1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. CTP'DEN HÜKÜMETE VE EROĞLU'NA
CTPDEN HÜKÜMETE VE EROĞLUNA

CTP'DEN HÜKÜMETE VE EROĞLU'NA

Özkan Yorgancıoğlu’ndan hükümet ve Eroğlu’na: “İSTİFA EDİN” “Gazete görünümlü bir takım araçlarla CTP-BG’ye ve kadrolarına haksız ve onursuz saldırılarda bulunulduğu artık tüm kamuoyunun malumudur. Bu derin ittif

A+A-

 

 

Özkan Yorgancıoğlu’ndan hükümet ve Eroğlu’na:

“İSTİFA EDİN”

 

 “Gazete görünümlü bir takım araçlarla CTP-BG’ye ve kadrolarına haksız ve onursuz saldırılarda bulunulduğu artık tüm kamuoyunun malumudur. Bu derin ittifakı kimlerin beslediği, aralarında nasıl bir işbirliği bulunduğu, devlet olanaklarının bu ilişkilerin devamında nasıl seferber edildiği, son yaşananlarla net biçimde ortaya çıkmıştır.”

 “Son yaşanan sahte imzalı belge olayı bir kez daha içinde bulunduğumuz düzenin deşifresini  sağlamıştır. Bahsi geçen belgedeki imza sahte veya taklit olabilir. Ancak belgenin içeriği gerçektir ve Kıbrıs Türk Halkı yıllardır bu belgede sıralanan kurallara bağlı olarak yönetilmeye çalışılmaktadır. UBP’nin Kuzey Kıbrıs’ta yarattığı düzen, imzası sahte dahi olsa, bu belgede sıralanan kurallara göre şekillendirilmiştir. Halkımıza ait bütün kurumlar, varlıklar ve değerler, bu belgedeki hareket tarzına dayalı olarak”

Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, UBP Hükümeti ile Cumhurbaşkanı Eroğlu’na, yeni yasama yılının başında istifa ederek, yeni bir dönemin başlangıcını yapmaları çağrısında bulundu. Yorgancıoğlu, sahte belge olayına işaret ederek, “ülkede yıllardır devam eden yapısal sorunların kaynağı demokratik ve adil olmayan yönetim biçiminin nasıl oluşturulduğunun içinde bulunulan dönemde ayan beyan ortaya çıktığını” savundu.

“UBP DEMOKRASİDE AĞIR KAYIPLAR YAŞATTI”
CTP Genel Başkanı Yorgancıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıslı Türklerin demokrasisine ağır kayıplar yaşattığını ileri sürdüğü UBP’nin, geçmişte kendinden olmayanlara yaşattığı zulmü bugün kendinden saydıklarına yaşattığını, gücünü korumak için yurttaşlar arasında ayırım yapmaktan geri durmadığını savundu. Yorgancıoğlu, “Halk desteğini yitirdikçe yeni ve usulsüz yurttaşlıklarla demografik yapımızı değiştirmeyi göze alan, kamu kaynaklarını kendi siyasi yararı doğrultusunda har vurup harman savuran UBP, ekonomik olarak Türkiye’ye bağımlı hale getirdiği ülkemizi adeta siyasi, kültürel ve sosyal bir vesayet altına sokmaktan ötürü en küçük bir rahatsızlık dahi duymamaktadır” iddiasında bulundu.

“KİRLİ İLİŞKİLER BİRBİRİ ARDINA GÜN IŞINA ÇIKIYOR”

CTP-BG’nin hükümette bulunduğu sınırlı zamanlarda giriştiği UBP hasarlarını giderme çabalarının her seferinde misliyle geriye götürüldüğünü ileri süren Yorgancıoğlu, yeniden hükümete gelen UBP’nin, her seferinde ülkede çok daha büyük hasarlara yol açtığını savundu.“UBP kurultayı vesilesiyle yıllardır yaşanan ve bizim de karşısında mücadele verdiğimiz kirli ilişkiler bugün birbiri ardına gün ışığına çıkmaktadır. Halkımız, her geçen gün bu olaylarla biraz daha sarsılmaktadır” diyen Yorgancıoğlu, “sahte imza skandalına adı karışanların ülkenin en tepesindeki kişinin 30 yıldır en sadık hizmetkarı ve hatta müritleri olduğunu” öne sürdü. Yorgancıoğlu; “Cumhurbaşkanı Eroğlu, bu insanlara kol kanat gerdiği için öncelikle halktan özür dilemeli ve bu ayıbı bir nebze olsun temizleyebilmek için derhal istifa etmelidir” dedi. Yorgancıoğlu, söz konusu belgedeki imzanın sahte veya taklit olabileceğini ancak belgenin içeriğinin gerçek olduğunu ve Kıbrıs Türk halkının yıllardır bu belgede sıralanan kurallara bağlı olarak yönetilmeye çalışıldığını iddia etti.
 Açıklamanın tam metni ise şöyle: “
Ülkemizde yıllardır devam eden yapısal sorunların kaynağını olan demokratik ve adil olmayan yönetim biçiminin nasıl oluşturulup sürdürüldüğü, içinde bulunduğumuz dönemde ayan beyan ortaya çıkmaktadır. Kıbrıslı Türklerin demokrasisine sürekli ağır kayıplar yaşatan UBP, geçmişte kendinden olmayanlara yaşattığı zulmü, bugün kendinden saydıklarına yaşatmaktadır.  21 Ekim’de gerçekleşecek kurultaya yönelik hazırlıklarını sürdüren bu partinin doğasında Kıbrıslı Türkleri UBP’li–UBP’li olmayan, ya da yurtsever–hain olarak kamplara bölmek zaten vardı. Ancak bugün bu çatışmacı ve ayrımcılığa dayalı yaklaşımı kendi partilileri arasında da en acımasız biçimde ortaya koyması, UBP’nin toplum çıkarlarını zerre kadar gözetmediğinin en somut göstergesidir. Kıbrıslı Türklerin kendi yönetim yapısının oluştuğu günden bugüne geçen sürenin çok büyük bölümünde hükümette bulunan UBP, bu gücü korumak için yurttaşlarımız arasında ayırım yapmaktan geri durmamıştır. Halk desteğini yitirdikçe yeni ve usulsüz yurttaşlıklarla demografik yapımızı değiştirmeyi göze alan, kamu kaynaklarını kendi siyasi yararı doğrultusunda har vurup harman savuran UBP, ekonomik olarak Türkiye’ye bağımlı hale getirdiği ülkemizi adeta siyasi, kültürel ve sosyal bir vesayet altına sokmaktan ötürü en küçük bir rahatsızlık dahi duymamaktadır. CTP-BG’in hükümette bulunduğu sınırlı zamanlarda giriştiğimiz “UBP hasarlarını giderme çabalarımız” her seferinde misliyle geriye götürülmüştür. Yalanlarla yeniden hükümete gelen UBP, her seferinde ülkede çok daha büyük hasarlara yol açmıştır. Türkiye’nin teknik ve politik vesayeti altına girmiş olmayı “iyi ilişki sahibi olmak” olarak niteleyen ve Kıbrıs Türk Halkı’nın iradesini hiçe saymayı marifetmiş gibi gören bu anlayış, halkına sırtını dönerek derin bir ihanet içinde gününü gün etmeye çalışmaktadır. UBP kurultayı vesilesiyle yıllardır yaşanan ve bizim de karşısında mücadele verdiğimiz kirli ilişkiler bugün birbiri ardına gün ışığına çıkmaktadır. Halkımız, her geçen gün bu olaylarla biraz daha sarsılmaktadır. Kurultay’dan ötürü birbirine düşen UBP’liler, 30 yıldır halının altına süpürdükleri pislikleri, “birbirlerini yemek amacıyla” bir bir ortaya dökmektedir. Kıbrıs Türk Halkı bu rezilliğe daha fazla katlanmak zorunda kalamaz. Son yaşanan sahte imza skandalına adı karışanlar, bu ülkenin tepesindeki kişinin 30 yıldır en sadık hizmetkarı ve hatta müritleridir. Cumhurbaşkanı Eroğlu, bu insanlara kol kanat gerdiği için öncelikle halktan özür dilemeli ve bu ayıbı bir nebze olsun temizleyebilmek için derhal istifa etmelidir.  UBP Kurultayı vesilesiyle büyüyen Eroğlu-Küçük çatışması, insanımızın adeta midesini bulandırmaktadır. Halkımızın ne Eroğlu’na ne de İrsen  Küçük’e bir saniye bile tahammülü kalmamıştır. UBP kurmayları, yıllar boyu muhalefete karşı uyguladıkları her türlü acımasız yöntemi, bu kez koltuk hırsıyla birbirlerine karşı uygulamaya koymuşlar ve bu kez suçüstü yakalanmışlardır. Özellikle sahte belge skandalının ortaya çıkışı, bir başka derin ilişki ağını da açık biçimde deşifre etmiştir. RHA plakalı araçların kimlere haber ve karalama amaçlı veri temin ettiği artık Kıbrıs Türk Halkı’nın gözleri önündedir. Gazete görünümlü bir takım araçlarla CTP-BG’ye ve kadrolarına haksız ve onursuz saldırılarda bulunulduğu artık tüm kamuoyunun malumudur. Bu derin ittifakı kimlerin beslediği, aralarında nasıl bir işbirliği bulunduğu, devlet olanaklarının bu ilişkilerin devamında nasıl seferber edildiği, son yaşananlarla net biçimde ortaya çıkmıştır.  Son yaşanan sahte imzalı belge olayı bir kez daha içinde bulunduğumuz düzenin deşifresini sağlamıştır. Bahsi geçen belgedeki imza sahte veya taklit olabilir. Ancak belgenin içeriği gerçektir ve Kıbrıs Türk Halkı yıllardır bu belgede sıralanan kurallara bağlı olarak yönetilmeye çalışılmaktadır. UBP’nin Kuzey Kıbrıs’ta yarattığı düzen, imzası sahte dahi olsa, bu belgede sıralanan kurallara göre şekillendirilmiştir. Halkımıza ait bütün kurumlar, varlıklar ve değerler, bu belgedeki hareket tarzına dayalı olarak, UBP’nin iktidarı için tüketilmiş ve yoklukla malul hale getirilmiştir.  Adı geçen belgedeki imzayı İrsen Küçük şahsen atmamış olabilir. Ancak belge gerçektir ve altında UBP imzası vardır. Dünüyle ve bugünüyle UBP, bu sahte imzalı belgenin hazırlayıcısı ve uygulayıcısıdır. Bunun sorumluluğundan ne Eroğlu’nun, ne de İrsen Küçük’ün kurtulma olasılığı bulunmaktadır. Dün bu belgedeki görüşlere göre halkımızın bir kısmına Kuzey Kıbrıs’ta yaşama şansı bırakmayanlar, bugün kendi partililerine de bildik yaklaşımlarıyla acı vermeye çalışmaktadırlar. Ancak biz 21 Ekim’in ardından, UBP’nin yine halkına yöneleceğini biliyoruz. Demokratik olarak bitmiş bulunan iktidarlarını halka rağmen sürdürebilmek için bu belgedeki hareket tarzıyla hareket edecekleri bellidir.  CTP-BG bu ülkedeki hiç bir karanlık ilişkiye, hiçbir anti-demokratik yapılanmaya pabuç bırakmayacaktır. CTP-BG kadroları bu kirli düzenin en büyük mağdurları oldukları gibi, aynı zamanda temizleyicisi de olacaklardır. Derviş Eroğlu ve İrsen Küçük, yarattıkları sahte iktidarın enkazı altında kalmıştır. Halkımızın gözünde daha fazla değersizleşmeden derhal istifa etmelidirler. UBP Hükümeti ve Derviş Eroğlu, Cumhuriyet Meclisi’nin yeni dönem açılışının yapıldığı bugünde, yeni bir dönemin başlangıcını istifa ederek yapmalı ve erken seçimin önü açılmalıdır. Aksi takdirde bizler bunun gerçekleşmesi için gerekli olan tüm girişimleri yapmaya, bu onurlu görevi halkımız adına ve mutlu yarınlara ulaşmak için yerine getirmeye dün de hazırdık, bugün de hazırız.”

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 546 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler