1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. CTP NeYapmalı? (2)
CTP NeYapmalı? (2)

CTP NeYapmalı? (2)

Önceki hafta CTP ne yapmamalı ile başlamıştım. Geçen hafta CTP ne yapmalı sorusuna yanıt aramıştım. Bu konuya devam etmek istiyorum. CTP öncelikle seçmenin karşısına güçlü bir kadro ve güçlü bir dönüşüm programı ile çıkmalıdır. Ülkenin mevcut yapı ile d

A+A-

             

 

Önceki hafta CTP ne yapmamalı ile başlamıştım. Geçen hafta CTP ne yapmalı sorusuna yanıt aramıştım. Bu konuya devam etmek istiyorum.

CTP öncelikle seçmenin karşısına güçlü bir kadro ve güçlü bir dönüşüm programı ile çıkmalıdır.

Ülkenin mevcut yapı ile daha fazla taşınamayacağı ve mutlaka değişmesi gerektiği biliniyor.

Bu değişim ve dönüşümü CTP yapabilir. CTP’nin o bilgi birikimi, yeteneği ve kadrosu vardır. Yeter ki bu kabiliyetini toparlayarak bir tek yöne değişim ve dönüşüme odaklayabilsin. Bunun için de süratle bütün kadrolarının katkı ve katılımı ile hazırlanacak bir değişim ve dönüşüm programını ortak irade haline getirebilsin.

Benim bu aşamada böyle bir program için önerebileceğim noktaların altını çizmek istiyorum.

1-   Vatandaşlık konusu mutlaka yeni bakış açısıyla ele alınmalıdır. UBP’li sayın Bakan’ın “halk bize yetki verdi istediğimiz kadar vatandaş yaparız, size mi soracağız” dayılanması ile bu konu açıklanamaz. Kıbrıslı Türkler ve yıllar önce vatandaş olan ve artık bu ülkenin kalıcı nüfusuna dahil olan çok sayıda yurttaş da yeni vatandaşlık verilmesine karşıdır. Bu nedenle konu insani, vicdani ve uluslararası hukuk çerçevesinde ele alınmalı. Ancak bu aşamada öncelikle Kıbrıs Türk halkının “yok oluyoruz, kendi ülkemizde azınlık durumuna düşürülüyor, artık yeter” çığlığına da kulakları tıkamamalıyız.

2-   Türkiye ile ilişkiler yeni bir zemine oturtulmalı ve “ana-yavru edebiyatı”ndan kurtarılmalıdır. Bu konuya geçen hafta da değinmiştim. O nedenle kısa geçiyorum.

3-   KKTC yurttaşı tüm gençlerin en yakıcı sorunu işsizliktir. Buna rağmen ülkede gerek çalışma izni ile, gerekse de kaçak olarak onbinlerce kişi çalışmaktadır. Bunu hiç kimse “Kıbrıslılar yalnızca devlet işi ister, özel sektörde çalışmaz, tembeldir” yaklaşımıyla açıklayamaz. Eğer siz ülkenizin giriş-çıkış kapılarını denetlemez, denetleyemezseniz ve her gelene geç derseniz ne kaçak işçiyi, ne çalışma izinlisini ve ne de suç ve suçluyu denetleyemezsiniz. Düşünün bu ülkede yüzlerce mimar, mühendis, muhasebeci, bankacı, turizmci ya da başka meslek sahibi genç insan var. Ama bu sektörlerde çalışan binlerce çalışma izinli genç bulunuyor. Peki bunlara kim, niçin izin veriyor? Bunu anlamak zordur. O nedenle bu sorun enine, boyuna tartışılmalı ve sağlam bir zemine oturtulmalıdır. Öncelik KKTC yurttaşınındır.

4-   Devlet’te isdihdam siyasilerin iki dudağı arasından çıkarılarak, tarafsız bir komisyonun herkese fırsat eşitliği yaratacağı eşit yarışla olmalı ve mutlaka ihtiyaca göre alınmalıdır. Böylece devlette isdihdam baskısı da ortadan kaldırılmalıdır.

5-    Ekonomi yeniden yapılandırılmalıdır. Bu ülkenin ekonomisinin nasıl bir kalkınma modeli ile ayağa kalkacağına bu ülkenin zinde güçleri karar verecektir. Dayatma modeller ve kurumlarımızın elden çıkarılarak ekonominin ayağa kalkması değil, KKTC yurttaşlarının yok olması sağlanır. Bakın bakalım hangi TC kaynaklı büyük yatırımda kaç KKTC yurttaşı çalışmaktadır. Hem yatırım sırasında, hem de yatırım tamamlandıktan sonrasına bakınız. Benim bildiğim örneklerde bu % 10’u geçmez. Belki o kadar bile yoktur. O nedenle Doğru ekonomik modeli, doğru bir zeminde biz uygulamalıyız.

6-   Eğitim reformu çok ama çok önemlidir. Bütün bu söylenenleri alt alta koyarak düşünürsek sağlam bir eğitim reformu yapılmadan bu modellerin tam anlamıyla uygulanamayacağını görürüz. “Eğitim Üretim İçindir” kitabının yazarı, 1970’li yılların ortasında yaşama veda eden 68 kuşağının öncü isimlerinde Harun Karadeniz’i İTÜ’de bir forum sırasında dinleyen biri olarak bu tezi hiç unutamam. Eğitim üretim için yapılır. Bu üretim illa ağır, ya da hafif sanayi olmaz elbette. Hizmet de bir üretimdir. Bizim gibi küçük adalarda kalkınma için hizmet sektörünü seçecekseniz eğitiminizi de ona göre yönlendireceksiniz. Kapsamlı bir eğitim reformu yapılmadan, topyekün kalkınma gerçekleşemez.

7-   Son olarak “temiz toplum” için her türlü tedbir alınmalıdır. Devlet ve kurumlarda yolsuzluk ve usulsüzlüklere bulaşanlar mutlaka yargıya havale edilmeli, bu konudaki dedikodu ve söylentiler sona erdirilmelidir. Ayrıca suç ve suç örgütleri ile belli yerlere yuvalanmış mafya tipi örgütlenmeler dağıtılmalıdır. Toplum mutlaka arındırılmalıdır. KKTC küçük bir ülkedir. Bu ve benzeri ahlak dışı olaylar bu ülkeye onarılmaz yaralar açar. Buna asla izin verilmemelidir. CTP bu konuda da açılım yapmalıdır.  

Sonuç olarak ülkenin temel sorunu olan Kıbrıs sorununun çözümünü başa almak kaydıyla, iç sorunlara kapsamlı çözüm önerileri geliştirmek, bunları öncelikle en geniş katılımla zenginleştirmek ve geniş yığınlarla paylaşarak halka mal etmek CTP’nin en temel görevidir.

Dikkat ederseniz tarım, hayvancılık, sağlık, ulaştırma, haberleşme gibi öteki temel konulara burada yer vermedim.

Bence yukarıdaki konulardaki kapsamlı çözüm önerileri yeterlidir. Çok fazla şey söyleyerek hiçbirinin yeterince anlaşılamamasını değil, üç-beş yakıcı temel konu seçilerek doğrudan bu konuların üzerine gidilmelidir.

CTP bu yönde adım atabilecek yetenek, beceri ve güçlü kadrolara sahiptir. Ayrıca toplumda bu yönde katkı koymaya hazır onlarca demokrat, aydın birikimli yurttaş vardır. Yeter ki bu çağrı onlara en başından yapılsın ve özgürce herkes düşüncelerini söyleyebilsin.

CTP değişim, dönüşüm ve yenilenme programı ile toplumu yeniden ayağa kaldıracak vizyonu yaratabilir. Zaten misyonu da budur.  

                          

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 798 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler