1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 'Çok şey biliyordu, öldürüldü'
'Çok şey biliyordu,  öldürüldü'

'Çok şey biliyordu, öldürüldü'

28 yıl boyunca aydınlatılmayan bir siyasi cinayet; Halil Mulla'nun vurularak öldürülmesi…

A+A-

Didem MENTEŞ

'28 yıllık sır' Halil Mulla cinayetinin perde gerisini aralıyoruz…

28 yıl boyunca aydınlatılmayan bir siyasi cinayet; Halil Mulla'nun vurularak öldürülmesi…

19 Ocak 1990’da İnönü (Sinde)’deki ağılında pusu kurularak acımasızca öldürüldü…

20 Ocak sabahı adanın kuzeyi yine bir siyasi suikast haberine uyandı…

Türk Mukavemet Teşkilatı’nın önde gelen isimlerindendi Mulla…

Daha sonraları Cumhuriyetçi Türk Partisi’ne yakınlaşması bazı kesimlerin hoşuna gitmedi.

Öldürüleceğini bilmesine rağmen yolundan şaşmadı…

18’i 19 Ocak’a bağlayan gece yarısı İnönü-Vadili yolu üzerindeki ağılından 2 el ateş sesi geldi…

Meçhul bir araç toprak yoldan hızla geçerek gitti…

Mulla’nın eşi sabah 04:00’te kocasının cansız bedeniyle karşılaştı.

Ölüm nedeni “yakın mesafeden av tüfeği ile edilen ateş sonucu karın ve kalbinden aldığı yaralar” olarak kayıtlara geçti Halil Mulla’nın…

Polis soruşturması başladı ancak ‘kayıtlara’ geçmedi…

Birilerinin ‘dur’ emri cinayeti faili meçhul kıldı…

65 yaşında öldürülen Halil Mulla’nın ailesi 28 yıl boyunca suçlulardan bir iz aradı…

Olayı araştıran polis subayının dosyayı kapatmak zorunda kalması sonrası gerçek anlaşıldı, cinayet siyasiydi!

 “Arabanın içindeki 2 kişinin köyden birleri olduğunu öğrendik”

Halil Mulla’nın İnönü’de yaşayan oğlu Ertan Mulla, babasının siyasi bir cinayete kurban gittiğine inandığını söyledi.

Babasının Türk Mukavemet Teşkilatı’nın öncülerinden olduğunu daha sonra siyasi düşüncesinin değişerek CTP’ye yakınlık gösterdiğini anlatan Mulla, TMT’deki konumundan dolayı babasının “çok şeyler bildiğini” savundu.

Mulla, babasının CTP’ye yakınlaşmasından bir süre sonra takip edilemeye başlandığını ve öldürüldüğünü anlattı.

Mulla, cinayeti köyden bazı kişilerin bildiğini ancak kimsenin konuşmadığını, bazılarının ölüp gittiğini aktardı.

 19 Ocak 1990’da İnönü (Sinde)’deki ağılında pusu kurularak 65 yaşında hunharca öldürüldü Halil Mulla… Türk Mukavemet Teşkilatı’nın önde gelen isimlerindendi sonraları Cumhuriyetçi Türk Partisi’ne yakınlaşması bazı kesimlerin hoşuna gitmedi. Bir gece yarısı ağılının yanında 2 el ateş edilerek av tüfeğiyle öldürüldü. Polis soruşturması başladı ancak ‘kayıtlara’ geçmedi… Birilerinin ‘dur’ emri cinayeti faili meçhul kıldı…

 

“Araç üst rütbeli askere aitti”

Babasının cinayetinde kullanılan aracın üst rütbeli bir askere ait olduğunu öğrendiklerini anlatan Mulla, bildiklerini şöyle anlattı: “Arçozlu Osman’a kuzuları sattıydı da tahmin ederdi kendine parayı getirecekti. Babam mandıranın yanındaki kümesin oralarda uğraşırdı. Osman’ın para getireceğini düşünürdü. Köpeğine ekmek keserdi. Bunlar 3-4 kişiydi pusuya yattılar. Av tüfeğiyle vurdular. Arkasına kocaman bir delik açıldı. Babam yüz üstü yere düşmüş. Öldüğünden emin olsunlar diye sırt üstü çevirdiler ve 1 el de göğsüne ateş ettiler. Fişeklerin içerisine kesme döktüklerini öğrendim. Fişeklerden 11 tane leblebi kadar kesme çıktı.  Boş kovanları başka bir mandıranın altına attılar. Fişekleri de köyde hazırladılar. Yolda arabanın altını da vurdular bu sonradan tespit edildiydi. Arabanın üst rütbeli bir askere ait olduğu ama içindekilerin asker olmadığını öğrendiydik”

“Tüfeğin köyden birine ait olduğu söylendi”

Babasına daha öncede pusu kurulmaya çalışıldığını belirten Ertan Mulla: “Son gece kümesteki tavukları dürtelerdi ki babam tilki diye dışarı çıksın. 3 gece böyleydi, 4’üncü gece vuruldu. Ben evden silah sesini duydum ama tahmin etmezdim. İki el silah sesiydi ama zannettim ki babam tilki vurur. Mandıraya gidip de bakmadım. Eğer o saat mandıraya gitseydim babamın ölüsünü o anda bulacaktım. Sabah gittim babamın ölüsü yerde dururdu. Polis baktıktan sonra battaniye örttük üstüne, benim arabanın içine koyup, iki arkadaşım morga götürdü”

Pusu kuranlar arasında köyden 2 kişinin de olduğuna inan Ertan Mulla: “Bunlar 3-4 kişiydi. Babamı kimleri öldürdüğünü bilenler var ama söylemezler. Köyden bir kişi ölmeden önce kardeşine bu işin aslını söyleyeceğini duyduk. Köyden 2 kişi, dıştan da 1 kişi olduğunu öğrendik.

Duyduğuma göre o tüfeğin köyden birine ait olduğu söylendiydi.  Babam hiçbir zaman boş gezmezdi, her zaman silah taşırdı. Bu nedenle hiçbiri yalnız öldürmeye gidemezdi”

“Görenler konuşmadı”

Cinayet ile ilgili köyde bazı kişilerin katilleri gördüğünü ancak hiçbir zaman konuşmadıklarını savunan Mulla, şunları söyledi: “Köyde Cengiz isimli bir genç Turunçlu’ya giden toprak yolda koyunlarına giderken, arabanın içindekileri gördü. Tanımasına rağmen hiç konuşmadı. Senelerce söylemesi için araya asker dahi koyduk. ‘Ben tanımaz mıyım’ dedi ama polise gidip ifade vermedi. O da öldü gitti… Cinayetin çözülmesi için sağa sola sordurduğumuz aracılara ‘bu işe ne karışırsınız, konuyu kapatın’ diye tehditler yapıldı, onlar da kapattı”

 Ertan Mulla: “Bu işte (olayın kapatılmasında) Denktaş’ın da Eroğlu’nun da parmağı var. Babamın dosyasını kapattılar, dürdüler attılar. Bu işi yapanlar onların adamlarıydı. Hangisini tutukladılar. Bir kişiyi tutukladılar ertesi gün serbest bıraktılar. O dönem devleti yönetenler bu işi yaptı. Babam TMT’deydi ama daha sonra siyasi görüşü değişti diye öldürdüler çünkü çok şey biliyordu…”

 

“Hangisini tutukladılar? Birini tutukladılar ertesi gün serbest bıraktılar”

Babasının siyasi nedenlerden dolayı öldürüldüğünü söyleyen Ertan Mulla, “Bu işte (dosyanın kapatılmasında) Denktaş’ın da Eroğlu’nun da parmağı var. Babamın dosyasını kapattılar, dürdüler attılar. Bu işi yapanlar onların adamlarıydı. Hangisini tutukladılar? Birini tutukladılar ertesi gün serbest bıraktılar” dedi.  

Mulla, “O dönem devleti yönetenler bu işi yaptı. Babam TMT’deyi ama daha sonra siyasi görüşü değişti. 1990 seçimleri öncesinde bir gün köyün kahvesine Derviş Eroğlu geldi. ‘Komünistler Moskovaya gitsin’ dediğinde babam sandalyeyi savurdu kendine. Hiç korkmazdı. Seçimlerde geleceği için babamı düşman bellediler peşine düştüler. 1 sene içerisinde yediler kendini.   Babam siyasi nedenlerle öldürüldü. Son Sadıkoğlu’nu yolladılar arkasına ki CTP’den vazgeçsin kendilerine geri dönsün. Rahmetlik, doğruyu konuşan adamdı” şeklinde konuştu.  

“Amcam da tehdit edildi”

Siyasi nedenlerden dolayı amcasının da tehdit edildiğini savunan Mulla, “Babamı vurduktan 2-3 ay sonra seçimler vardı. Amcam UBP’ye oy vermeyecekti diye gidip tehdit ettiler. ‘Gördün kardeşine ne oldu eğer UBP’ye oy vermezsen sen de aynı olacaksın’ dediler. UBP’nin adamlarıydılar. UBP bunları yedirir içirir gece de kimi kandırırsalar, oy isterlerdi. Amcamı tehdit edenleri 20 yıl sonra öğrendik. 2-3 sene sonra da amcam öldü” dedi.

f1-012.jpg

 Halil Mulla’yı öldüren şahıslar, bir dönem toprak olan bu yoldan gelerek cinayeti işledi

f2-008.jpg

Ertan Mulla, babasının bu noktada öldürüldüğünü gösterdi

c45.jpg

Cinayet 20 Ocak tarihli gazete manşetlerinde yer aldı. CTP Genel Başkanı Özker Özgür de cinayet yerine giderek bilgi almıştı

 


YARIN: HALİL MULLA'NIN EŞLİ ZİVER MULLA ANLATIYOR: "KOCAMI TAKİP EDEN BİR ASKERİN ARABASIYDI"

 

yeniduzen-satin-aliniz-194.jpg

Bu haber toplam 10390 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler