “İhtiyatsızca ve halka tehlike arz edecek şekilde araç kullanma davalarından sanığın mahkum olması için yeterli şahadetin olduğunu vurguladı. Savcı, Savunma Makamı’nın da sanığın sürüş ehliyetinde yer alan bazı şartların olduğu, gözlüksüz ve lenssiz olarak araç kullandığını kabul ettiğini söyledi.

Kaza analiz uzmanlarının raporlarına değinen Savcı Kızılokgil, iddia makamı tanığı olan Turgut Ölmez’in aracın hızı konusunda maksimum ve minimum bir rakam verdiğini ancak savunma makamının tanığının ortalama olarak hız miktarını belirttiğini katardı. Hangi tanık şahadetinin daha çok varsayımlar üzerinde durduğunun değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.

Olgularla ilgili sadece sanığın gönüllü ifadesinin olmadığını, yazılı dava tebliğindeki beyanı da olduğunu aktaran Savcı, “sanık polise ilk beyanında ‘bir şeye çarptım ama neye çarptığımı bilmiyorum. Hiçbir şey görmedim’ dedi ama müdafaa bunu görmemektedir. Bu beyanlara itibar edilmemesine gerek yoktur. Bu beyanlara müdafaa hiç değinmedi ve duruşma içinde duruşma açılmadı. Bu husus şahadet olarak durmaktadır” dedi. Sanığın yazılı dava tebliğine verdiği cevabından sonra ifadesinde ne olduğunu anladığını ve 3-4 metre kala gördüğün söylediğini hatırlatan Savcı, sanığın gönüllü ifadesindeki sözlerin uydurma olduğunu savundu.

“Faktörlere göre sanık ‘adam öldürme’ riskini göze alıp da yola çıktı”

205 maddesine aykırı ‘Adam öldürme’ ile ilgili 4 ayrı fıkranın içeriğine değinen Savcı, ihmal veya kusur olgularının 4’üncü davada birleştirilmiş olduğunu belirtti. Savcı Ergül Kızılokgil, “Bir gözü görmeyen, sağ gözü % 4-5 gören, 111 promil alkollü, süratli, görme derinlik hissi kaybolmuş, kız arkadaşıyla kavga eden bir kişiyle ilgili durumun değerlendirilmesi gerekir” diyerek polise verdiği ilk beyanında ‘nere vurduğunu görmediğini’ söyleyen bir kişinin saatli bir bomba olduğunu ifade etti. Savunma Makamı’nın Asya Rıdvanoğlu’nun ‘kusurlu’ olduğunu söylediğini ancak Asya’nın sadece karşıdan karşıya geçmekte olduğunu aktaran Savcı Kızılokgil, “o yolu 3- 4 saniyede geçen bir araç kusurludur. Maktülenin yapacağı hiçbir şey yoktu. Saniyelere göre hesaplandığında maktüle ne sağa ne sola kaçamazdı” dedi.

Kaza anını gören tanıkların şahadetlerine önem verilmesi gerektiğini söyleyen Savcı, “Tanıkların halini gördünüz. Sanık 15 metre ilerde durduğunu söyler ancak bu tanıklardan hiçbiri ne duran bir aracı ne de hareket eden bir araç görmediler” dedi. Ergül Kızılokgil, “Sanık bu fiilleri yaparken bilinci yerindeydi, ne yaptığının farkındaydı. Kaza sonucundan sonra da farkındaydı. Arabasının ışıklarını söndürüp, boş araziye kaçtı. ‘Kaçmadım’ dedi ama polis boş arazide iz sürmeseydi sanığı nasıl bulacaktı? Sanık alkol tesiri altında araba kullandığını bilirdi. Bir gözü protez, bir gözü % 4- 5 gördüğünü bilen biridir. Gece karanlığında derinlik hissi olmadan araç sürmesi kendi tercihidir. Gözünde lens ve gözlük olmadan araç kullanmak kendi tercihidir. Dolayısıyla bu kanunsuz fiili sonuçlarına sanık katlanmalıdır. Gözlüksüz ve lenssiz araç kullanması Asya Rıdvanoğlu’nun ölümüne neden olmuşsa bundan sorumlu olur” dedi.

Tüm bu faktörleri taşıyan sanığın ‘adam öldürme’ riskini göze alıp da yola çıktığını, buna göre adam öldürme suçunun makul olabileceğini ifade etti. Kazanın sonuçlarına bakıldığı zaman geriye paramparça bir ceset bırakıldığının görüldüğünü vurgulayan Savcı Kızılokgil, sanığın kötü şansını kendinin yarattığının altını çizdi. Bu bağlamlar ışığında Fasıl 154 Ceza Yasası’ndaki 205 maddesine aykırı 4 ayrı “Adam Öldürme” davasında sanığın suçlu bulunması için yeterli şahadet olduğunu dile getirdi.

Bu haber toplam 5895 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler