1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Çözümün Başkanı olacaktı. Cesaret edemedi...
Çözümün Başkanı olacaktı. Cesaret edemedi...

Çözümün Başkanı olacaktı. Cesaret edemedi...

Rum lider Dimitris Hristofyas önceki gün yeniden aday olmayacağını açıkladı. Şubat 2008’de büyük umutlarla aday olan ve “Çözümün Başkanı” olacağını söyleyerek rakiplerini geride bırakan Hristofyas maalesef çözüm için gerekli adımları a

A+A-

 

 

Rum lider Dimitris Hristofyas önceki gün yeniden aday olmayacağını açıkladı.

Şubat 2008’de büyük umutlarla aday olan ve “Çözümün Başkanı” olacağını söyleyerek rakiplerini geride bırakan Hristofyas maalesef çözüm için gerekli adımları atacak cesareti gösteremedi.

Çözüm mümkündü.

Hem de çok kısa sürede mümkündü.

Hristofyas Şubat 2008’de Cumhurbaşkanı seçildiği gün kuzeyde çözüm isteyen Mehmet Ali Talat hala Cumhurbaşkanı koltuğunda oturuyordu ve görev süresinin dolmasına iki yıldan fazla zaman vardı.

Süre fazlasıyla yeterliydi.

Bunu da her iki lider ilk görüşmelerinde teyit etmişlerdi.

Hristofyas önce kendi bölgesinde hem referandum sırasında, hem de sonrasında önceki Cumhurbaşkanı Papadopulos tarafından “şeytanlaştırılan Annan planı”nı zemin almak istemedi.

Sıfırdan yeniden başlamayı daha uygun buldu. Bu zaman kaybı olmasına rağmen yine de 2 yıl yeterliydi.

Çerçeve analaşma, ya da kendi deyimleriyle görüşme zemini 23 Mayıs ve 1 Temmuz 2008 ortak açıklamaları ile netleşti.

Görüşmeler bu zemin temelinde Eylül 2008’de yeniden başladı.

İki lider de cesur davranmış olsaydı çözüm değil aylar-yıllar, belki de birkaç haftada bile başarılabilirdi.

Olmadı.

Uzadıkça uzadı.

Hristofyas her seferinde hükümet ortaklarının hassasiyetlerini öne çıkararak adım atmakta tereddütlü davrandı.

Buna rağmen süreç ağır aksak da olsa ilerledi. Talat’ın ve ekibinin esnek ve başarılı çalışmaları sayesinde özellikle 3 başlıkta önemli ilerlemeler kaydedildi.

Yönetim ve Güç Paylaşımı, Ekonomi ve AB ile İlişkiler başlıkları ufak tefek pürüzler dışında neredeyse tamamlandı.

Toprak en son, Güvenlik ve Garantiler ise önceden anlaşıldığı üzere uluslararası konferans sırasında ele alınacaktı.

Bu durumda Mülkiyet başlığında yeterli ilerleme sağlanmış olsaydı uluslararası konferans çağrılabilecekti.

Bu tesbiti yalnızca ben, ya da benim gibi iyimser düşünen arkadaşlarım yapmadı. Bunu daha önce de bu köşeden özetle aktardığım gibi 6 ay kadar önce Mağusa sohbetlerinde konuşmacı olan Tomazzos Çelebis yaptı. Bilindiği gibi Çelebis, Hristofyas’ın görüşme heyetinin bir üyesidir.

Yukarıda Talat döneminde gelinen son aşamanın özetini aktardım. Şimdi herkes elini vicdanına koyarak yanıt versin. Gerçekten çözüme yakın mıydık, yoksa hala çözümden çok uzakta mıydık?

Olaylara biraz daha yakından bakarsak o dönemde söylenenleri şöyle bir hatırlamaya çalışırsak, “kim neden çözümü gecktirdi?” sorusuna da yanıt buluruz.

Talat’ın Nisan 2010’da seçime giderken hala görüşmeleri sürdürdüğünü ve kendi tarafında “taviz veriyor” diye yaygara koparıldığı günlerde masaya “çapraz oyu da içeren öneri paketi” sunduğunu sanırım hatırlarız.

Buna karşın Hristofyas önceden kabul ettiği “dönüşümlü başkanlığı” da içerecek olan gelinen aşamayı kayda geçirmeyi kabul etmedi. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon bu amaçla Şubat 2010’da Kıbrıs’a geldi ama Hristofyas’ı bir türlü ikna edemedi.

Ban Ki Moon’un da katılacağı ve o güne kadar sağlanan ilerlemelerin açıklanacağı ortak basın toplantısını “açıklanabilecek herhangi bir ilerleme yok” diyerek reddetti. Bunun seçimde Eroğlu’na yarayacağını bile bile bunu söyleyerek BM Genel Sekreterini eli boş gönderdi.

Hristofyas o gün bu ortak açıklamayı yapacak cesareti gösterebilseydi belki de bugün çözümün başkanı olma şansını yakalamış, ya da bu şansı hala taşıyor olabilirdi.

Cesur davranamadı.

Diko, Edek ve Evroko gibi red cephesi partilerinin esiri oldu. Rum tarafındaki çözüm güçlerini birleştirmeyi ve onların lideri olmayı tercih edeceğine, red cephesinin desteğiyle işbaşına gelmeyi ve onlara dayanarak ayakta kalmayı başarı sandı.

Buraya kadar.

Büyük umutlarla geldi.

Yeterince cesur olamadı.

Görev süresince red cephesine teslim oldu.

Red cephesinin önünü açmak için de erken erken veda etti.

“Çözümün Başkanı” olacaktı.

Çözümsüzlüğü daha da pekiştirdi.

 

    

   

  

 

 

 

Bu haber toplam 1582 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler