1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Darbe' ve Eroğlu'nun sükuneti
Darbe ve Eroğlunun sükuneti

'Darbe' ve Eroğlu'nun sükuneti

“Sükut ikrardan gelir” derler. Yani, susmak kabullenmektir. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu yine sustu. Memleket yanmış, bitmiş, neredeyse kül olmuş... Hükümet ‘padişah fermanı’ yazmış, Anayasa’yı çiğnemiş, ülkeyi kaosa sürük

A+A-

 

 

“Sükut ikrardan gelir” derler.

Yani, susmak kabullenmektir.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu yine sustu.

Memleket yanmış, bitmiş, neredeyse kül olmuş...

Hükümet ‘padişah fermanı’ yazmış, Anayasa’yı çiğnemiş, ülkeyi kaosa sürüklemiş...

Belediye Başkanı ve 22 seçilmiş meclis üyesi ‘darbe’ ile görevden alınmış...

Muhalefet ayakta, sivil toplum sokakta, belediye çalışanı perişan...

Lefkoşa kokmuş, ekşimiş, leş olmuş...

Ve Cumhurbaşkanı suskun!..

**

Hükümetin LTB’yle ilgili kararının üstünden bir hafta geçti.

Kararın Anayasa’ya uymadığı, Lefkoşa’da ‘sıkıyönetim’ ilan eden hükümetin yetkilerini aştığı, içinden çıkılamayacak bir hukuki garabet yarattığı herkes tarafından görülüyor, biliniyor.

Ülkede demokrasinin kırıntılarını da kurda-kuşa yem edecek bir süreçten geçiliyor. Seçilmişlerin yerine atanmış memurları koyan zihniyetin bir sonraki adımda hangi hak ve özgürlüğü budayacağını kimse kestiremiyor.

Anayasa’da Cumhurbaşkanı’na verilen ‘olağanüstü hal ilan etme’a amaçlı Bakanlar Kurulu toplama yetkisini Başbakan İrsen Küçük kullanıyor.

O makamın sahibinden, yani Cumhurbaşkanı’ndan ise ses-seda çıkmıyor!..

**

Cumhurbaşkanı suskundur.

Bu suskunluğun bir anlamı olmalı...

Acaba nedir?

Gerçekten yapılanları onayladığı için mi suskundur Eroğlu?

Yoksa hükümetin elinde Eroğlu’nun susmasını gerektirecek bir bilgi/belge mi vardır?

UBP kurultayına giderken bu soruların çok daha fazla önem kazanacağı aşikardır.

Buz dağının görünen kısmında yaşanan kavgaların milyon katı, perde gerisindedir ve muhtemelen bazı bilgi kırıntıları sokağa taşacaktır.

Bir önceki kurultayda olduğu gibi...

**

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun sükunet gibi bir tavır içine girme lüksü yoktur.

Kamuoyu, kendisini yasamanın ve hatta zaman zaman yargının yerine koyan, “Başsavcılık’tan görüş aldık” diyecek kadar yalanı içselleştiren ve oturduğu koltuğun ‘son kullanım tarihi’ni biraz daha uzatmak adına her türlü hukuk dışılığa imza atabilen hükümetin tavrına karşı Cumhurbaşkanı’nın ne düşündüğünü ve ne yapacağını bilmek, duymak, görmek istiyor.

Eroğlu sustukça, hükümetin yaptıklarını onaylıyor demektir.

Bir ara “Benden olağanüstü hal ilan etmemi istiyorlar” demiş, sonra konuyu çevirmişti.

Şimdi tam zamanıdır: Kimdi olğanüstü hal ilan etmesini isteyenler, açıklasın.

Yoksa “Peşimde 41 MİT ajanı dolaşıyor” cümlesi gibi ‘olağanüstü hal’ lafını da bilinmeze mi havale edecek Eroğlu?

Paşa gönlü bilir!

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 852 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler