1. YAZARLAR

  2. Asım Akansoy

  3. Çocuklarımız için…
Asım Akansoy

Asım Akansoy

Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuklarımız için…

A+A-

Anayasa değişikliği konusunda yaşanan tartışmaları ilgi ile izliyoruz. Elbette tartışılacak ve bugün yürürlükte olan 85 Anayasası ile kıyaslandığında, Kıbrıs Türk toplumunu demokratik haklar ve özgürlükler bağlamında geri götüren maddeler varsa eleştirilecektir. Veya farklı ideolojik bakış açısı veya sosyo-psikolojik gerekçelerle yetersizlikler ortaya konacaksa buna da elbette itiraz olamaz. Çünkü günün sonunda, tüm toplum kesimlerinin bahse konu yirmi maddeyi beğenme ve/veya destekleme zorunluluğu yok.

Ancak maddelerle ilgili kamuya dönük olumsuz açıklama yapanların, beğenmedikleri maddelerle ilgili açıklama yapma gibi bir “sorumluluk”ları var. Yani “laf atıp kaçma”; mesnetsiz yorumlar yaparak gündem yaratma; bilgi kirliliği yaratarak kafa karıştırıp maddi hatalar içeren yorumlarla bir yere asla varılmaz. Yine, hükümete, milletvekillerine veya siyasetçiye kızarak, küserek de sonuç alınmaz.

Çünkü biz konu ile ilgili yorum yapanların görüşlerine ciddiyetle eğiliyoruz. Önemsiyoruz. Kategorize etmiyoruz, değer veriyoruz. Bu nedenle eleştirileri okuduğumuzda sorunun nerede olduğunu algılamak, anlamak isteriz.

Referanduma sunulacak olan Yasa, Anayasa değişiklik önerisi halinde toplum ile paylaşıldıktan sonra, Anayasa Komitesine yazılı olarak çok değerli görüşler gelmişti. Gelen görüşler, ilgili maddeler hakkında, hukuki, siyasi ve sosyal bağlamlarda değerlendirmeler içeriyordu. Tüm bu görüşleri dikkate alarak süreci adım adım ileri taşıyarak belli bir noktaya getirdik.

İlginç olan şudur ki, yapılan eleştirilerin büyük bir kısmı, CTP’nin ilk önerilerinin neden değiştirildiği üzerinedir. Elbette diğer partilerin ve toplum örgütlerinin görüşleri alınarak hareket edilmiş, Komitede maddeler düzenlenmiş ve oy birliği sağlanmıştır.

CTP’nin kendi sorumluluğunu en iyi şekilde gerçekleştirdiği açık olan bu süreçte, yeterli parlamenter çoğunluğa sahip olmaması sonucu, iki madde paketten çıkarılmıştır. İkisi de geriye kalanlar kadar çok önemlidir. “Azınlık hakları” olsun, “Yurt Ödevi” (Vicdani Red) olsun, gündemimizden asla çıkmayacaktır, Meclis içi ve dışı demokratikleşme mücadelesi ekseninde bu maddeler sürekli önde tutulacak ve bu yöndeki eksiklik giderilecektir.

Geçici 10. Maddenin değiştirilmesi, evet çok önemlidir. Ancak bu maddenin önemi, Kıbrıs’ta kalıcı bir federal çözüm hedefi kadar abartılmamalıdır. Veya demokratikleşme bağlamında ele alındığında bu maddenin varlığı, Anayasa’nın geriye kalan 163 maddesini önemsizleştirmemelidir. Evet, bu yönde mücadelemizi sürdürmemiz ve sağ siyasi partiler üzerinde daha çok baskı yaparak bu maddenin değişmesi/kaldırılması yönünde daha çok kavga vermemiz gerekmektedir. Ancak toplum örgütleri de bu yönde Meclis içi sol siyasi partilere hakkını açıkça vermelidir.

Şunu açıkça ifade etmekte yarar var, paketten çıkarılan iki madde dışında Genel Kurulda yapılan değişiklikler, ilgili maddelerin özünü değiştirmemiştir.

Dolayısıyla, iş ola değil, makyaj olsun diye değil, aceleye getirilerek değil…demokrasiyi geliştirmek, daha çağdaş bir hukuk sistemini yaratmak adına bu adım atılmıştır.

12 Eylül kalıntısı, 1985 Anayasasının devamını savunarak statükoya karşı mücadele ettiğini iddia eden bazı sol kesimlere, örtülü hayır kampanyası ile UBP’nin de katılmış olması düşündürücü olmalıdır.

Kıbrıs Türk siyasetinin öznesi toplumdur, halktır. Atılan bu ciddi adımlar ve yapılan çalışmalar, sadece “bir” Kıbrıslı Türkün hayatını bile iyileştirecekse bunun karşılığı Evet’tir. Ki, bu yirmi maddenin her biri, yürürlükte olan 12 Eylül Anayasasından çok daha iyidir.

Anayasa çalışmalarının devamı ve siyasi reformların gelişerek artırılması için, önemli değişikliklere imza atıldığı için bu yolda birlikte yürümeye ve birbirimize destek olmaya devam edelim.

Ve hade gelin şunu yapalım: Çocuk Haklarını Anayasaya ekleme iradesi gösterdiğimiz bu çalışmaya sadece çocuklarımız için evet diyelim. Gerisi gelir.

Bu yazı toplam 2279 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar