1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. DAĞ BAŞINDA BİR CENNET
DAĞ BAŞINDA BİR CENNET

DAĞ BAŞINDA BİR CENNET

Osman Kalfaoğlu: Beşparmak Sıra Dağları’nın en alçak bölümlerinden birinde, yağmurlu günlerde kayaların arasından akan su ile, özellikle kış ve ilkbahar aylarında cenneti andıran bir yer burası

A+A-

 

 

Osman Kalfaoğlu

 

Beşparmak Sıra Dağları’nın en alçak bölümlerinden birinde, yağmurlu günlerde kayaların arasından akan su ile, özellikle kış ve ilkbahar aylarında cenneti andıran bir yer burası. Bu bölgede yaşayıp da dağları avucunun içi gibi bilen insanlar buraya bir ad takmamış henüz. Kısaca “Derecik” olarak adlandırılabilir. Barındırdığı doğal güzelliklerin bozulmaması adına koordinatları tam olarak veremiyorum ancak bu güzellikleri paylaşmamak elde değil

 

 

Sonbaharda başlayan yağmurlarla birlikte, Küçükerenköy’ün güneyinde sakin sakin akmaya başlayan bir dere var. Bu kurak coğrafyada bunun gibi kaç yer var bilinmez ancak “Derecik”i keşfetmek tam bir macera.

Bundan birkaç yıl önce, zamanımın çoğunun Küçükerenköy’de geçtiği zamanlarda, av merakıyla sabahın köründe uyanıp saatlerce yürüdüğüm ancak çoğu kez olduğu gibi gargılığımda tek bir sofralık lezzetin olmadığı güneşli Pazar günlerinden biriydi.

Dağların alt kesimlerindeki derelerin içinde sarmaşıklar ve azganların arasında harap olmaktan bıkmış, kendimi deniz seviyesinden uzaklaşmak adına dağların eteklerine atmak için yüzümü güneye dönüp tırmanmaya başlamıştım. Yorgunluktan farklı bir trans hali içindeyken, dağın başındaki kayaların arasında uçan fassaların büyüsüne kapılarak kendime bir yol belirlemiştim.

 

‘ŞIRILTI’ SESİ

Az gidip uz gittikten, derelerden sakınıp bir tepe düz gittikten sonra “çıkmaz sokağa” geldiğimi sanmıştım ki o ‘şırıltı’ sesini duydum.  Bir yığın taşın arasından akan bir su. İşte bu, derenin görülmeye değdiği kısmın başlangıcıydı.

Girişinde bulunan ağaçlarla adeta gizlenmiş giriş kısmını aşınca, bambaşka bir dünyaya adım atıyorsunuz. Sağ ve solunuzdan yükselen kayalar, yağmur sularını emip yer yer terleyerek derenin yaşamına katkısını ellerinden geldiğince yapıyor.

Aşağıdan bakıldığında, akan suyun verdiği şekille kayaların dev bir zigzagı oluşturduğunu görmek mümkün. Her bir aşamanın ardından farklı bir sürprizle karşılaşıyorsunuz. Alt kısımlarda duvar gibi yükselen iki kayanın altında yemyeşil bir bitki ve yosun örtüsü ve bitki örtüsünün arasından akan su.

Derenin ve coğrafyasının büyüsü, son birkaç senedir ziyaret etmediğim bölgeye beni bir mıknatıs gibi çekti. Yakın arkadaşlarımdan birinin uzun uğraşlarının ardından tadilat ettiği evi sayesinde bölgede yeniden konuşlanma fırsatını buldum. İlk yaptığım iş, bölgede hafta sonlarını geçiren birkaç arkadaşla birlikte “dere”yi ziyaret etmek oldu. Henüz yağmur yağmamasına ve derenin akar durumda olmamasına rağmen hayretlerini gizleyememişlerdi. Birkaç ziyaretin ardından, “bu güzellikleri paylaşmalıyım” düşüncesi ile bu kez fotoğraf makinemi de yanıma alarak “Derecik”e gittim.

Derenin kaynağının dağın yukarı kısımlarında bulunan bir pınar olduğu söyleniyor. Hatta bölge sakinleri, dağın en üst kısmında bir manastırın olduğundan bahsediyor. Manastırı veya pınarı göremedim ancak Kıbrıs üçlülerinde pek de fena sayılmayacak güzellikte şelalecikler, akan suyun biriktiği ve ilkbaharın sonuna doğru sivrisinek larvalarının fink attığı küçük havuzlar, kayalara sıkı sıkı tutunmuş endemik bitkiler hatta bir sarkıt, sarkıttan damlayan suyun oluşturduğu bir de dikit gördüm.

 

Zorlu parkurlar ve başlangıç

Temel sayılacak derecede dağcılık bilgisi olan herkesin çıkabileceği zorlu parkurların bittiği yerde, derenin güzergâhında oluşmuş, basamağı andıran şekilde yukarıya doğru dizilmiş havuzlardan sonra, akarsuyun yerüstünden süzüldüğü “başlangıç” noktasına varıyorsunuz.

Benim için sabahın körü sayılabilecek bir saatte, güneşin açısı ile birlikte kayaların gölgeleri ve üzerindeki göz kamaştırıcı aydınlıklar arasında bir gözüm vizörde, sağ işaret parmağım deklanjörde… biraz sürat, biraz diyafram ayarı… geniş açı, zoom ve makro derken işte bu görüntüler ortaya çıktı. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 617 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler