1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. CTP GENÇLİK'TEN AKÇA'YA TEPKİ
CTP GENÇLİKTEN AKÇAYA TEPKİ

CTP GENÇLİK'TEN AKÇA'YA TEPKİ

CTP Gençlik Örgütü, TC Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’nın, El-Sen ile hükümet arasında varılan mutabakat ile ilgili sözlerine tepki gösterdi. CTP Gençlik Örgütü Genel Başkanı Ürün Solyalı İmzasıyla gönderilen açıklamanın tam metni şöyle: “Say

A+A-

 

 

CTP Gençlik Örgütü, TC Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’nın, El-Sen ile hükümet arasında varılan mutabakat ile ilgili sözlerine tepki gösterdi. CTP Gençlik Örgütü Genel Başkanı Ürün Solyalı imzasıyla gönderilen açıklamanın tam metni şöyle:

 

“Sayın AKÇA, görev tanımını bilmelidir”

 

“CTP yıllarca, kimse üzerinde tahakküm kurmamak ama tahakküm altına da girmemek konusunda ilkeli bir duruş sergiledi, sergilemeye de devam etmektedir. Gerek dış, gerekse iç politik sorunlarda, kendimizle ilgili kararları bizlerin, Kıbrıs Türk toplumunun, uluslararası değerlere ve işbirliklerine uygun olarak, rasyonel, sürdürülebilir ve uygulanabilir durumda olmalarına önem vererek, alacağımız kararların dış müdahaleden uzak olması konusunda ciddi emek sarfetmiştir ve bunun için çalışmaya devam edecektir.

CTP, Türkiye Cumhuriyeti yönetimi ve KKTC yönetimi arasındaki ilişkinin de yatay ve en saygın düzeyde olmasını, tarihimizin getirdiği değerlere saygı duyarak kurulacak olan ilişkilerin emreden ve emir alan çerçevede olmaması gerekliliğini defaen vurgulamıştır.

UBP Hükümetin beceriksizliği ve öngörme yeteneğinin olmayışı, topluma karşı oynamakta olduğu üç maymun rolü ve Türkiye Hükümeti ile kurmuş olduğu sağlıksız ilişkiler neticesinde ekonomik önlemler altında gelişi güzel ve sistemsiz bir şekilde dayatmakta olduğu tedbirlerin toplumun tüm kesimlerinde olumsuz ve yıkıcı etkileri bir gerçektir. “Ben yaparım olur” mantığı ile hiçbir kesimden fikir almadan, dayattığı yasaları şekillendirmeden, önceki gün verdiği güvence ve sözün tam tersini yapan bir hükümetle karşı karşıyayız. Aylardır tüm toplum kesimlerinden gelen uyarılara rağmen, toplumumuzun öz varlıklarına karşı başlatmış olduğu saldırıyı bir adım daha ileriye taşıyan UBP Hükümeti, özelleştirmeye karşı mücadele veren sendikaların grev kararına yasakla karşılık vermiş, çok geç bir görüşme çağrısı yapmış ve KIB-TEK’in özerk bir yapılanma çerçevesinde toplumsallaştırılması adına zor da olsa bir karar üretmiştir.

T.C. Lefkoşa Büyükelçisi Sayın Halil İbrahim AKÇA’nın son açıklamaları da UBP Hükümetinin, Türkiye Hükümeti ile kurmuş olduğu çarpık ve edilgen ilişkilerin bir sonucu olarak karşımıza çıkmıştır. Bir büyükelçi, görevli bulunduğu yabancı ülke nezdinde kendi devlet başkanını temsil eden en üst düzey diplomattır. Emrindeki elçilik personeli ile çeşitli alanlarda, iki ülke arasındaki ilişkileri yürütür. Hükümetin politikalarını, bulunduğu ülke nezdinde yapacağı girişimler ile paylaşır ve icrai veya emredici herhangi bir faaliyet alanı olamaz.  Yani hükümetinin programınının icra edilebilmesi adına, görevli bulunduğu yerde sevk ve idareci konumunda değildir. Sn Akça, açıklamakta olduğu fikirlerin; TC Hükümetinin mi, yoksa kendi özel fikirleri mi olduğunu, toplumla paylaşmak zorundadır.

UBP’nin, mali ve siyasi konularda hesap verebilirliğine ilişkin zaafiyeti ve kurmuş olduğu ilişki biçimi nedeni, Kıbrıs Türk gençliğinin, UBP hükümetine karşı hiç bir zaman duymadığı güveni başka boyutlara taşımıştır. UBP hükümeti güvenilirlikten ve meşruiyetten uzaktır. Sayın Akça’nın TC Yardım Heyeti’nde bulunduğu görev döneminden itibaren devam eden hegemonyacı tutum ve açıklamaları da Kıbrıs Türk toplumunun Türkiye Cumhuriyeti ile kurmak istediği düzeyli ve saygın ilişkiyi ayaklar altına almakta, değerlerimizi ve yaşam biçimlerimizi sorgulatmakta, varoluş endişemizi körüklemekte ve toplumumuzu küçük düşürmektedir. Bakanlar Kurulu tarafından alınıp, Resmi Gazete’de yayınlanan kararlara, Kıbrıs Türk toplumu tarafından seçilmemiş bir iradenin yani Sayın Büyükelçi’nin müdahale etme hakkı olamaz.

CTP Gençlik Örgütü, Küçük Hükümeti’nin derhal Sayın Büyükelçi’ye gerekli cevabı vermesini, iki eşit ülke arasındaki başbakan ve elçi statüsünün farkını ve ülkemizde bulunduğu makamın görev ve yetkilerini hatırlatmasını; aksi halde Kıbrıs Türk toplumunun iradesini temsil etmeyen bir Başbakan olarak hemen istifa etmesi gerektiğini vurgular.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1305 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler