1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. CTP ne yapmamalı?
CTP ne yapmamalı?

CTP ne yapmamalı?

Aslında bugün sizlerle paylaşmak istediğim görüş “ne yapmalı?” idi. Ama ondan önce “ne yapmamalı?” konusundaki görüşlerimi paylaşmanın daha doğru olacağını düşündüm. Bu soruya verilecek yanıt çok karmaşık da değil aslında. Kısaca

A+A-

          

 

Aslında bugün sizlerle paylaşmak istediğim görüş “ne yapmalı?” idi. Ama ondan önce “ne yapmamalı?” konusundaki görüşlerimi paylaşmanın daha doğru olacağını düşündüm.

Bu soruya verilecek yanıt çok karmaşık da değil aslında.

Kısaca CTP, UBP’nin yaptıklarını yapmamalı dersem sanırım olayı özetlemiş olurum.

Yaklaşık 40 yıldır bu ülkeyi yöneten UBP kendine göre bir sistem kurmuştur. Kim ne derse, ne isim takarsa taksın bu sistemin asıl adı “sistemsizlik”tir.

Ülkede sistem yoktur.

Kurulu düzen, ya da UBP’nin kurduğu düzen tamamen onu yeniden sandıktan çıkarma üzerine kurulmuş “çıkar düzeni”dir.

Bu düzenden küçük, büyük hemen herkes nemalanmaktadır.

Bu düzende ideoloji yoktur, fikir üretimi yoktur, üretilen fikre saygı yoktur, üretkenliğe ve verimliliğe değer verme yoktur.

Bu düzende yalnızca karşılıklı çıkarlar vardır.

Seçmen gerçekte haketmediği kimi menfaatler temin ederek, bunları ona sağlayan siyasiye oyunu vermektedir.

Alan memnun, satan memnundur.

Şikayet yoktur.

Demokrasinin gereği bu biçimde yetkiyi alan siyasi de elbette buna uygun icraat yapacaktır.

Bir sonraki seçimde yeniden kazanmak için 5 yıl boyunca “kendi geleceğini garanti altına almaya” çalışacaktır.

Bundan daha doğal bir mekanizma olamaz.

Sevgili dostum Bayram Çelik bu düzene “seçin beni, kurtarayım sizi” adını verdi.

Gerçekten de isabetli bir tanımlama.

Siyasi kapı kapı gezerek oy istemeye gittiği zaman karşılaştığı sorular genellikle bireyseldir.

Siyasi oy istemekte, seçmen de ondan karşılığını istemektedir.

Bu istek eskiden, yani ganimetin bol olduğu dönemlerde arsa, tarla, ev, dükkan gibi maddi varlıklar idi. Şimdilerde öncelik çocuklara devlette iş, kendine de T izni, benzin istasyonu açma izni, kiralık araba izni, kredi ve benzeri avantadan para kazanabileceği avantajlardır. Bunlara yatırım arazisi tahsisi, ekilebilecek tarım arazisi kiralama vb. de dahil edilebilir. Bu gibi avantajları bir biçimde elde edenlerin kaçta kaçının kendisinin kullandığını, kaçta kaçının “hava parası” alarak başkasına devrettiği araştırılırsa sanırım sonuçlar hiç de iç açıcı olmayacaktır.

Bunun yanında devletten bir avantaj yerine o anda alacağı doğrudan para karşılığı oy satan seçmenler de kayıtlara geçmiştir.  

Hemen her seçim döneminde UBP’nin kullandığı yöntemler hemen hemen aynıdır.

Bunlar yanında devlet alacaklarının, belediye seçimleri söz konusuysa belediye alacaklarının oy karşılığı silinmesi, elektrik ve telefon faturalarının ertelenmesi, esnafı yakan resen vergilerin seçim sonrasına ertelenmesi vb. gibi olmadık yöntemler var.

Bunların da yetmediği durumlarda devreye yekün vatandaşlık dağıtımları girer. “Oy karşılığı vatandaşlık” yalnızca KKTC’ye özgüdür. Dünya’nın başka hiçbir ülkesinde böylesine garip bir durum yoktur.  

UBP’nin başvurduğu en önemli yöntem de seçmene doğruları söylememektir. Daha doğrusu yapacaklarını söylememek, seçmenin oyunu alarak iktidara geldiği zaman da bildiğini yapmak UBP’nin karakteridir.

Geçenlerde bir UBP milletvekili ile sohbetimde “gelin erken seçime gidelim, ne yapacaksak halka doğruları söyleyelim, kim kazanırsa da hep beraber bunları yaparak ülkeyi düzlüğe çıkaralım” dediğim zaman bana “e bunu yaparsak kim verecek bize oy?” diye sordu.   

***

Evet bu düzenin kurucusu, geliştiricisi ve yürütücüsü gelmiş, geçmiş UBP iktidarlarıdır. Kimi zaman bu çok ama çok abartılmış muhalefeti meclisi terk etmeye ve seçim boykotuna sürüklemiştir. Kimi zaman da seçim ertesinde oluşturulan meclis araştırma komisyonu raporlarına geçmiştir.

Seçmen de, UBP’li siyasiler de buna alıştı. Her seçim öncesi bunların olacağı biliniyor.

Seçmen de biliyor, seçilmek isteyen de.

Hatta seçim dönemi aldığı söz bir türlü gerçekleşmeyen seçmen, yeni seçimler yaklaştığı zaman “yakında yine gelecen, o zaman ben sana gösteririm” diye tepki koymaktadır. Ama seçim zamanı yeniden söz alarak, oyunu yine aynı siyasiye verdiği de çokça rastlanan birşeydir.

İşte bu düzen UBP’nin düzenidir.

UBP bu düzenden beslenmektedir.

O nedenle CTP asla bu yöntemlerden herhangi birine başvurmamalıdır.

Unutmayın aslı dururken, kopyasına kimse yönelmez.

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1469 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler