1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'ÇOCUK KAYBOLDU ONLAR MANGAL YAKIP, İÇKİ İÇİYORLARDI'
ÇOCUK KAYBOLDU ONLAR MANGAL YAKIP, İÇKİ İÇİYORLARDI

'ÇOCUK KAYBOLDU ONLAR MANGAL YAKIP, İÇKİ İÇİYORLARDI'

Mustafa Diker cinayetiyle ilgili tanıklar konuşmaya devam ediyor.

A+A-

 

 

 

 

Mustafa Diker cinayetiyle ilgili, Diker ailesinin komşusu mahkemede tanıklık etti. Komşu “Diker ailesi 24 saat kapıları açık yaşıyordu. Mustafa’nın yüzünü bir kez morarmış gördüm. Çocuk kaybolduktan 3- 4 gün sonra ailece mangal yapıp içki içtiler.”



Didem MENTEŞ


Mustafa Diker Cinayeti’yle ilgili ön tahkikat (PI) duruşması çevre sakinlerinin görüşlerini ortaya koydu. “Mustafa’nın yüzünü bir kez morarmış gördüm” diyen komşu ve öğretmenlerinin, hiçbirinin daha önce polise ya da sosyal güvenlik kurumlarına bilgi vermemesi dikkat çekti.
Dünkü duruşmada ilk kez savunmasını yapıp, söz arasında “oğlum” diyen sanık Erol Diker dün yeniden Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Lefkoşa Kaza Mahkemesi Ceza Davaları Kıdemli Yargıcı Fügen Ulutekin, huzurunda toplanan dava oturumunda, İddia Makamı Başsavcılık adına davada Savcı Aliye Özçınar ve sanık Erol Diker şahsen hazır bulundu. Cinayetle ilgili dünkü duruşmada Mustafa Diker’in sınıf öğretmeni Filiz Tezer, Diker ailesinin yan komşusu Pınar Bulut ve Küçük Mustafa’nın “dede” diyerek ziyaretine gittiği Haspolat’ta sakin Mustafa Gürpınar tanıklık etti.

 

ÖĞRETMEN: “YANAĞI KIZARMIŞ GELDİ”


Savcılığın 5’inci tanığı olan Haspolat İlkokulu’nda Mustafa Diker’in sınıf öğretmeni Filiz Tezer mahkemede dinlendi. Tezer, şunları söyledi: “Mustafa esmer tenli, kıvırcık saçlı, kepçe kulaklı, sevimli ve yaşına göre cılız bir çocuktu. İlk geldiğinde dersleri kötü durumdaydı ama ilerleme göstermişti. Her gün yanıma alır teke tek çalıştırırdım. Çok ilerleme kaydettik. Bir gün yanağı kızarmış geldi. Ne olduğunu sorduğumda düştüğünü söyledi. Okul Müdürü Uğur Çınar’a durumu anlattım. Ne olur ne olmaz ailesiyle görüşmek istedik. Aradık ama kimse cevap vermedi. Öğrenciliği boyunca ailesinden kimse okula gelmedi. Okulda herhangi bir çocukla kavga ettiğini görmedim. 2, 3,4 ve 5 Nisan tarihlerinde okula gelmedi. 6 Nisan’da geldiği zaman neden okula gelmediğini sordum, rahatsız olduğunu söyledi. O gün derslerimizi yaptık ödevlerini verdim ve gönderdim”.

 


 

KOMŞU: “MANGAL YAKTILAR, İÇKİ SOFRASI KURDULAR

 

Savcı Özçınar’ın 6’ıncı tanığı, Diker ailesinin apartman dairelerindeki komşusu Pınar Barut şahadet verdi. Barut, Diker ailesiyle tanıştıktan sonra ilk fark ettiği şeyin, “düzensiz, kaba, insanlarla ilişkileri cahil olan ve çok fazla para düşkünü olan bir aile” olarak açıkladı. Bunu da Özlem Diker ile yaptıkları birkaç sohbetten dolayı anladığını belirten Barut, Diker ailesinin küçük oğlu ‘Ö’nün de yalın ayak dışarıda dolaşan bir çocuk olduğunu söyledi. Pınar Barut’un söylediklerine, sanık Erol Diker itiraz etti, “Yalan söylüyor, eşim tüm gün iştedir” savunmasını yaptı. Pınar Barut, Diker ailesiyle ilgili olaydan 2- 3 ay önce şikayette bulunduğunu, bunun sebebinin de Dikerlerin dış kapısının 24 saat açık vaziyette yaşadıklarını ve kendisinin bundan rahatsız olduğunu aktardı. Bu şikayetine rağmen kendisini dikkate almadıklarını belirten Barut, Küçük Mustafa’nın eve taşınmasının ardından kapının kapatılmaya başlandığına da dikkat çekti.

Barut, “son derece gürültülü, sürekli yüksek sesle televizyon izleyen ve müzik dinleyen, ayrıca sürekli kavga eden bir çifttiler. Mustafa geldikten sonra kapıları kapanır oldu ama onlar için bu olağanüstü bir durumdu. Küçük Mustafa her öğlen benim kapımı çalıyordu. Benden evin kapısını açmamı istiyordu. Bir gün Mustafa’da darp izi gördüm. O güne kadar hep yüzüme bakardı. O gün kafası önde anahtarı uzattı, bir şey söylemedi. Sol elmacık kemiğinin üzerinde morluk gördüm. Elimi çenesine uzattım, hızlı bir şekilde geri kaçtı dokundurmadı. O anda hemen eve girdi ve onu son görüşümdü” dedi.

 

“HEP ÇOCUĞUN KAYBOLDUĞUNU DEĞİL ÖLDÜĞÜNÜ SÖYLÜYORDU”


6 Nisan günü Dikerlerin yine kapılarının kapalı olduğunu söyleyen Pınar Barut, polis arabasını görünce başka bir komşuna durumu sorduğunu söyledi. Pınar Barut şunları söyledi: “Erol Diker’e küstüm ancak bu durumda gittim ve Mustafa’yı sordum. O da bana “boşuna arıyorlar benim oğlumu öldürüp biri kuyuya attı” dedi. Bunu da dünden beri onu bulamadıkları için söyledi. Daha sonra Özlem geldi, Mustafa’nın UKÜ yakınlarında görüldüğünü söyledi. Ben ve diğer komşular aramaya çıktık ama bulamadık. Sonra Erol’u yürürken gördüm ve bulamadığımı söyledim. O da bulamadığını söyledi. Sonra da sormadığım halde öz annesi Şemse İri’nin planlayarak bir şey yaptığını, suçu da kendisine attığını söyledi. Garip olan da olayın ilk gününden beri Erol Diker herkese çocuğun kaybolduğunu değil öldüğünü söylüyordu.”

 

“YALAN SÖYLÜYOR”


Pınar Barut, çocuğun kaybolduktan sonra Diker ailesinin misafirleriyle birlikte evde mangal yapıp, içki içtiklerini belirterek, Erol ve Özlem Diker’in gazetelerde çıkan haberlerde oldukça tepki gösterdiklerini söyledi. Barut, Özlem Diker’in birkaç kez Mustafa’ya vurduğunu gördüğünü aktardı. Bunun üzerine Sanık Erol Diker itirazda bulundu ve tanığın tüm söylediklerinin yalan olduğunu iddia etti.

 


 

 

GÜRPINAR: “BANA DEDE DEMEK İSTEDİ”

 

Savcı, 7’inci tanık olarak da Haspolat’ta Küçük Mustafa’nın tanışıp, dede torun ilişkisi kurduğu Mustafa Gürpınar’ı mahkemeye dinletti. Gürpınar, şunları aktardı: “Kıvırcık saçlı bir çocuk bir gün gancelliyi açtı ve bisikletiyle içeri girdi. Sana ‘dede diyebilir miyim’ dedi. Ben de evet dedim. Daha sonra bana karnının aç olduğunu söyledi. Buzluğu açtığımda bir tane yumurta istediğini söyledi. Ona pişirdim, yedi. Sonra masayı sildi ve kaldırdı. Epeği bir konuştuk. Babam beni döver, dedi. Yemek yediğimi babama söyleme, dedi. Birkaç gün sonra yine geldi. Niye okula gitmedin, diye sordum. Annem para vermedi, öğretmenim beni götürmedi, dedi. Gözleri parlayan kendini anlatan kibar bir çocuktu. Ondan sonra yine geldi ama değişti. İçeri girmedi, benimle konuşmadı. Bisikletsiz geldi. Torunumun bisikletine binmesini söyledim,  konuşmadı. Bir dizi sandalyenin üstüne kırarak hafif ayakta durup, çenesini sandalyenin arkasına dayayıp durdu. Biriyle kavga mı etti, babasından dayak mı yedi diye sordum cevap vermedi. Kaşlarını kaldırdı. Sonra kaybolduğunu ve öldüğünü duydum. Ben 14- 15 günlük dedeydim. Ailede en çok ben mağdur olan benim, şikayetçiyim davacıyım. Mustafa’yı tanısanız siz de böyle düşünürsünüz”

 

İTİRAZ ETTİ

Gürpınar’ın şahadeti ardından sanık itirazda bulundu: “Oğlum yabancılarla gidip konuşmaz, bir şey istemez. Annesi bana emanet ederken öyle söyledi. Hem hafta sonları çocuklara kaynanamgil bakar, biz hafta sonları köyde durmayız. Söylediklerin yalan” dedi. Bunun üzerine Savcı Aliye Özçınar, “Oğlum diye başladı sözüne” diyerek, Mahkeme’nin dikkatine getirdi.   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1005 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler