1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. Çökmedi ama çökecek
Sami Özuslu

Sami Özuslu

Yazarın Tüm Yazıları >

Çökmedi ama çökecek

A+A-

 

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu dün bu köşede çıkan yazıya yanıt verdi.
Türk Ajansı Kıbrıs, Eroğlu’nun bir kabulü sırasında konu hakkındaki soruya verdiği yanıtı abonelerine şu cümleyle geçti:
“Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bugün bir köşe yazısında yer alan, müzakere masasının çöktüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, müzakerecilerin görüşmeye devam ettiğine, kendisinin de 23 Haziran’da Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastaisadis’le görüşeceğine işaret etti.”
TAK’ın yansıttığı bu cümle, dün yazdıklarımı yalanlamıyor.
Birincisi, “müzakere masası çöktü” demedim, “çökmek üzere” dedim.
İkincisi, “Eroğlu ile Anastasiades ve müzakereciler görüşmüyor” da demedim.
Cumhurbaşkanı’nın “gerçeği yansıtmıyor” dedikleri bunlarsa eğer, zaten ben bunları söylemedim.
Ancak sorun şu ki, Cumhurbaşkanı Eroğlu dünkü yazıdaki asıl iddialara yanıt vermek yerine “yazarın kendi düşünceleridir” diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştı.
**
Eroğlu “Çökmedi” diyor.
Doğru...
Müzakere süreci ‘şimdilik’ çökmedi.
Ama bu gidişle çökecek!
Bu bir ‘yazarın kişisel görüşü’ değil...
Aksine, dünkü yazıda verilen ipuçlarını alt alta sıralayınca, ortaya başka bir tablo çıkmıyor.
BM’nin Kıbrıs Temsilcisi Lisa Butehneim’ın “Bu şekilde bir yere varamayız” dediği yalansa eğer, Cumhurbaşkanlığı “yalandır” diye açıklama yapsın.
Anasatasiadis’in 2 Haziran tarihli son görüşmeyi “felaket” diye nitelediği yalansa eğer, Cumhurbaşkanlığı bunu yalanlasın.
Müzakerelerde tek bir olumlu gelişme sağlandıysa eğer, Cumhurbaşkanlğı “ilerleme oldu” diye açıklama yapsın.
‘Ortak açıklama’ metninde öngörülen ‘tarama süreci’ne ilişkin pozitif bir gelişme olduysa, Cumhurbaşkanlığı “tarama süreci şöyle şöyle ilerliyor” desin.
Zira bunların hiçbiri ‘yazarın kişisel görüşü’ falan değil!..
Hepsi birer vakı’a, olgu, veri...
**
Çok açıktır ki Cumhurbaşkanlığı Sarayı Kıbrıs sorununu ‘tekeline’ almış vaziyettedir.
Sivil topluma ve medyaya uygulanan ‘karartma’ ve ‘manipülasyon’ faaliyetleri devame derken, hükümetin de tamamen ‘devre dışı’ bırakıldığı bellidir.
Dışişleri Bakanı Özdil Nami giderek daha yüksek bir tonda bundan duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor.
Nami dün Kanal SİM’de katıldığı ‘Radyo Gazetesi’ programında “sürecin iyiye gitmediğini” açıkça söyledi, ‘ortak açıklama’dan bu yana 4 aylık süre geçmesine rağmen “yeni yakınlaşma omadığı gibi, eski yakınlaşmalardan da uzaklaşıldığını” dile getirdi ve “sürecin iyimser olunabilecek bir noktada olmadığını” vurguladı.
Merak ediyorum, acaba Cumhurbaşkanı Eroğlu Dışişleri Bakanı Özdil Nami’nin söylediklerini nasıl değeğrlendirecek...
Benim yazdıklarıma ‘yazarın kişisel görüşü’ dedi ya...
Yoksa bunlar da ‘Özdil Nami’nin kişisel görüşleri’ mi?
Cumhurbaşkanı’nın cevabını merak içinde bekliyorum.
Ve tekrar altını çizerek ‘kişisel görüş’ümü yineliyorum:
Müzakere süreci çökmek üzeredir.
Ve -ne yazık ki- bunun müsebbibi de Kıbrıs Türk tarafı olacak!..
‘Kişisel’ olarak gördüğüm manzara budur...

Bu yazı toplam 1467 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar