1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. CUMHURBAŞKANLIĞI YENİDÜZEN'DE ÇIKAN YORUMLARI YANITLADI
CUMHURBAŞKANLIĞI YENİDÜZENDE ÇIKAN YORUMLARI YANITLADI

CUMHURBAŞKANLIĞI YENİDÜZEN'DE ÇIKAN YORUMLARI YANITLADI

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Osman Ertuğ yazılı açıklama yaptı: 'SÜREÇ ÇÖKERSE SORUMLU BİZ DEĞİLİZ'

A+A-

 

 

 

'SÜREÇ ÇÖKERSE SORUMLU BİZ DEĞİLİZ'

 

YENİDÜZEN Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Cenk Mutluyakalı ve Kanal Sim Genel Yayın Yönetmeni Sami Özuslu’nun Birleşmiş Milletler’e çok yakın, güvenilir bir kaynaktan elde ettiği bilgileri köşe yazılarında ortaya koymasının ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Osman Ertuğ yazılı açıklama yaptı. Ertuğ sürecin çökme noktasına geldiği,  bunun önemli bir sorumluluğunun da Kıbrıs Türk liderliğine ait olacağı iddiasının gerçeği yansıtmadığını dile getirirken, gelinen noktada sorumluluğun Kıbrıs Türk tarafında olmadığının Ban Ki Moon tarafından kendilerine gönderilen mektupta dile getirildiğini iddia etti

Eleştirileri koordineli bir karalama kampanyası olarak nitelendiren Ertuğ, "Söz hürriyeti ve eleştiri hakkını demokratik yaşamımızın vazgeçilmez bir unsuru olarak görmekle birlikte, bunların, müzakere sürecinde ayak sürüdüğü aşikar olan Kıbrıs Rum tarafına yönelik olmaması, daha da önemlisi, özde, bu eleştirilerin gerçeği yansıtmaması üzücüdür" ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk tarafının 2'nci Greentree toplantıları öncesinde, esnasında ve sonrasında yapıcı davranan, esneklik gösteren ve öneri sunan taraf olduğuna işaret eden Ertuğ, bu davranışın Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluluktan takdir gördüğünü vurguladı.

 

“SORUMLULUĞUN KIBRIS TÜRK TARAFINDA OLMADIĞI BELİRTİLMİŞTİR"

Ertuğ açıklamasında, "Sayın Genel Sekreter'in Greentree 2. zirvesi için gönderdiği davet mektubunda belirlediği 3 ana konuda Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyduğu öneriler BM tarafından olumlu bulunmuş, tıkanıklık yaşanan diğer bir konuda ise sorumluluğun Kıbrıs Türk tarafında olmadığı belirtilmiştir" dedi.

Buna rağmen Greentree'ye 4 "hayır"la gelen Kıbrıs Rum tarafının aynı tutumu burada da sürdürdüğünü ifade eden Osman Ertuğ, Hristofyas'ın Ada'ya döndükten sonra da bir şey vermeden döndüğünü gururla açıkladığını belirtti.

 

GÜNEY’İ SUÇLADI

Ertuğ, BM'nin taraflar arasında teati edilmesini öngördüğü vizyon kağıdını bile hala Kıbrıs Türk tarafı ile teati etmeyen Rum tarafının, bunu basına sızdırarak herhangi bir esneklik gösterme ihtimalini kendi kendinin elinden aldığına ve gerçekleri çarpıtarak seçim malzemesi haline getirdiğine işaret etti.

Sözcü Ertuğ, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Hal böyle iken, görüşmelerde yaşanan zorluklardan Kıbrıs Türk tarafını sorumlu tutmak yanlıştır ve büyük bir haksızlıktır. "Görüşmeler çöker ve biz de altında kalırız" şeklinde felaket senaryoları üretmek bu sürece sadece zarar verir. Bir taraf her türlü uzlaşmazlığı sürdürüp bundan siyasi çıkar sağlamaya çalışırken, diğer tarafı sürece ve uzlaşıya mahkum tarafmış gibi göstermek, arzulanan adil ve kalıcı uzlaşı hedefine de hizmet etmeyecektir. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımız'dan önceki dönemde sürdürülen bu yaklaşım herhangi bir sonuç vermemiş olup halkımız bunu çok iyi bilmekte ve değerlendirmektedir"

 

GEREKLİ OLAN SİYASİ İRADEYİ GÖSTERMEK

Sözcü Ertuğ, Kıbrıs sorununda çözüm için gerekli olanın teknik detaylarda anlaşmak değil, siyasi iradeyi göstermek olduğunu vurgulayan Kıbrıs Türk tarafının bu konuda da BM Genel Sekreteri'yle aynı görüşte olduğuna ve Cumhurbaşkanı'nın da bunu sık sık dile getirdiğine vurgu yaptı.

Kıbrıs Türk tarafını "detaylara boğulmakla" suçlamak kadar yanlış ve yanıltıcı bir iddia olamayacağını belirten Ertuğ, "Kıbrıs Türk tarafı vatandaşlık konusunda olsun, mülkiyet konusunda olsun istenen verileri sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir. Eğer detaydan kastedilen bu ise, bu da iddiayı yapanların somut veri sağlamakla konuyu detaya boğmak arasındaki farkı anlamadıklarını gösterir" dedi.

Ertuğ, Kıbrıs Türk tarafının diğer yandan da büyük resme bakmaktan hiç geri kalmadığını vurguladı.

 

TOPLAM RAKAM ÜZERİNDE DURULDU

Sözcü Osman Ertuğ açıklamasında, "Nüfus konusuna Rum tarafının talep ettiği gibi insanların doğduğu yere bakarak ayrımcılık yapmamış, toplam rakam üzerinde durmuştur. Bunun doğru yaklaşım olduğu BM tarafından defatle vurgulanmıştır. Mülkiyet konusunda ise ortak bir anlayış belgesi önermiş, önemli olanın rakamsal yaklaşımlar değil, ilke ve kriterlerde anlaşmak olduğunu savunmuştur. Diğer ana konu olan yürütmenin seçimi konusunda ise yaşanan tıkanıklığı aşmak için çeşitli öneriler yapmıştır. Öneriler, bugünün gerçeklerini yansıtmak yanında, ileriye dönük vizyon içeren bir niteliğe sahiptir" ifadelerini kullandı.

Buna rağmen Rum tarafının her 3 konuda bilinen görüş ve pozisyonlarından gerilemediğini, uzlaşı doğrultusunda kayda değer bir adım atmadığını belirten Ertuğ, Rum tarafının bunun yerine bir suçlama oyununu tercih ettiğini söyledi.

Ertuğ, "Güney'de hüküm süren seçim atmosferini de işine gelen bir bahane olarak kullanan Rum tarafının bu oyununa gelinmemesi ve masada elimizi zayıflatacak söylemlerden kaçınılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 811 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler