1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN

Türkiye’de gündem, Ak Parti’nin 4. Olağan kongresi. Kongre, hem birçok çarpıcı ilke sahne oldu, hem de önümüzdeki yılların siyasi atmosferine ilişkin son derece önemli mesajlar verdi. Birçok televizyon kanalının gün boyu özel canlı yayınlarl

A+A-

 

Türkiye’de gündem, Ak Parti’nin 4. Olağan kongresi.

Kongre, hem birçok çarpıcı ilke sahne oldu, hem de önümüzdeki yılların siyasi atmosferine ilişkin son derece önemli mesajlar verdi.

Birçok televizyon kanalının gün boyu özel canlı yayınlarla izlediği kongrenin odağında doğal olarak Erdoğan vardı.

2023 hedefine odaklanan kongre konuşmasında Erdoğan, açık şekilde Cumhurbaşkanlığı hedefini de belirginleştirdi.

Bunu yaparken, sadece kendisinin köşke çıkması hedefiyle değil, “partili cumhurbaşkanı” tartışması gündemini de getirerek, köşkün sadece Erdoğan’dan ibaret olmayacağının sinyallerini verdi.

“Bu bir veda değildir” diyen Erdoğan, parti tüzüğü gereği son kez genel başkanlığa aday olmasına karşın, bundan sonraki görevleri yerine getirirken, partisinden ayrılmayacağını anlattı.

Yani Erdoğan köşke çıkarken, parti içinde liderlik boşluğu yaratılmasının önüne geçilip, partinin bütün organlarıyla yapılandırılarak, bu yeni sürece hazırlanmasının hedefte olduğu anlaşılıyor.

Ve tabii ki, köşkteki Erdoğan’ın, yalnız bir Erdoğan değil, arkasında güçlü hatta daha güçlü siyasi desteği olan bir Erdoğan olması da hedefleniyor.

Kongre boyunca hem davetlilerin sözleri, hem de salonun baştan sona nabzı, İslamiyet üzerinden Ortadoğu odaklı mesajlarla doluydu.

Üslubu, 2 buçuk saat süren konuşmasında güçlü hitabeti, izleyenleri kilitledi.

Muhteşem bir sahnede konuşan Erdoğan, hem verdiği mesajlar, hem de atmosfer üzerinden muazzam bir gövde gösterisi yaptı.

Dev led ekranlar ve 30 bin kişilik izleyici kapasitesi yanında, 200 kişilik yabancı konuk listesi de son derece ilgi çekiciydi.

Konuşması boyunca alıntılar yaptı, Erdoğan. Şiir okudu.

Necip Fazıl’dan Nazım Hikmet’e, Osmangazi’den Mustafa Kemal’e kadar geniş bir yelpaze açtı.

Şüphesiz, en çok dikkat çeken kongre mesajları arasında, konuşmasına yer almayan ama salona yazılı olarak dağıtılan 63 maddelik hedefler listesiydi.

Bu listede AB hedefi, tek cümleyle sadece hedef olduğu teyit edilmekle yetinildi.

Ama bilimden teknolojiye, sosyal devlet kurgusundan, savunma politikalarına kadar teferruatlı bir yol haritası dikkat çekiciydi.

Erdoğan konuşmasında, 2023 hedefini vurgularken, gelecek kuşaklar için de yeni bir hedef koydu.

2071…

Bu kongrenin açık ve saklı mesajları önümüzdeki günlerde de çok konuşulacak.

Ama önümüzdeki yıllarda da Erdoğan ve siyasetinin sadece Türkiye’de değil, dünyada da çok konuşulacağı açık.

Bu süreç, sadece sıradan bir iktidar partisinin süreci, sadece bir ülke siyasetini kurgulayan anlayışı değil, yakın coğrafyası başta olmak üzere, etkinlik alanlarını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen yeni bir dönemin de temsilcisi.

Daha da ötesi, dışarıdan gelecek herhangi bir olağan dışı müdahale olmaması halinde, şimdiki haliyle Türkiye’deki muhalefet ve siyaset atmosferinin Ak Parti ve Erdoğan siyasetine alternatif yaratabilmesi oldukça zor görünüyor.

Bu tek adamlık ya da dikatatöryel rejim olgusunu pekiştirebilir ancak Türkiye siyasi tarihinin uzun zamandır görmediği güçlü bir siyasi kimlikle karşı karşıya olunduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Bundan sonraki on yılları doğrudan etkileyecek bir siyasetle karşı kaşıya olunduğu gerçeği de değişmiyor.

**

CTP yaşadığı MYK krizini karşılıklı anlaşmayla şimdilik atlatmış görünüyor.

Demokrasi olgusu açısından oldukça kötü bir örnekle olsa da şimdilik saflar belirlendi ve gelecek için hedef konuldu.

CTP’nin bundan sonra yapması gereken, açık yol haritası ve politikalarını halkın karşısına koyabilmektir. Bunu yaparken slogansı vaatlerden, gürültülü eleştirilerden öte, bir reform hedefinin yerleştirilmesi ve buna hazırlanması gereklidir.

Benim ilgilendiğim, eşel mobilin devam edip etmeyeceği, 13. Maaşın kaldırılıp kaldırılmayacağı değil.

Kıbrıs sorununa çözüm hedefini de duymak anlamsızdır.

Bugün açık olan şu ki, hem mevcut sistemin miadını doldurduğundan, hem de Türkiye başta olmak üzere yakın coğrafyamızdaki köklü değişiklikler daha evrensel siyaseti zorluyor.

Bugün hükümet hedefi koymanın ötesinde, sistemin dışına çıkıp, yeni dünya koşullarında bir ülke reforme edebilmektir, şart olan.

Şart olan, çözüm temennisinin ötesinde kendisini yaratabilme erkinin bir ucundan tutabilmektir.

Etrafındaki bütün siyasi aktörler güçlü ve vizyon içeren siyaset yürütürken, kendi içinden çıkamayan bir yapı, ancak ya yamalanıp biat eder ya da bir köşede sadece kendisinin duyduğu şekilde söylenir.

Bugün tam da bu ikisinin ortasındayız. 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 631 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler