1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “Daha önce de dövülmüş, polis ifadesini almıştı”
“Daha önce de dövülmüş, polis ifadesini almıştı”

“Daha önce de dövülmüş, polis ifadesini almıştı”

YENİDÜZEN, Mağusa’da ‘Korkunç Cinayeti’ araştırdı, polis ve öğrencilerle görüştü, DAÜ yönetiminden bilgi aldı, apartman sakinlerini dinledi

A+A-

Cinayete kurban giden Dede’nin olaydan 15 gün önce polisi arayıp, “ortadan kaldırılacağıma dair tehdit ediliyorum" şeklinde şikayette bulunduğu iddialarını Mağusa Polis Müdürü yalanladı

YENİDÜZEN’e konuşan Mağusa Polis Müdürü Ömer Tazeoğlu, Taomwabwa Dede’nin daha önce biri kadın 2 kişi tarafından dövüldüğünü, bu bilgiyi başka bir yurttaşın polise bildirdiğini, konuyla ilgili ifadesi alınan Dede’nin “ortada kanunsuz bir durum olduğu için yanlış eşkal ve isim vererek polisi yanıltmaya çalıştığını” açıkladı

Dede’nin “uyuşturucu borcu” nedeniyle “işkence” yapılarak öldürüldüğü ileri sürüldü


Bir görgü tanığı apartmandan aşağı indirilirken Dede’nin “help” diye bağırarak yardım istediğini, bir apartman sakininin polisi arayarak olayı bildirdiğini öne sürdü ancak bu iddia doğrulanmadı.

Didem MENTEŞ- Fehime ALASYA

Mağusa’da 5 gün önce korkunç bir cinayete kurban giden Nijerya uyruklu Kennedy Taomwabwa Dede’nin daha önce de “dövüldüğü” ve polis tarafından sorgulandığı öğrenildi.

Cinayete kurban giden Dede’nin olaydan 15 gün önce polisi arayıp, “ortadan kaldırılacağıma dair tehdit ediliyorum" şeklinde şikayette bulunduğu iddialarını Mağusa Polis Müdürü yalanladı.

YENİDÜZEN’e konuşan Mağusa Polis Müdürü Ömer Tazeoğlu, Taomwabwa Dede’nin daha önce biri kadın 2 kişi tarafından dövüldüğünü, bu bilgiyi başka bir yurttaşın polise bildirdiğini, konuyla ilgili ifadesi alınan Dede’nin “ortada kanunsuz bir durum olduğu için yanlış eşkal ve isim vererek polisi yanıltmaya çalıştığını” açıkladı.
Dede’nin öldürülmesine dair en fazla konuşulan iddia “uyuşturucu borcu” olarak öne çıkarken, Nijeryalı gencin bir dönem “çok başarılı bir öğrenim hayatı olduğu” da dikkat çekiyor.

kennedy-taomwabwa-dede.jpg 
Kenndy Taomwabwa Dede


Ülkemize eğitim için gelen ve 2011 yılından beri DAÜ Mimarlık Fakültesi öğrencisi olan Dede’nin, iki dönem başarı gösterdikten sonra sıkıntılar yaşamaya başladığı görüldü. Dede’nin devamsızlık göstermesi ile birlikte okul kaydının “beklemeye” alındığı, 2017-2018 Güz Dönemi’nde kaydının yenilemediği DAÜ Rektörü Necdet Osam tarafından YENİDÜZEN’e aktarıldı.


“Polis arandı” iddiası

7 kişi tarafından evinde darp edilerek kaçırıldıktan sonra Çanakkale Göleti’ne götürülüp ciddi şekilde darp edilerek öldürülen Dede’nin, ‘uyuşturucu borcu’ nedeniyle ‘işkence’ yapılarak öldürüldüğü ileri sürüldü.

Kali Land bölgesinde Kuzenler Apartmanı Daire 7’de ikamet eden Kennedy T. Dede’nin olay gecesi bir grup tarafından evinde darp edildiğini, sürüklenerek zorla aşağıya indirildiği ve apartmanın önünde de dövülüp bayıltıldıktan sonra arabaya bindirilip götürüldüğü görgü tanıkları tarafından iddia edildi. Bir görgü tanığı aşağı indirilirken Dede’nin “help” diye bağırarak yardım istediğini, bir apartman sakininin polisi arayarak olayı bildirdiğini öne sürdü. Ancak bu iddia doğrulanmadı. Bir görgü tanığı da olay gecesi yaşanan konuşmalardan cinayeti işleyenlerin Kıbrıslı olduğunu anladığını ileri sürerek, "Arabaya goyun, ben öne oturacam", "sen arkaya geç" diyerek bağrıştıklarını iddia etti.

 

Kenedy’nin arkadaşları: Adalet istiyoruz

Kennedy T. Dede’nin işkence boyutunda darp edildiğini söyleyen bir kaynak ise YENİDÜZEN’e şu bilgileri aktardı: “Dişlerini ve dirseklerini kırdılar, hayalarını patlattılar.”

Kennedy’in arkadaşları ise cinayetle ilgili konuşmaktan kaçınırken, sadece “adalet istediklerini” dile getirdiler.

Bir süredir Dede’nin maddi sıkıntılar yaşadığı bu nedenle ‘uyuşturucu’ işine girdiği iddia edilerek, ‘uyuşturucu borcu’ nedeniyle öldürüldüğü de ileri sürüldü.

Olayla ilgili tutuklanan zanlılarının Kıbrıslı olduğu ve cinayetin ‘kız meselesi’ yüzünden yaşandığının ortaya atılıp suçu hafifletmeye ve bu yönde kamuoyu yaratılmaya çalışıldığı da gelen iddialar arasında yer aldı.

 


Apartman sakinleri Kennedy Dede için ne söyledi?

“Apartmanda selam veren tek öğrenciydi”

YENİDÜZEN’in görüştüğü Kuzenler Apartmanı’nın bazı sakinleri, Kennedy Dede’nin yavaş ve güler yüzlü bir kişi olduğunu, komşularıyla selamlaşan ve iyi geçinen bir kişi olduğunu belirterek, apartmanda kendi katını zaman zaman silip süpüren bir apartman sakini olduğunu ifade etti.

Kennedy Dede’nin 7 numarada birlikte kaldıkları arkadaşlarının kim olduğunun belli olmadığını, her gün başka birilerinin gidip geldiğini de söyleyen komşular, uzun bir süre önce söz konusu eve narkotik polisinin baskın düzenleyerek 1-2 kişiyi tutuklayıp götürdüğünü savundu.


Osam: “İki dönem iyiydi daha sonra devamsızlıkları oldu”

Eğitim için ülkemize gelerek 2011 yılından beri DAÜ Mimarlık Fakültesi öğrencisi olan ve iki dönem başarı gösterdikten sonra sıkıntılar yaşamaya başlayan Dede’nin okul kaydının önce ‘beklemeye’ alındığı ve 2017-2018 Güz Dönemi’nde okul kaydını yenilemediği ortaya çıktı.

YENİDÜZEN’e konuşan Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Necdet Osam, Kennedy Dede’nin iyi bir öğrenci olduğunu, bu başarısını sürdürdüğünü ancak iki dönem sonra devamsızlıkla gelen kötü bir sürece girdiğini anlattı. Osam, “2011 kayıtlı olan bu öğrencinin ilk iki yılı çok iyiydi, ardından dağıldı… Geçen yıl kayıt yaptırmadı, sistem onu beklemeye aldı. Bu çocuk da bekleme dönemindeydi. Akademik başarısızlıktan dolayı arada derslerini tekrar eden bir çocuktu, arada kayıt dondurduğu dönemler de oldu ama bu geçtiğimiz akademik dönemde hiçbir şey yapmamış, ‘beklemede’ idi…” dedi.

 

Bozkurt: “Önlem alınmazsa daha büyük sorunlar doğacak”

Öte yandan özellikle Afrikalı öğrencilerin yaşadıkları sorunları birçok kez dile getiren DAÜ Öğretim Üyesi Umut Bozkurt ise Ülkedeki üniversitelerin plansız büyüdüğünü belirterek, öğrencilerin sadece ‘Maddi kazanç’ olarak görüldüğünü, ülkede hiçbir altyapının hazırlanmadığını ifade etti. 

Bozkurt, derhal önlem alınmaması durumunda ileride çok daha büyük sorunlar doğacağını kaydetti.


Mağusa Polis Müdürü Ömer Tazeoğlu:

“Kennedy daha önce polise yanlış bilgi vererek yanılttı”

Mağusa Polis Müdürü Ömer Tazeoğlu, Kennedy Dede’nin tehdit edildiği ve polisten yardım istediğine dair iddiaların doğru olmadığını açıkladı. Tazeoğlu, Kennedy Dede’nin daha önce biri kadın 2 kişi tarafından dövüldüğünü, bu bilgiyi başka bir yurttaşın polise bildirdiğini, konuyla ilgili ifadesi alınan Dede’nin ortada kanunsuz bir durum olduğu için yanlış eşkal ve isim vererek polisi yanıltmaya çalıştığını dile getirdi. 

Tazeoğlu, şöyle konuştu: “Bir müddet önce polise bilgi geldi ki 2 kişi bir vatandaşı dövdü. Bu kişi polise durumu bildirmedi. Polis bu kişiyi buldu ve ifadesini aldı. Biri kadın 2 kişinin kendisini dövdüğünü söyledi ancak bu bilgilerin hepsi yanlış bilgiler, yanlış eşkal ve yanlış isimler verdi, polisi yanılttı. Oysa ki kişileri biliyordu. Bunu da akşam yakaladığımız zanlıların ifadesinden anladık ki Kennedy ile önceden tanışırlardı. Kennedy’in polisin olayı çözmemesi için çaba sarf etti çünkü ortada bir kanunsuzluk olduğunu düşünüyoruz. Çocuğun yazılı ifadesi bizde mevcuttur. Bu konuyla ilgili soruşturmamız da vardır. Cinayetle ilgili de aranan o şahıs yakalandığı zaman her şey tam net belli olacak. Muhtemelen ondan bu bilgileri alacağız. Uyuşturucu konusu da iddiadır, şuanda hiçbir şey net değil. 


Kennedy Taomwabwa Dede’nin Komşusu Zehra Karagöz:

“Güler yüzlü ve efendi bir kişiydi”

Yaşananlar karşısında şaşkınlığını dile getiren bazı apartman sakinleri, YENİDÜZEN’e konuştu.

Cinayete kurban giden Kennedy Taomwabwa Dede’nin alt komşusu olan Zehra Karagöz, onu apartman yaşamından ötürü tanıdığını, güler yüzlü ve efendi kişiliği ile bildiğini ifade etti. Karagöz, tüm bunlara karşın geçmiş zamanda polisin, hayatını kaybeden Kennedy Taomwabwa Dede ve diğer öğrencilerin evine uyuşturucu yüzünden baskın gerçekleştirdiğine tanık olduklarını belirtti. 

Karagöz, şöyle devam etti: “Bu çocuğun kaldığı eve giren çıkan çok oluyordu. Biz bu hayatını kaybeden çocuğu görüyorduk. Güler yüzlü ve efendi bir kişiydi, inip çıkarken bize sesleniyordu, kapısının önünü silip süpürüp temizliyordu. Bazen yaptığımız keklerden ona da veriyorduk, bize ‘teşekkürler anne’ diye hitap ediyordu…

Onunla birlikte aynı evde kalan sanırım 3- 4 kişi daha var ama onlar bu çocuk gibi sevecen değildi. Apartmanda en üst katta 2 daire kiralık, orada öğrenciler kalıyor, onun dışındaki herkes apartmanda aile olarak yaşıyor. Yaşananlara çok üzüldük…

Daha önce bu üst kattaki dairelere uyuşturucu yüzünden polisin baskın yaptığını ve birilerini götürdüğüne şahit olduk. Ben olay gecesi evde değildim fakat anlatılanlardan duyduğum kadarıyla bazı görgü tanıkları olduğu bu çocuğun sürükleyerek apartmandan çıkardıklarını, binanın önünde bayıltana dek dövdüklerini ve arabaya koyarak götürdüklerini söylediler. Çok üzgünüz, artık evimizde bile huzurumuz kalmadı.”


Mağusalılar neler söyledi?

Mağusalılar huzursuz!

Yaşanan olaylarla ilgili YENİDÜZEN’e konuşan Mağusa sakinleri, şiddet, darp ve uyuşturucu gibi olayların gün be gün artmasından dert yanarak, devletin özellikle adaya gelen öğrenci ve işçi kesimiyle ilgili derhal tedbir alması gerektiğini belirtti. Sokağa çıkmaktan korkar olduklarını aktaran yurttaşlar, denetimlerin yetersiz olduğuna vurgu yaptı, bazı mesajlar verdi.

Öte yandan Çanakkale Bölgesi’nde Muhtarlık yapan Abbas Mendeli, bölge halkının yaşananlardan ötürü çok tedirgin olduğunu belirtti. Bölgede pek çok kez istenmeyen olay meydana geldiğini belirten muhtar, “özellikle gece vakitten sonra uyuşturucu, kavga gibi kirli işlerin sığınağı oldu” diyerek dert yandı.  Bölgenin çok daha güzel bir şekilde topluma kazandırılabilineceğine dikkat çeken Mendeli, bu konuda çeşitli çalışmalar başlatıldığını ifade ederek, bir an önce tamamlanmasını diledi.     

 

Ceyhun Tatlıcı: “Bölge halkı olarak endişeliyiz”

“Halkta genel olarak kötüye gidişat olduğunu düşünüyorum. Bence bu kötüye gidiş maddiyat kaygısıyla yaşandı. Ülkede denetim yok, çok fazla yabancı öğrenci geliyor ve hiçbiri denetlenmiyor bölge halkı olarak endişeliyiz.”

 

Derviş Ceremeci: “Ülkeye yabancı öğrenci sokarken titiz davranılmalı devlet tedbir almalı” 

“Tüm gençlerimiz maalesef uyuşturucu peşine düştü. Bu durum herkesi huzursuz ediyor, son yaşanan olayın da uyuşturucuyla ilgisi olduğu söyleniyor. Bence ülkeye yabancı öğrenci sokarken titiz davranılmalı devlet tedbir almalı. Bu rakamları sınırlamalı aynı konu adaya gelen işçiler için de geçerlidir.”

 

Ayşe Sağer: “Öğrenciler, vatandaşlar ve işçiler, adaya gelen bu kesim sıkı denetim altına alınmalı”

“Ben herkesi insan olarak görüyorum. Kim ne isterse olsun ülkeye her ne koşulda geliyorsa gelsin toplumumuza ayak uydurmalı, devlet de bunları denetlemeli. Öğrenciler, vatandaşlar ve işçiler adaya gelen bu kesim sıkı denetim altına alınmalı. Gelip çalışsınlar okusunlar ama vatandaş olmasınlar. Vatandaşlık verirken çok düşünmeliyiz, toplumumuza zarar verecek derecede iyi niyetli olmamalıyız.

Çevredeki eczacılardan duyuyoruz, yabancı uyruklu öğrenciler gidip öksürük şurubu gibi ilaçlar alıyor çok sayıda ilaçları karıştırarak uyutucu madde olarak kullanıyor, birçok Eczacı bu durumdan şikayetçi, tüm bunlar denetlenmeli.”

 

Fatma Gülkaya: “Ülkeye gereğinden fazla öğrenci alınmamalı”

“Ülkeye gereğinden fazla öğrenci alınmamalı. Üstelik bu çocuklar öğrenciyim diye gelip ülkede her haltı yiyor. Başta gençler olmak üzere ülkeye girişleri, öğrenci kimlikleri iyice denetlenmeli.

Hırsızlık uyuşturucu gibi istenmeyen birçok olay yaşanıyor. Eskisi gibi sokağa çıkmaya korkuyoruz. Özellikle geceleri yalanız yürümeye cesaret edemiyoruz. Biz eskiden böyle bir ülke değildik. Son yaşanan olayda görüyoruz ki şiddet herkesin içinde, hangi ülkeli nereli olduğumun bir önemi yok… Öldürücü şekilde sonuç alınan bu olayı şiddetle kınıyoruz. Sebep ne olursa olsun sonuç bu olmamalıydı.”

 

Hasan Cezaroğlu: “Üniversiteler birer ticarethane olarak görülüyor, eğitim merkezi değil”

“Ülkede her tarafı cami ile doldurdular çünkü akılsız insan topluluğu yaratmak istiyorlar. Cami yerine eğitime odaklanmalılar, özellikle polisin ülkedeki denetimi ve ne kadar koruyucu olduğu tartışma konusu… Üniversiteler birer ticarethane olarak görülüyor, eğitim merkezi değil. Bizim adamızda öğrenciler para olarak görünüyor…”

 

Ahmet Atakan: “Birçok olayı ‘onlar veya bunlar’ diyerek eleştiriyorduk, şimdi ise…”

“Tüm bunlar hoş olmayan şeyler, Mağusalılar huzursuz…  Daha önce birçok olayı ‘onlar veya bunlar’ diyerek eleştiriyorduk, şimdi ise görüyoruz ki bizim toplumumuzda da şiddet yaşanıyor, aslında şiddet herkesin içerisinde… Bu olaylar arttı, her şey özenti… Bana göre son yaşanan olay gençler arasındaki uyuşturucu meselesi yüzünden meydana geldi. Burada aile yapısının aile bireylerinin de sorgulanması gerektiğini düşünüyorum, aslında bunlar sorunlar yumağı…”

 

İsmet Yılmaz: “Memlekette düzen kalmadı”

“Memlekette düzen kalmadı. Ben Türkiyeliyim yıllardır burada yaşıyorum fakat Türkiye'den gelen işçi kesiminden çok şikâyetçiyim. Ülkede üniversitelerde çalışmaya gelen işçiler ve denetim altına alınmalı sınırlamalı 1974 yılından beridir buradayım artık her şey çok kötü oldu diyebilirim.”

 

Mağusa Çanakkale Bölgesi Muhtarı Abbas Mendeli: “Bölge halkı çok tedirgin…”         

“Bu bölgede gece devriye gezen ekipler istiyoruz. Daha önce de istenmeyen pek çok olay özellikle gece saatlerinde bölgemizde yaşandı. Bölge halkı çok tedirgin…

Bölge olarak sakin bir yaşam alanımız var. Herkes birbirini tanıyor ve taşkınlığa fırsat vermiyoruz. Fakat dıştan gelen suça meyilli kişiler burayı mesken tuttu. Ayluga göledi özellikle gece vakitten sonra uyuşturucu, kavga gibi kirli işlerin sığınağı oldu. Bu bölge çok daha güzel bir şekilde topluma kazandırılabilir. Bu konuda çalışmalarımız var, burayı yeşil alan olarak halka kazandırmak istiyoruz. Umarım en erken zamanda bunu başarırız, her şey yoluna girer.”


Yabancı uyruklu öğrenciler:

“Sadece okumak için geldik, sorun çıkarmak için değil…”

Kıbrıs’ta eğitim alan ve Doğu Akdeniz Üniversitesinde okuyan bazı yabancı uyruklu öğrenciler, geçtiğimiz gün yaşanan cinayetin endişe verici olduğunu ifade etti. Adaya her şeyden önce adaya eğitim almak için geldiklerini belirten öğrenciler, Kıbrıs’ta ayrımcılıkla karşılaştıklarını ima etti.

“Ayrımcılığa uğruyoruz” diyen bazı öğrenciler, “Hepimizin teri aynı renktir, neden tenimizin farklı olması önemli olsun?” diyerek sitem etti.

 Yaşanan son olayı örnek göstererek zenci öğrencilere haksızlık yapıldığını ima eden bazı öğrenciler, “Onu öldürenler beyazdı, beyaz bir insan öldürülseydi hükümet bunu çok daha ciddiye alırdı. Siyahî olduğu için herkes aşırı tepki göstermedi. Nijeryalıdır ve geçmişte bazı şeyler yaptığı için gereken tepki gösterilmiyor, bu doğru değil” diyerek kendini ifade etmeye çalıştı. 

 

ÖĞRENCİLER NE DEDİ?

Emi Lawson-Jack: “Hepimizin teri aynı renktir, neden tenimizin farklı olması önemli olsun?”     

“Ölen arkadaşımızın bir Türk kızı ile çıktığını duyduk, bu yüzden öldürüldüğünü söylüyorlar. Herkesin dikkatli olması lazım… Genel olarak Kıbrıs’ta yaşayan, okuyan herkesin çok dikkatli olmalı lazım. Hepimizin teri aynı renktir, neden tenimizin farklı olması önemli olsun?”     

 

Timothy Semwanga: “Sadece okumak için geldik, sorun çıkarmak için gelmedik”

“Sadece okumak için geldik, sorun çıkarmak için gelmedik ve mümkünse eğitimimizi tamamladıktan sonra memleketimize geri dönüp Afrika’yı yaşanacak daha iyi bir yer yapmak istiyoruz.”  

 

Sulaiman Dauda: “Adalet yerini bulmalı”

“Ne olursa olsun o şekilde öldürülmesi kabul edilebilir değil. Onu arabadan sürüklediler ve döverek öldürdüler. Polis bir şey söylemiyor. Bugün bir haber okudum, polis, geçmiş suçlarından dolayı hiçbir şey yapmayacakmış. Geçmişte suç işlemesi öldürülmesine gerekçe değil. Adalet yerini bulmalı.” 

 

James King: “Beyaz biri veya bir KKTC vatandaşı ölseydi polis herkesi arayacaktı, her yerde olacaktı”

“Onu öldürenler beyazdı, beyaz bir insan öldürülseydi hükümet bunu çok daha ciddiye alırdı. Siyahî olduğu için herkes aşırı tepki göstermedi. Nijeryalıdır ve geçmişte bazı şeyler yaptığı için gereken tepki gösterilmiyor, bu doğru değil. Bir beyaz biri veya KKTC vatandaşı ölseydi polis herkesi arayacaktı, her yerde olacaktı. Başka bir şey için değil, okumak ve mezun olmak için buradayız”  

 

İbrahim Mubarak: “Eğitim için geldiğimizi unutmamalıyız”

“Hepimiz dikkatli olmalıyız, her zaman serinkanlı olup, nereden geldiğimizi unutmamalıyız. Kendi ülkemizde yapmadığımız şeyleri burada da yapmamalıyız. Yani yabancı bir ülkedeyiz diye çok da serbest ve özgür hareket etmemeliyiz. Eğitim için geldiğimizi unutmamalıyız.”

afrikali-cinayet-foto-1.jpg
Kennedy Dede Çanakkale Gölü’nde ölü bulundu
 

afrikali-cinayet-foto-2.jpg
Kennedy Dede’nin dövülerek götürüldüğü apartman



ozel-haber-gorsel-311.jpg

 

Bu haber toplam 4762 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler