1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. CTP Ne yapmalı?
CTP Ne yapmalı?

CTP Ne yapmalı?

Geçen hafta “CTP Ne yapmamalı?” konusunu ele almış ve CTP’nin özetle UBP’nin yaptıklarını yapmaması gerektiğinin altını çizmiştim. Çok sayıda gelen okuyucu yorumlarından bazılarının yazının içeriğini tam anlayamadığı, ya da benim

A+A-

      

 

Geçen hafta “CTP Ne yapmamalı?” konusunu ele almış ve CTP’nin özetle UBP’nin yaptıklarını yapmaması gerektiğinin altını çizmiştim.

Çok sayıda gelen okuyucu yorumlarından bazılarının yazının içeriğini tam anlayamadığı, ya da benim yeterince anlatamadığım sonucuna ulaştım.

Elbette “Ne yapmamalı?” sorusuna yanıt arayan biri devamında “Ne yapmalı?” sorusuna da yanıt arayacaktı. Bazı okurlar bu konuda eleştiri getirmişlerdi. Bugün buna bir yanıt vermek istedim.

Evet CTP Ne yapmalı?

CTP sosyalist bir parti olarak elbette mevcut düzeni değiştirerek yerine yeni bir düzen kurmayı hedeflemektedir.

Bu zor bir görevdir.

Bu biliniyor.

Ama CTP zoru başarmak ve toplumun önünü açmak zorundadır. Halk CTP’yi bunun için desteklemektedir.

Eğer UBP’nin yaptıklarını yaparak düzene uyum sağlayacaksa neden UBP’nin yerine CTP’yi seçsin?

O nedenle ben geçen haftaki yazımı “unutmayın aslı dururken kopyasına kimse yönelmez” diye bitirmiştim.

CTP öncelikle bir değişim programı hazırlamalı ve bunu süratle halkla paylaşmalıdır.

Halka ne yapacağını, nasıl yapacağını, niçin yapacağını, ne zaman yapacağını açık açık anlatmalıdır.

Halka anlatılmadan, halkın onayı alınmadan, kimin, hangi kesimlerin ne gibi kazanımları, ya da kayıpları olacağı onlara açık seçik anlatılmadan yapılacak değişim programı yaşama geçirilemez.

KKTC’de bugün var olan ekonomik yapı sürdürülemez.

Bunu hemen herkes kabul ediyor.

Öyleyse bunun alternatifini mutlaka yaratmamız gerekir.

Bunu UBP yapamaz.

Yaparsa bugünkünden farklı olmaz.

Yani dışarıdan dayatılan paketler yarım yamalak uygulanarak, uygulamadan canı yanan yurttaşa da “ne yapalım bu paketi hazırlayanlar bize dayatıyor, aslında biz de onaylamıyoruz ama paramız yok” derlerse böyle değişim gerçekleşemez.

Bunun adı olsa olsa “yarım yamalak değişim” ya da “günü kurtarma düzeni” olur.

Bugün transferlerle ayakta duran UBP iktidarı bu iktidarı daha fazla taşıyamaz. Bana göre en geç bir yıl içinde bu ülke yeni bir erken seçim yaşayacak.

Başka çare yoktur.

Ama erken seçimin de çare olması için “değişim ve yenilenme programı”nın daha fazla gecikmeden halkın bilgisine sunulması gerekir.

Bu yapılmadan gidilecek bir erken seçimin sonucunu şimdiden kestirmek zordur. Ama böyle durumlar benzer ülkelerde her zaman iktidar partisine yaramaktadır.

Yani hiçbir parti mevcut düzene alternatif yeni bir düzen öneremezse bir okurumun da çok haklı olarak söylediği gibi halk mevcuda sahip çıkar.

O nedenle CTP biraz hızlanmalıdır.

Bu konuda hazırlık yapıldığını biliyorum. Daha fazla gecikmeden “Değişim ve Yenilenme Programı” halka sunulmalıdır.

Zaman daralıyor.

Hem seçim yaklaşıyor.

Hem de toplumun sabrı azalıyor.

Artık somut konuşmak gerekir.

Bunun için de CTP en kısa zamanda halka ne yapacağını, nasıl ve niçin yapacağını ve kiminle yapacağını anlatmalıdır.

Bu programda elbette en çok tartışılan Türkiye ile ilişki biçimi de ele alınmalıdır.

Türkiye ile ilişkiler şimdiki gibi olmamalı.

Bu doğru.

Ama bazı dostların yaptığı gibi herşeyi red ve inkar eden, sonra da “biz Türkiye’nin sınır bekçisiyiz, ödeyecek tabii” deme lüksümüz de yoktur.

Kendi kendimizi yönetmek istersek, önce kendi evimizin içini düzenleyeceğiz.

Türkiye ile ilişkileri de yeni bir zemine oturtacağız.

Bu ikisinin ne birini onun önüne, ne de ötekini öbürünün önüne almamalıyız. Yani hem kendi evimizin içini, hem de Türkiye ile ilişkileri düzenleyeceğiz.

Ana-yavru ilişkisi artık gerilerde kalmalıdır.

Bu ilişki biçimi Kıbrıslı Türk kimliğini erozyona uğratıyor. Bundan süratle kurtulmalıyız.

Bunun için de evet kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratmak zorundayız.

“İşte adalarda, hele ambargolar altında yaşayan bizim gibi küçücük bir adada bu imkansızdır” kolaycılığına yatmamalıyız.

Kadercilik bize göre değil.

Biz devrimciyiz, devrimciliğimizle övünüyoruz.

Öyleyse gereğini yapacağız.

NOT: Bu konuya devam edeceğim.   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 791 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler