1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. CTP'DEN UBP'YE...
CTPDEN UBPYE...

CTP'DEN UBP'YE...

CTP-BG Genel Sekreteri Asım Akansoy, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı Kıbrıs görüşmelerinde “bonkör” olmakla suçlayan UBP Genel Sekreteri Ertuğrul Hasipoğlu’na, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun seçilir seçilmez BM Genel

A+A-

 

 

CTP-BG Genel Sekreteri Asım Akansoy, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı Kıbrıs görüşmelerinde “bonkör” olmakla suçlayan UBP Genel Sekreteri Ertuğrul Hasipoğlu’na, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun seçilir seçilmez BM Genel Sekreteri’ne verdiği taahhüdü hatırlattı. CTP-BG Genel Sekreteri’nin Hasipoğlu’nun dün yaptığı açıklamaya yanıtının tam metni şöyle;

 

 

"UBP Genel Sekreteri Ertuğrul Hasipoğlu, Kıbrıs Sorunu’na çözüm bulunması hedefiyle devam eden müzakere sürecinde içine girilmiş bulunan tıkanıklığı gizleme gayretiyle Kıbrıs Türk halkını yeniden ‘uzlaşmaz taraf’ sandalyesine oturtmaya çalışıyor.

Müzakereleri devraldığı günden bugüne hiçbir olumlu gelişme kaydedememiş olan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun seçim sürecinde söylediklerini hatırlatan Hasipoğlu, 2. Cumhurbaşkanı Sayın Mehmet Ali Talat’ı da ‘bonkör’ olmakla suçluyor.

Sayın Hasipoğlu şunu çok iyi bilmelidir ki, siyasette söylenenler kadar altına imza konulan belgeler muteberdir.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, daha seçilir seçilmez BM Genel Sekreterine ve Kıbrıs Türk halkına yani tüm dünyaya, Mehmet Ali Talat’ın bıraktığı yerden müzakereleri sürdüreceğini, 23 Mayıs ve 1 Temmuz mutabakatına bağlılığını ve Temmuz 2012 öncesinde bir çözümü hedefleyeceğini resmen deklare etmiştir. Biz bu taahhüdü, sırf Sayın Hasipoğlu unuttu diye, unutacak değiliz. Dahası, Sayın Cumhurbaşkanı bu taahhüdüne bağlılık konusunda kendini sorumlu ve yükümlü hissetmiyor diye biz de onu bu sorumluluktan arınmış saymayacağız.

Siyasi ahlakın ölçütü söylenenlere, daha da önemlisi altına imza atılmış belgelere sadakattir. Bizim Sayın Cumhurbaşkanı’ndan beklediğimiz de budur. Kıbrıs Sorununun çözümünde belirleyici olacak parametrelerin dışına kayma çabasından en büyük zararı Kıbrıs Türk halkı görür. Bu nedenle, halkımızın daha derin çıkmazlara sürüklenmesine, sırf Ertuğrul Hasipoğlu istedi diye, göz yummamız söz konusu olamaz.

Sayın Hasipoğlu, Kıbrıs Türk halkının gerçekleri gördüğünü ve yaşadığı coğrafyaya sahip çıkmakta kararlı olduğunu söylüyor. Bu konuda yıllardır mücadele eden, ülkesine, geleceğine, kendi kendini yönetme ve dünyaya bağlanma yani çözüm hakkına sonuna kadar sahip çıkma çabası içinde olan Kıbrıs Türk halkını Sayın Hasipoğlu daha yeni anlamaya başlıyor demektir. Halkımız yurduna tutunmak ve güvenli bir geleceğe ulaşmak için yıllardır inançlı bir çaba sergilerken, Sayın Hasipoğlu da sürekli adres değiştirerek kendi siyasi yaşamını güvence altına almakla meşguldü. Hal böyleyken Ertuğrul Hasipoğlu Cumhuriyetçi Türk Partisi’ni geçmişten ders almamakla suçlayacak son kişi bile olamaz.

CTP-BG, yıllardır Kıbrıs Sorunu’nun karşılıklı kabul edilebilir bir federal çözüme ulaştırılması için mücadele etmektedir. Bu mücadele hedeflerimiz doğrultusunda tüm ulusal ve uluslararası unsurlarla birlikte kararlılıkla devam ediyor. Bizim göz göre göre UBP’nin halkımızı uçuruma sürüklemesine izin vermemiz mümkün değildir. Bizden beklenen Sayın Hasipoğlu’nun gösterdiği yoldan gitmekse bu yolun sonunun neresi olacağı belli değildir.

CTP-BG Kıbrıs Türk halkının geleceğinin çözümde olduğunu görüyor ve bu uğurda engel tanımadan yoluna devam ediyor.

Nereden gelirse gelsin, çözümü geciktirecek her türlü müdahaleye karşı durmaya ve halkımızı güvenli bir geleceğe taşımak için uğraşlarımıza devam edeceğiz."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 889 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler