1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Daha bir paralı sağlık!
Daha bir paralı sağlık!

Daha bir paralı sağlık!

Bu köşenin düzenli takipçileri bilirler, 2 Şubat’ta yazmıştım memurlar için “Sağlık Fonu” uygulaması üzerinde çalışıldığını.... * * * Ve sonunda SAĞLIK FONU açıklandı, hastaneler “özele” döndü... Şimdi herkes R

A+A-

 

 

 

Bu köşenin düzenli takipçileri bilirler, 2 Şubat’ta yazmıştım memurlar için “Sağlık Fonu” uygulaması üzerinde çalışıldığını....

 

* * *

Ve sonunda SAĞLIK FONU açıklandı, hastaneler “özele” döndü...

Şimdi herkes “sağlık paralı” oldu diyor!..

Sanki beleşti.

Hastanelerde, çok uzun zamandır ücret alınıyor.

Tek farkla...

Sadece “sigortalılardan”...

Yani “özel sektör çalışanlarından...”

Üstelik, maaşlarından “sağlık kesintisi” yapılmasına rağmen.

Bu nedenle, nüfusun önemli bir çoğunluğu için sağlık zaten ücretliydi.

Ama memleketimde “sigortalı” insandan sayılmadığı için kimselerin de pek umurunda değildi doğrusu...

 

* * *

Sadece bu değil...

Ülkemizde, önemli çoğunluğu hastane doktorları olmak üzere, özel klinik ve hastanelerde uzun yıllardır “paralı” veriliyor sağlık hizmeti...

Gördüğüm o ki alan da veren de memnun sonuçta!

 

* * *

Peki şimdi ne oldu?

Artık, kamu çalışanları ve emeklileri de dahil, polisler ve subaylar da dahil ve hatta Elçilik mensupları da dahil olmak üzere herkese paralı oldu hastaneler...

Sağlık hizmeti almak “para” karşılığıydı, daha bir paralı oldu!..

Üstelik.

Sigortalıların maaşlarından kesinti de devam edecek.

Ne ilginçtir ki sigortalılar hem maaşlarından ödeyecekler sağlık fonunu, hem de hastanelere gidince, yine.

Ve sağlık amaçlı sigorta kesintileri de sağlığa gitmeyecek üstelik...

Bu paranın nereye gittiğinin hesabını da kimseler vermeyecek...

 

* * *

Tüm bu uygulamalar “sosyal devlet” anlayışına da yasalarımıza da tam ters...

Öyle de...

Bu devlet “sosyal” değil ki zaten!..

Ya da... Ne kadar “devlet”se, o kadar da “sosyal” demek, daha doğrusu!...

 


 

Oynatalım!

 

Türkiye, ‘şike’ davasına kilitli...

Dün akşamki son ‘flaş’ gelişme şu oldu.

Tutuklu yargılanan Abdullah Başak, "Bir çıkayım Erman Toroğlu'nun Kıbrıs'taki CD'sini yayınlayacağım. Zaten onun avukatına da söyledim" dedi.

 

* * *

 “Oynatalım Ermancım”ın Kıbrıs CD’si nedir, bilemiyoruz!..

Ama eğer Kıbrıs bir yerde geçiyorsa, illa ki “arka bahçesi”dir Türkiye’nin, her türlü “rezilliğe” karşı!..

Asıl “şike” de bu ülkenin “satılmasıdır” zaten!..

 

 


 

Ciddiyet (!)

 

Tam da köşe yazımı bitirdim ki, Başbakan,

Bakanlar Kurulu’nda açıklamış:

Bu ücret gönüllü!..

Ya, biz de yuttuk...

Yani, tepkiler karşısında, anında ‘kıvırdılar’...

Gönüllüymüş...

Boşuna demedim yani, ne kadar “devlet”se, bu kadar “sosyal” diye...

Bakar mısınız ciddiyete!

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1054 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler