1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. DAÜ rektörü ‘kıvıracak’ mı?
DAÜ rektörü ‘kıvıracak’ mı?

DAÜ rektörü ‘kıvıracak’ mı?

YENİDÜZEN’in manşeti sonrası Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Y. Öztoprak, akademisyenlere bir açıklama gönderdi. <<...Değerli Çalışanlarımız, Akademik Personelin Kadro ve Çalışma Tüzüğünün 34. Maddesi ile Yönetsel Hizmetler Pe

A+A-

 

 

YENİDÜZEN’in manşeti sonrası Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Y. Öztoprak, akademisyenlere bir açıklama gönderdi.

<<...Değerli Çalışanlarımız,

Akademik Personelin Kadro ve Çalışma Tüzüğünün 34. Maddesi ile Yönetsel Hizmetler Personelinin Kadro ve Çalışma Tüzüğünün 33. Maddesi aşağıda gösterildiği şekilde siyasi faaliyette bulunma yasağı getirmektedir.

Ayrıca akademik  ve yönetsel personelin disiplin yönetmeliklerinin aşağıda gösterilen çeşitli maddelerinde “sözleşmenin feshedilmesi”ne kadar varan cezalar öngörülmektedir.

Söz konusu mevzuatın ihlali halinde gereğinin yapılacağını bilginize getirir, gereğini saygılarımla rica ederim...>>

 

***

 

Şimdi rektör aklınca, “siyaset yapıyor” diyerek, görüşlerini paylaşan ve uzmanlığını toplum yararına kullanan isimleri “tehdit” edecek?

Niye?

“Damgalı” ve “belgeli” partililerini kurtarmak için (!)

Ve herkes bunu yutacak...

“Siyaset faaliyet”in tanımı nettir: Bir siyasi partide sorumluluk sahibi olmak, seçmek, seçilmek.

Yoksa her cümlemizde, her konuşmada, üniversitede verilen her dersin içinde dahi “siyaset” vardır, olmalıdır.

“Siyaset”ten korkmamalı toplum, “particilikten” korkmalı asıl.

Çok açık seçik UBP DELEGESİ olduğu belgelenen isimler hakkında DİSİPLİN İŞLEMİ yapamıyor REKTÖR, geveliyor...

Tüzük açık...

“Siyasi Partiye Üye Olmanın” yaptırımını tarif ediyor.

Kıvırmaya gerek yok.

Görelim bakalım “adalet” anlayışınızı...

İşte size fırsat,

hem de “altın” tepside..

 

***

 

Şunu da ekleyim.

Siyaset yasağına da, ‘akademisyenlerin’ siyasi partilere üyeliğinin yasaklanmasına da karşıyım.

Bu insanların aktif ve bilge katılımı olmazsa, kim yapacak siyaseti yani!..

Ama şu anki “tüzük” de ortada...

“İşimize gelince uygular, gelmeyince susarız” diyorsa bir rektör, niye oturuyor ki o koltukta!..

 

[ “Mevzuat neyse, uygulanacak” demişti... Ama bilirsiniz, aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz...]

 


dersler...

 

“Var mı temiz kalma şansı bu ortamda” dedi bir dostum.

Tabii ki çok zor...

Çirkefin içinde yürüyorsunuz her gün, her dakika, her an...

Ve diyorlar ki size, “Evden çıkarken, beyazlarını giy mutlaka...”

Gülerler insana!..

Çünkü ne kadar “temiz” kalırsanız, o kadar kolay “leke” tutarsınız sonuçta.

Oysa kimileri “leke” dahi tutmaz artık, göze de batmaz böylece...

Ama yine de, vicdanlarda bir yer var ki, gözle görünmese de hissedersiniz...

Yani, kendinize sığınırsınız günün sonunda...

 

***

 

“İnsanlara çok da güvenme” sözleriyle büyüdüm...

İyi de...

Nasıl yaşanır ki “güvenmeden”, hâlâ çözemedim!

O nedenle de anlıyorum ki zamanla, “kıymetini bilmek” gerekiyor “güvenilecek” limanların, çok daha fazla...

Ve sığınmak, onlara...

 


Bir acı yıldönümü

 

21 Ekim’de, Kıbrıs Türk Hava Yolları Kurumu çalışanları, yaşadıkları “felaketi” anacaklar...

“İFLASIN YILDÖNÜMÜ” diyerek.

‘KTHY’nin kapatılmasının mağduru sadece bu kurumun çalışanları değil, tüm toplumdur.

Çünkü dünyaya imzamızı atan tek kurum “teamülden” yok edilmiştir.

KTHY uçuşlarının “durdurulduğu” tarih aslında 21 Haziran 2010’dur.

Evet, belki KTHY’de “idari” ya da “yönetsel” yanlışlar yapılmıştır.

Ama bu yanlışlar, Lefkoşa Belediyesi’nde yapılanların “urubu” dahi değildir...

Bu akılla “Lefkoşa Belediyesi”nin kapısına da kilit vurmak gerekir...

21 Haziran 2010’a dek, hem de dünyanın en gözde havaalanlarına atılmaktadır, “Kıbrıs Türk” imzası...

Oysa TC Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, bir “gece yarısı” uçuşlarımızı “askıya” alınmıştır, “borcunuz var” diyerek.

Sizce, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu borçları “yapılandıracak” ya da “öteleyecek” gücü var mıdır, yok mudur?

Lütfen bu soruya yanıt veriniz!..

Evet, “Kıbrıs Türk Hava Yolları”nın kapatılması ÖZELLİKLE istenmiştir.

Mesaj açıktır: “Siz YÖNETEMEZSİNİZ, biz YÖNETİRİZ...”

Yarın gökyüzüne bakınız ve “anınız” KTHY’yi...

Sonra... BOYUN EĞMEYİNİZ sakın...

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1069 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler