1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. ÇOCUKLARDA SINAV KAYGISI
ÇOCUKLARDA SINAV KAYGISI

ÇOCUKLARDA SINAV KAYGISI

Her çocuk ayrı birer bireydir. Onu, yetenekleri yönünde desteklemek başarılı olması yönündeki ilk etkili adım olacaktır.

A+A-

Psikolog Firuz Doğgün

Bu hafta farklı bir konuda yazmayı planlıyorken geçtiğimiz haftalarda yapılan kolej giriş sınavları (KGS) beni farklı bir konuda yazmaya itti.                                                                                                            

Henüz oyun çağından yeni çıkmış çocukların küçük omuzlarına bindirilen bu sınav yükü onların kaldıracağından çok daha fazladır. Bu doğrultuda bu haftaki yazımda sınav kaygısını ele almaya karar verdim.                                                                                                                                                      

Sınav kaygısı aslında sanıldığı gibi sadece sınava hazırlanmayan, çalışmayan veya derslerinde başarısız öğrencilerde görülmez. Sınava iyi hazırlanan öğrenciler de gayet tabii sınav kaygısı yaşayabilir.

PEKİ NEDİR BU SINAV KAYGISI DEDİĞİMİZ ŞEY?

Sınav kaygısının temelinde esas olarak başarısız olma korkusu yatar. Başarısız olma korkusu öğrencinin sürekli bir kaygıyla yaşaması durumudur. Aslında, normal şartlarda sınav kaygısı başarı için gerekli bir uyarılmışlık durumudur. Fakat normalden fazla olması durumunda kişide fiziksel, duygusal ve davranışsal değişikliklere sebep olur.

Sınav kaygısı bu kişilerde; sindirim sistemi bozuklukları, karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı, sıcak basması, titreme nöbetleri gibi kendini gösterebilir. Ayrıca terleme gibi reaksiyonlara da yol açar. Bu dönemde kişiler, duygusal olarak daha hassas olabilirler ve bu da zaman zaman gelişen öfke nöbetleriyle sonuçlanır. Sınav kaygısının fiziksel belirtilerinden ayrı olarak unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, karar verme zorluğu, öğrendiklerini doğru yerde kullanamama da öğrencilerin yaşadığı zorluklardandır. Sınav kaygısı yaşayan öğrenci soruyu okurken veya cevaplarken dikkat ve odaklanma sorunu yaşar. Öğrencilerdeki sınav kaygısı öğrencinin motivasyonunu da olumsuz yönde etkiler.

Çocuğun gireceği sınavı gözünde fazla büyütmesi, onun kaygısının daha da artmasına neden olacaktır. Aslında öğrenci sınavdan dolayı kaygılanmaz, sınavı algılama şekli kaygıya sebep olur. Bu anlamda, toplumun, ailenin ve okul ortamının, öğrencinin sınava yükleyeceği anlamdaki rolü azımsanamayacak kadar önemlidir.

AMAÇ SINAV KAYGISINI ÖĞRENCİDE TAMAMEN YOK ETMEK DEĞİLDİR

Hiç sınav kaygısının olmaması da öğrencinin başarısız olmasında bir etkendir. Sınavda başarılı olmak elbette her öğrencinin ilk amacıdır. Fakat öğrenci sınavdan korkmamalıdır. Korku kaygıya, kaygı da başarısızlığa dönüşecektir. Her çocuk ayrı birer bireydir. Onu, yetenekleri yönünde desteklemek başarılı olması yönündeki ilk etkili adım olacaktır. Çocuk amacı doğrultusunda ilerlerken daha motive hareket edecek ve sınav kaygısı da azalacaktır.

Kıyaslamayın

Çocuğun özgüvenini olumsuz yönde etkileyecek durumlardan biri de kıyaslanması olacaktır. Kıyaslanan çocuk kıyaslandığı kişiden daha başarısız olduğu takdirde kendini yetersiz olarak nitelendirecektir. Bu da onun için oldukça yıkıcı bir durumdur.

SINAV DÖNEMİNDE SINAV KAYGISINI AŞMAK İÇİN YÖNTEMLER

Ailelerin çocuğun başarısındaki payı önemlidir. Sakin ve huzurlu bir aile ortamı çocuğun başarısını olumlu yönde etkiler. Bunun yanı sıra dengeli ve doğru beslenme ile kaliteli bir uyku başarılı olmalarında onlara yardımcı olacaktır. Sınav öncesi kaygıyı azaltmak için sınavdan önceki gece erken yatıp yeterli uykuyu almış olmak, sabah kahvaltısında hazmı kolaylaştırıcı ve mideyi şişirmeyecek yiyecekler tüketmek ve sınav saatinden en az bir saat önce sınav yerinde bulunmak kaygıyı azaltacaktır.

Eğitim sistemi ve aile, çocukların geleceğinin şekillenmesinde birincil faktörlerdir. Bir çocuğun geleceğini iyi tasarlamak, çocuklar için yapılacak en önemli şeydir.

******************

“Bir özgürleşme eylemi olması gereken eğitim, düşüncelerimizi ders kitaplarına ve birilerinin direktiflerine, bedenlerimizi sınıfların, okulların içine, sıraların arkasına hapsederek, sistemin talimatlarına göre yaşayan ve düşünen insanlar yarattı. Okullar öylesine benimsendiler, asıl işlevleri öylesine örtbas edildi ki, tüm aileler çocuklarının bu hapishanelerin gönüllü tutukluları olmaları için her yolu dener oldular. Ailelerin isteksiz olduğu durumlarda ise, devlet üstüne düşeni yaptı.”  Mett Hern, Alternatif Eğitim, Hayatımızın Okulsuzlaştırılması

“…Unutmamalıyız ki çocuk yetiştirme tarzımız her şeyden önce politik bir faaliyettir…”

-Geraldine Lyn-Piluso, Guz Liyn-Piluso, Duncan Clarke

 

 

 

Bu haber toplam 1071 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 316 Sayısı

Adres Kıbrıs 316 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler