1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Çöpler yakılarak elektrik üretilecek'
Çöpler yakılarak elektrik üretilecek

'Çöpler yakılarak elektrik üretilecek'

Güngör Katı Atık Alanı’nda çöplerin geçici olarak altı ay süre ile gömülecek olması sivil toplum örgütlerinde endişeye neden oldu. İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Çavuşoğlu ise kalıcı katı artık yönetiminin nasıl olacağı konusunda YENİDÜZEN̵

A+A-

 

 

Güngör Katı Atık Alanı’nda çöplerin geçici olarak altı ay süre ile gömülecek olması sivil toplum örgütlerinde endişeye neden oldu. İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Çavuşoğlu ise kalıcı katı artık yönetiminin nasıl olacağı konusunda YENİDÜZEN’e konuştu

 

“Çöpler yakılarak elektrik üretilecek”

 

Osman KALFAOĞLU

 

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Güngör Katı Atık Alanı’nda toplanacak katı atıkların yakılmak suretiyle elektriğe dönüştürüleceğini, bunun da yakın bir zamanda açılacak ulan uluslararası ihale ile gerçekleştirileceğini söyledi.

Yenidüzen’e konuşan Çavuşoğlu, geçtiğimiz Cuma açılan “Güngör Katı Atık Alanı’na çöplerin geçici olarak altı ay süre ile gömülesi” ihalesinin geçici olduğunu, esas ihalenin bir geri dönüşüm projesi için açılacağını söyledi.  

Çavuşoğlu, çöplerin yakılması suretiyle elektrik elde eden santrallerin Almanya’da şehrin ortasında yer aldığını, filtreleme sistemi nedeniyle duman üretmediğini dolayısıyla çevresel etkileri konusunda herhangi bir endişeye gerek duyulmaması gerektiğini ifade etti. 

 

İKİNCİ BİR “DİKMEN” ENDİŞESİ

 

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’nın, Güngör Katı Atık Alanı’na çöplerin geçici olarak altı ay süre ile gömülesi işi için ihale açması, “ikinci bir Dikmen” yaratılacağı endişelerini beraberinde getirdi. Yenidüzen’e konuşan çevre örgütleri, AB tarafından finanse edilen Güngör Katı Atık Alanı projesinin, ayrıştırma, çöp sularının biriktirilmesi ve arıtılmasını da içerdiğini, ancak açılan ihale ile birlikte, Dikmen Çöplüğü’nde olduğu gibi sadece “vahşi depolama” öngörüldüğünü, bunun da yangın ve patlama riskini beraberinde getirdiğini belirtti.  

 

İHALE ŞARTNAMESİNDE NELER VAR?

 

Önümüzdeki Cuma sonlanacak olan ihalenin şartnamesinde, “Tehlikeli olmayan atıkların bertaraf edilmesi, tehlikeli atıkların geçici depolama merkezinde depolanması, ölü hayvan, mezbaha atıkları ve tıbbi atıkların alan içerisinde ayrı bölümlerde bulundurulması ve kireçle bertaraf edilmesi, yangın ve sel riskine karşı tüm tedbirlerin alınması, çöp alanının haftada yedi gün çalıştırılması, sızıntı suların biriktiği havuzların dolması halinde İdare (İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı ile Çevre Koruma Dairesi)’nin izni ve gözetimi altında vidanjörle havuzun boşaltılması, sızıntı su elverişli drenaja elverişli değilse kılavuzda belirtildiği gibi yönetilmesi, alana gelen atıkların tartılıp kayıt altına alınması, inşaat artıklarının müteahhit tarafından açılacak alanlarda kabul edilmesi ve gerektiği taktirde ihale süresinin İdare tarafından uzatılabileceği” ibareleri bulunuyor.  

 

KATI ATIK PROJESİ

 

Kıbrıs’ın kuzeyinde "vahşi depolamanın" yapıldığı 75 çöp alanının kapatılmasını ve çöplerin tek bir merkezde toplanıp AB müktesebatında öngörüldüğü şekilde bertaraf edilmesini öngören Katı Atık Projesi'nin fiziki altyapısı için projelerin hazırlanmasına 2008 yılında başlanmıştı. Katı atık projesi için toplam 21 milyon Euro ayrılırken, Güngör Katı Atık Alanı’nın fiziki altyapısı için 5 milyon Euro harcandığı belirtiliyor. Buna göre Güngör’de oluşturulan alanın toplamda net 2.3 milyon metreküp katı atık depolama alanı bulunuyor. Katı atık alanının toplam yüzölçümü ise 96.000 metrekare. AB tarafından finanse edilen altyapı çalışmalarında katı atık alanına, çöp sularının yer altı su kaynaklarına karışmasını engellemek için geçirimsiz tabaka döşendi. Ancak İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı ile AB Destek Ofisi arasında imzalanan protokole göre hükümet de ayrışım tesisi ve çöp sularının depolanması ve arıtılması için yapılacak tesis gibi üst yapının tamamlanması konusunda yükümlülük altına girmişti. Çevre ve sağlık konusunda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, katı atık alanının amacına ulaşması için üst yapının tamamlanması gerektiğini, bunun yapılmaması halinde ikinci bir “Dikmen vakası”nın yaşanmasının ihtimal dahilinde olduğunu işaret etti.

 

SAHİR: “DİKMEN ÇÖPLÜĞÜ’NDEKİ RİSKLER BURADA DA GEÇERLİ”

 

“Eski Dikmen Çöplüğü’ndeki riskler burada da geçerlidir” diyen Yeşil Barış hareketi Başkanı Doğan Sahir, bir başka tehlikenin de çöplerin oluşturacağı metan gazı ile birlikte bölgedeki havanın kirlenmesi olduğunu vurguladı.

Sahir, sızıntı sulara karşı önlem alınmadığını, bu konuda depolama ve arıtma olması ve çöplerin ayrıştırılması için proje hazırlanması gerekirdi ancak bunların yapılmadığını ifade etti. “Bunların yapılması için de önümüzdeki altı ay yeterli olmayacak ve ihale uzatılacak” diyen Sahir, katı atıkların ayrıştırılması ve metal, cam, plastik hatta organik maddelerin ayrıştırılması ile birlikte geriye kalan ve bir kısmının tehlikeli atık olarak sınıflandırılabileceği çok az miktarda çöpün,  depolanabileceğini söyledi. Sahir, bu gibi alanlarda organik maddelerin sebep olduğu yangın ve patlamaların en büyük riski oluşturduğunu ancak organik maddelerin bile değerlendirilebileceğini belirtti.

 

BEKTAŞ: “PROJENİN İŞLEYİŞİ İLE İLGİLİ PEK ÇOK EKSİK VAR”

 

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Nilden Bektaş ise projenin başından beri işleyişi ile ilgili pek çok eksikliği bulunduğunu, böyle bir proje için daha fazla para ayrılması gerektiğini ifade etti. Projede geri dönüşümün olmadığını ve sızıntı suları için artıma da olmadığını belirten Bektaş, “Yeni bir Dikmen’e dönüşmesini biz de istemiyoruz. Bizim de endişelerimiz var. Dikmen’in artık ömrü doldu” şeklinde konuştu.  

 

HÜDAOĞLU: “AYNI KAYGILARI TAŞIYORUZ”

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Süphi Hüdaoğlu ise aynı kaygıyı taşıdıklarını bunun nedeninin ise katı atık alanında geri dönüşümün bulunmaması olduğunu söyledi. Güngör Katı Atık Alanı’nın yerinin yanlış olduğunu, hakim rüzgarlar nedeniyle bölgenin güney doğusunda kalan köylerin, olası bir yangın sonucu çıkacak dumandan etkileneceğine dikkat çeken Hüdaoğlu, yer seçiminin bilimsel olmadığını ve başından itibaren konu ile ilgili endişe taşıdıklarını ifade etti. Hükümeti, bu konuda ciddi bir politikaya sahip olmamakla eleştiren Hüdaoğlu, vahşi depolamanın sorunu çözmeyeceğini, havanın ve yerüstü sularının kirlenme riski olduğunu söyledi.    

 

ÇAVUŞOĞLU: “ALTI AYDA YANGIN ÇIKMAZ”

 

Eleştirileri yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, Güngör Katı Atık Alanı’nda, “Atıktan Enerjiye” (Waste to Energy-WTA) olarak tanımlanan tesisin kurulacağını, bu konuda ihale şartnamasinin hazırlanmasının uzun süreceğini, ihalenin iki ay veya daha fazla süre istediğini, dolayısıyla altı aylık geçiş süresini koyduklarını söyledi. Çavuşoğlu, Dikmen’deki ıslah çalışmalarının bozulmaması için Güngör’e geçmeyi uygun bulduklarını belirtti. Konu ile ilgili iletilen endişelere karşın, çöplerden sızan sular için depo yapıldığını söyleyen Çavuşoğlu, “altı aylık bir sürede yangın veya patlama olmaz. Zaten geçici olarak çöpleri depolayacak olan firma, borular yerleştirmek suretiyle metan gazının birikmesini önleme konusundaki bilgiye sahiptir” şeklinde konuştu. Çavuşoğlu, ihale şartnamesinde yer alan, “İdare gerekli gördüğü halde altı aylık süreyi uzatabilir” cümlesinin, teknik olarak ihalelerde bulunması gerektiğini sözlerine ekledi.

Konu hakkında görüş almak için AB Destek Ofisi'nden Kıbrıs Türk Toplumuna Sağlanan Mali Yardım Koordinatörü Alessandra Viezzer’e, yurt dışında olduğu için ulaşılamadı. 

 

ATIKTAN ENERJİ’YE NEDİR?

 

“Atıktan Enerji”ye prensibiyle elektrik üretimi yapan santraller, özellikle ABD’de yaygın olarak faaliyet gösteriyor. ABD Çevre Koruma Ajansı verilerine göre, ABD’de toplanan katı atığın %16’sı yakılarak elektriğe dönüştürülüyor. Kamyonlardan boşaltılan çöpler, parçalandıktan sonra yanma hücresinde yüksek ısıda yakılıyor. Çıkan enerji tarafından ısıtılan su, buhar üretiyor ve çıkan buhar da buhar tribünlerini döndürerek elektrik üretimini sağlıyor. Atıkların yanmasıyla oluşan kül ise depolanıyor.  ABD’de yaklaşık 872 tane katı atıktan elektrik üreten santral, toplam elektrik üretiminin %0.3’ünü gerçekleştiriyor. Katı atık yönetimi konusunda dünyada “en iyi yöntem” olarak tanımlanan bu sistemin, önlem alınmaması durumunda yer altı su kaynaklarında ve havada kirliliğe sebep oluyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1076 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler