1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Çocuk ölümü
Çocuk ölümü

Çocuk ölümü

Geçen hafta, arka arkaya, motosiklet kazasında iki gencimiz öldü. Bu ölümlü kazada, kim haklı, kim haksızdı diye tartışacak değiliz. Olaylara daha serinkanlı bakacak olan trafik uzmanları, gençlerin, hangi yaşta, hangi önlemler alarak motosiklet kullanma

A+A-

 

Geçen hafta, arka arkaya, motosiklet kazasında iki gencimiz öldü.

Bu ölümlü kazada, kim haklı, kim haksızdı diye tartışacak değiliz. Olaylara daha serinkanlı bakacak olan trafik uzmanları, gençlerin, hangi yaşta, hangi önlemler alarak motosiklet kullanmaları gerektiğini düşünecek ve tedbirler alınacaktır. Nitekim şehir içinde de kask kullanma zorunluluğu hemen yasal hale geldi.

Doğu kültürü alanlar, gencecik delikanlıların hayatlarını yaşayamamalarından çok veya onun kadar diyelim, anne-baba ve ailelerinin gark olduğu üzüntü ve trajik durumuna odaklaşır. Çocuk yitirmek, her anne-babanın çok iyi empati yapacağı ve aile kadar acı duyacağı bir olaydır. Çünkü bizler, kültür gereği, ölünceye kadar anne-babayız. Çocuklar yaşarken de ölmüşse de.

17 yaşında ölen Arın’ın annesi meslektaşımdır. Babayı ve ailesini çok iyi tanıyorum, geçmişte geçirdiğimiz güzel günlerimiz var.

Ailenin tek çocuğu Arın 9 gün komada kalmıştı. Ailesi, arkadaşları o süreyi uykusuz, perişan ve acılar içinde geçirdi. Ama bir umut taşıyorlardı. Bir mucize… Ne yazık gerçekleşmedi.

Arın’ın cenaze töreninde anne-babanın yıkılmış ve sessiz halde yürekleri dağılıyordu. Artık gözyaşları tükenmişti. Çeşit çeşit sakinleştirici aldıkları belliydi. Onların o “sessizliği” acıyı daha da derinleştirdi. Meslektaşım Sevcan’ın dalıp giderken neler düşündüğünü, bir anne olarak tahmin edebiliyordum. Sanırım aklında tek şey vardı. “Motosiklet, motosiklet...Almasaydı, binmeseydi, kaza yapmasaydı...Nasıl engelleyebilirdik...?”

Aynı günlerde Amy Winehouse 27 yaşında kendi hayatına son vermişti. Onun da eczacı olan annesi, farklı kültürden bir insan olarak acı çekiyordu. Eski kocasının, Amy’nin ağır uyuşturucu kullanmasına neden olduğunu söylüyorlardı. Onlar da bir hesaplaşma içindeydi. Anne-baba boşanmıştı. Kızlarında ne gibi “boşluk” bırakmışlardı ki, bu kadar ünlü ve sevilen, ödüllü bir şarkıcı olmasına rağmen “mutlu” olamıyorlar ve kızları “siyaha” geri dönüyordu.

Bu soruların hiçbir cevabı yoktur. Yakınını, sevgilisini, hele çocuğunu kaybeden insanlar, bu sorulara, iç hesaplaşmalara asla yanıt bulamazlar. Kendilerini daha da yıpratırlar. Ama bu süreçten geçmemek olanaksızdır.

Genç insanların ölümü bir toplumsal olaydır aynı zamanda. Kıbrıs’ın yaşadığı toplumsal dejenerasyon ve karmaşa gereksiz ve zamansız ölümlere de neden oluyor.

Ben bu acılara sadece bir anne gözüyle bakmıyorum. Ölen ve arkadaşlarını yitirenler açısından da bakıyorum.

Mutlu’nun aynı arabada seyahat eden üç gencecik arkadaşı trafik kazasında ölmüştü. Arabamın arka camında uzun yıllar, “TAK’a sevgilerle...” yazısını görür ve ne anlama gittiğini bilmezdim. Sonra öğrendim; ölen gençlerin isimlerinin baş harfleriydi.

Bilge de en yakın arkadaşını gencecik yaşta kanser hastalığından yitirmişti. Çocuklarımın bu acıları yaşamasına çok üzülmüştüm.

Düşünmüştüm; ben, ne lisedeyken ne de üniversitedeyken böyle acı yaşamıştım...

O zamanlar hastalıklar, sosyal yaşam, teknoloji ve modern hayat bu denli öldürücü değildi.

Demek ki “zaman” da insanların ölümüne sebep olabiliyor.

Unutulmaz, iyileşmek acıları yaşamamak için, zamanın iyi yanlarını değerlendirirken, kötü yanlarını denetim altında tutmak gerekiyormuş...

 

 

Bu haber toplam 2837 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler