1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Çocuklar ve uzaylılar
Çocuklar ve uzaylılar

Çocuklar ve uzaylılar

Kaçımız mecliste özelleştirme yasasının görüşüldüğünün farkındayız acaba! Veya farkındayız da “elimizden bişey gelmez nasılsa, ne olursa olsun” mu diyoruz? Muhalefet partilerinin temsilcileri dün mecliste özelleştirme yasasına karşı konuşmal

A+A-

 

 

Kaçımız mecliste özelleştirme yasasının görüşüldüğünün farkındayız acaba!

Veya farkındayız da “elimizden bişey gelmez nasılsa, ne olursa olsun” mu diyoruz?

Muhalefet partilerinin temsilcileri dün mecliste özelleştirme yasasına karşı konuşmalarını uzun uzadıya yaptılar.

Bu yazı yazılırken konuşmalar devam ediyordu. Herhalde ettiği kadar da edecek…

Peki ne olacak?

Yasanın geçmesi nasıl engellenecek?

Engellenebilir mi?

UBP’nin mecliste çoğunluğu var. ‘Demokrasi’ diyoruz mademki bu çoğunluğun yasayı geçirmesine ne diyebiliriz ki!

Diyemeyiz ama bu uygulanan demokrasi veya ‘demokrasicilik’ sorgulanabilir...

Aynı demokrasiciliği Türkiye’de de görüyoruz.

Tayyip Erdoğan, meclisteki çoğunluğuna güvenerek muhalefeti kaale bile almıyor sırasında… O, UBP’den daha rahat.

Çünkü meclisteki çoğunluğu her istediği yasayı geçirmesine olanak veriyor.

UBP o kadar rahat değil. 27 çoğunluğuyla pamuk ipliğine bağlı durumdaki UBP, bazen kendi vekillerinin bireysel (toplumsal olmasını umut ederdik) çıkarları nedeniyle çoğunluğu bile sağlayamayabiliyor.

Seçim yasasından başlayarak baraj oranlarından devam ederek bazı düzenlemeler yapılabilir. Halkın daha geniş olarak mecliste temsili sağlanabilir. Ancak işte o zaman meclisin bu demokrasicilik oyunundan belki biraz uzaklaşırız.

***

Elbette ki seçim yasaları değişirken bizim kökünden çözmemiz gereken belli başlı sorunumuz Kıbrıs sorunu…

Bu sorun çözülmeden de seçim yasasında değişiklikler bile ‘komik’ halimizi düzeltmeye yetmez mutlaka… Bununla da kendimizi kandırmayalım.

Kıbrıs sorununun çözümlenmesi ve artık boynumuzda asılı duran iplerden de kurtulmamız gerek. Nedir bu ipler;

74’te ‘kurtarmak’ için gelen gücün artık ülkenin sahibi olması durumundan kaynaklanan ipler. Meclisin şekil A’daki veya hükümetin şekil B’deki durumuna bakarsanız söylemek istenen görünür zaten.

***

TDP Başkanı Çakıcı söylüyordu dün mecliste… Diğer vekiller de söz ettiyse bilmiyorum çünkü görmedim; Geçitköy’de temeli atılacak baraj için vekillere davet, Türkiye Devlet Su İşleri Dairesi Müdürü’nden geldi. Çakıcı soruyor; “Beni Ankara’ya mı, Antalya’ya mı davet ediyor? Geçitköy’de atılıyor temel… Hükümet rahatsız değil mi?”

Rahatsız olsalar keşke… Umurlarında bile değil.

CTP Başkanı Yorgancıoğlu konuşuyor; “Türkiye su yolluyor, Türkiye petrol yolluyor, Türkiye şunu yolluyor, Türkiye bunu yolluyor diye övünüyorsunuz, siz niye varsınız peki” diye soruyor.

Hükümet üyeleri gülüyor.

***

Ne acıdır ki artık arkadaşlarla ülkede yaşamaya devam edip edemeyeceğimizi konuşuyoruz… Çocuklarımıza “gidin yurt dışında okuyun, dönmeyin” diyoruz. Bundan acısı olabilir mi? Çocuklara “dönmeyin” demek… Ama hükümet, emir kulu olmaktan, iplerinin oynatılmasından rahatsız olmuyor, kendilerini ödüllendirmek için de bu halkın parasından 570 bin Euro vererek Mercedeslerini yeniliyorlar.

***

Onlara göre her şey çok normal… Normal mi yoksa anormal mi? Bu anormallik sadece sistemle mi özdeşleştirilebilir yoksa başka şeyler! de mi anormal artık…

Biz mi anormaliz yoksa?

Geçen hafta da yazmıştım, şimdi de yazayım;

Yüzümüze baka baka Mercedes yenileyenleri uzaylılar mı seçti yoksa!!

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 744 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler