1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÇOCUK ESİRGEME KURUMU’NDAN ÇAĞRI
ÇOCUK ESİRGEME KURUMU’NDAN ÇAĞRI

ÇOCUK ESİRGEME KURUMU’NDAN ÇAĞRI

Kıbrıs Türk Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Başkanı Ayşe Coşar:“Çocuklar için işbirliği yapalım sözden eyleme geçelim”

A+A-

 

 

“Çocuklar için işbirliği yapalım sözden eyleme geçelim”

Kıbrıs Türk Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Başkanı Ayşe Coşar, Mustafa Diker’in yaşayamadığı çocuk haklarını, başka çocukların kullanmasını, başta yaşam hakkı olan tüm haklarını kullanmalarını sağlamanın, “insanım” diyen herkesin görevi olduğuna işaret ederek “Bu insanlık görevini yerine getirmek için de artık sözün ötesine geçmek ve iş yapma zamanının geldiğine inanıyoruz” dedi.
Coşar dün yaptığı açıklamada, “Kaybolduğu yalanının ortaya atıldığı günden itibaren kamuoyunun dikkatini çekmeye başlayan olay, küçük Mustafa’nın cesedinin çöplükte bulunmasının ardından ortaya çıkan gerçekler, kamu vicdanında açılan yaraları her geçen gün derinleştirdi. İnsan olduğu iddiasında olan ancak hayvanların bile yapmadığı, yapamadığı eylemleri gerçekleştirenleri, Kıbrıs Türk Çocuk Esirgeme Kurumu olarak lanetliyoruz. Bu konuda tepki gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarının ve çocuk hakları konusunda farkındalık yaratmak, önlem alınmasını istemek amacıyla oluşturulan inisiyatifin attığı adımları destekliyoruz” ifadesine yer verdi.

“HERKESE DÜŞEN SORUMLULUKLAR…”
“Mustafa Diker adlı çocuğun yedi yıllık kısacık yaşam süresi içerisinde yaşadıkları, karşı karşıya kaldığı şiddet, tecavüz , KKTC Meclisi tarafından da onaylanan Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesi’ne taban tabana zıttır” diyen Coşar, çocukların, Mustafa Diker’in yaşadıklarının en hafifinin bile yaşanmaması için devletin tüm organları, ilgili birimleri, toplum , sivil toplum örgütleri ve teker teker bireylerin omuzlarına düşen sorumluluk olduğunu belirtti. Coşar şunları kaydetti:
“Bu sorumluluklarımızı yerine getirmek için de sözün eyleme geçmesi, iş yapılması gerekiyor. Eylem derken de ‘linç’ zihniyetini veya adaletin üstünde ceza merciinin bizlerin olmasını kastetmiyoruz. Elbette ki suçlular en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Elbette ki suçlulara, ibret verici şekilde bu toplumun kara lekesi olmayacakları, olamayacakları hukuk çerçevesinde hatırlatılmalıdır.”

“BUZ DAĞININ GÖRÜNEN UCU OLABİLİR”
Ayşe Coşar, Mustafa Diker’in yaşadıklarının, toplumsal değişim içerisinde buz dağının görünen küçük bir ucu olabileceği uyarısında bulunduğu açıklamasında, “Nedeni ne olursa olsun, bu ülkede çocuk haklarından mahrum olarak yaşamakta olan çocuklar vardır” diyerek, bunların nerede oldukları, nasıl yaşadıkları, sayıları, aile durumlarının kayıt altına alınması, onlar için gereken önlemlerin alınması gerekliliği üzerinde durdu.
“Bunun için de başta iktidarın sağlıklı, bilinçli nüfus politikalarını hayata geçirmesi zorunludur” diyen Coşar, bunun ötesinde şu anda toplumun tüm kesimleri, ülkede yaşayan herkesi kapsayacak bilimsel araştırmalar yaparak veya yapılmış olan araştırmaların sonuçları dikkate alınarak planlamalar yapılması gerektiğini ifade etti.
Sivil toplum kuruluşlarıyla devlet kuruluşlarının işbirliğinde, karşılıklı görüş ve düşüncelerden yararlanılarak eylem planları hazırlanması; bu planların uygulanması gerektiğini de kaydeden Coşar, “Çocuk ve İnsan haklarının istismarını önlemek için hazırlanacak planlar hayata geçirilirken de diğer yandan da başka istismar kapılarının açılmamasına azami özen gösterilmelidir” dedi.
Coşar, Kıbrıs Türk Çocuk Esirgeme Kurumu’nun, ülkedeki çocukların korunması, mutlu çocuklarla mutlu yarınlar yaratılması için resmi birimler ve bu konuda katkı yapmak isteyen tüm sivil toplum örgütleri, oluşturulan inisiyatifler ve hatta bireylerle birlikte çalışmaya hazır olduğunu vurgulayarak, ilgili her birime ve katkı koymak isteyen her kuruluşa, her insana ve özellikle medyaya ortak çalışma yapma çağrısını şöyle ifadelendirdi:
“Geliniz enerjimizi birleştirelim. Geliniz sözün ötesine geçelim. İşimizi ön plana koyarak insanlığa katkı yapalım.”

“İHBAR HATTI OLUŞTURULMALI”
Coşar, istismar edilen her çocuk için yurttaş, öğretmen, doktor, hemşire ve her kesimden bireyin başvurabileceği 24 saat çalışan bir ihbar hattı oluşturulması önerisinde bulundu. Polis ve Sosyal Hizmetler Dairesi’nin ihbarlar konusunda birimlerinin devrede olmasını isteyen Coşar, “Bu hattan yararlanma hakkı ve bilinci de öncelikle çocuklara verilmelidir” dedi.
Coşar, aile ve çocuk eğitimleriyle haklar konusunda bilinçlendirme çalışmalarının tüm kesimlerin işbirliğiyle yürütülmesi; çocuk haklarının kağıt üzerinde kalmaması ve hangi kesimden olursa olsun, bu hakları çiğneyenlere karşı müeyyideler uygulanmasının gerekliliği üzerinde durdu.

“MUSTAFA’YLA İLGİLİ KURUMA HİÇBİR BAŞVURU YAPILMADI”
Ayşe Coşar, “Mustafa Diker’in korunması için Kıbrıs Türk Çocuk Esirgeme Kurumu’na başvurulduğu ve Kurumun bunu reddettiği” yönünde medyada yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını da belirterek “Mustafa Diker’le ilgili olarak Kurumumuza hiçbir başvuru yapılmamıştır” dedi. Coşar faaliyetleriyle ilgili şu bilgileri de aktardı:
“Kıbrıs Türk Çocuk Esirgeme Kurumu, 0-18 yaşları arasındaki çocukların memlekete ve insanlığa yararlı olacak şekilde yetişmelerini sağlamak, haklarını ve sağlıklarını korumak amacıyla kurulmuş bir kurumdur.
Bu çerçevede, eğitim, anne sağlığı, çocuk bakım kursları, ekonomik durumları zayıf olan ailelerin çocuklarına eğitim araç gereçleri veya beslenme ihtiyaçlarını karşılayacak malzeme yardımı yapmak gibi görevleri vardır. Buna karşın, Kurumuza çocuk hakları istismarıyla ilgili gelecek olan her türlü şikayet anında değerlendirilmekte ve ilgili kuruluşlarla işbirliğine gidilerek soruna çözüm getirilmektedir.”


 

 

 

 

 

Bu haber toplam 595 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler