1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. CNA YK Başkanı Larkos Larkou; “Kıbrıs’ta medyanın görevi gerçeğin dilini konuşmaktır”
CNA YK Başkanı Larkos Larkou; “Kıbrıs’ta medyanın görevi gerçeğin dilini konuşmaktır”

CNA YK Başkanı Larkos Larkou; “Kıbrıs’ta medyanın görevi gerçeğin dilini konuşmaktır”

“Bizim yasal olmayan bir kurumla işbirliği yapmamız mümkün değil. Eminim ki çözümün ertesi günü tüm bunlar geçmişe ait olarak kalacak, gazeteler, radyolar, televizyonlar arasında farklı bir işbirliği sağlanacak. Kıbrıs daha iyi bir geleceği hak ediyor.”

A+A-

 

simge-004.jpg

Larkos Larkou yedi yıldan bu yana Kıbrıs Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmekte. Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda Kıbrıs Haber Ajansı’nı (CNA) daha yakından tanıma olanağına sahip oluyor,  sundukları hizmetlere ilişkin detaylı fikir ediniyoruz. Birleşik Kıbrıs’a dair önemli mesajlar veren Larkou, Ada’da bölünmüşlükten, kavgadan, çatışmadan barışçıl bir birlikteliğe geçilebileceğini hatırlatarak, farklılıklar içinde birlikten söz ediyor.

“KÖYÜMÜN ANILARI HALA CAPCANLI ZİHNİMDE”

Larkou, karma bir köyde dünyaya geldi ve sıklıkla köyünü ziyaret etmeye devam ediyor, anılarını canlı tutuyor.

“Lisi köyünde doğdum. Köyümdeki anılarım hala capcanlı zihnimde duruyor. Atina Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde eğitim aldım. Gazetecilikle her zaman çok yakın ilişkilerim vardı. Kanımca gazetecilik çağdaş Kıbrıs için en önemli faaliyettir. 2011 yılından bu yana da Kıbrıs Haber Ajansı’nın Yönetim Kurulu başkanlığını yürütmekteyim.”

“MEDYA KIBRIS’A DAİR BÜTÜN KONULARI YANSITMA OLANAĞINA SAHİPTİR ”

 Kıbrıs Rum ve Türk medyasına ilişkin genel bir değerlendirmede bulunan Larkou, medyaya büyük bir önem atfederken, medyanın Ada’nın geneline bir bütün olarak bakmasının önemine işaret ediyor.

“Kitle iletişim araçları Kıbrıs’ta Kıbrıslıların iletişim kurması, birbiriyle konuşabilmesi, birbirini anlaması ve elbette Ada’nın tamamında olanları anlayabilmesi için çok önemli bir araçtır. Kitle iletişim araçlarının çok kritik, önemli rolleri vardır, Kıbrıs’ın dününe ve yarınına ilişkin bütün konuları yansıtma olanağına sahiptirler. Tüm Kıbrıs’ta medyanın görevi gerçeğin dilini konuşmaktır. Bu kriterleri yerine getirmek için kanımca önümüzde kat edilecek daha çok yol var. Medya Kıbrıs’a bütünsel açıdan bakmalı. Medyada Kıbrıs’ın tek ve bölünmez olduğu gerçeği, Kıbrıs yurttaşlarını birbirine daha çok yakınlaştırmak, iletişim köprüleri kurmak için kullanılmalı.”

“SİYASİ ORTAM DEĞİŞİNCE TERMİNOLOJİ DE DEĞİŞECEKTİR”

Kıbrıs konusunda kullandıkları terminolojiyle ilgili soruya karşılık Yönetim Kurulu Başkanı, Kıbrıs konusunun çözümsüzlüğü ile kullanılan terminolojinin yakından ilişkili olduğunu düşünüyor.

“Terminolojiyi üreten siyasi gerçekliktir. Terminoloji sorununun çözümü Kıbrıs sorununun çözümüyle yakından ilintilidir. Siyasi ortam değişince terminoloji de değişecektir. İşgalin yarattığı durum bugün bu terminolojiyi yaratıyor. Terminoloji bana göre politik gerçekliğimizi ortaya koyuyor. İki toplumun farklı politik gerçeklikleri var. Terminolojiyi değiştirmek isteyen öncelikle Kıbrıs konusunun çözümüne katkı yapmakla başlamalı. Sadece bu şekilde sayfayı değiştirebilir, başka sayfaya geçebiliriz.”    

Kıbrıs Haber Ajansını biraz daha yakından tanımak, ilkelerinden, çalışma sistemlerine, hatta personel sayıları dahil tüm detayları öğrenmek istiyorum. 

“Kıbrıs Haber Ajansı kırk iki yıllık bir ajans. Yarı resmi bir devlet kuruluşudur. Görevimiz gerçek, nesnel ve tarafsız haber vermektir. Kendi kuruluş tüzüğüne, ilkelerine uygun olan haberler yazmaya ve vermeye devam ediyor ve bu durum ajansın önemli bir kazanımıdır. Haberleri adil veriyor ve yurttaşların bu adil bilgilendirme yoluyla kendi sonuçlarına varmalarını bekliyor, görüşlerini oluşturmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Yurttaşların eleştirel düşünce tarzına sahip olmalarını istiyoruz. Eleştirel düşünce biçimi nesnel ve adil bilgilere ulaşılabildiği zaman mümkün olabilecek bir şeydir. Şu anda 35 personelimiz var. Ayrıca tüm Kıbrıs’ta ve Ada’nın dışında da muhabirlerimiz var. Yurtdışında Atina, İstanbul, Brüksel, Londra, New York ve son olarak Berlin’de de artık bir muhabirimiz var. Böylece sadece yerel haberlerle değil, yurt dışında olup bitenlerle ilgili haberleri de aktarıyoruz.”         

“TOPLAM BÜTÇEMİZ YILDA 2.3 MİLYON EURO”

Kuşkusuz bütçe konusu bizim için en ilginç detaylardan biri… Kıbrıs Haber Ajansı’nın da bütçesinin temeli devlet tarafından karşılansa da abone sayılarını artırmak yönünde devam eden bir çabanın söz konusu olduğunu Larkou ısrarla vurguluyor. 

“Bütçenin başlıca bölümü devletten geliyor. Ama ayrıca gelir elde etmek için de çalışıyoruz. Devletten aldığımız bütçe yeterli deyip de rahat oturmuyoruz. Kendi gelir kaynaklarımızı yaratmaya çalışıyoruz. Üyelerimizi, reklam gelirlerini artırmaya çalışıyor, üniversitelerle, kurumlarla işbirliği yapıyoruz. Tabii abonelikle çalışıyoruz. Bazı haberler herkese açık şekilde yapılıyor ama haberlerin geneli için abone olmak gerekiyor. Şu anda yaptığımız bazı videolara erişim de açık ama tüm haber, video ve fotoğraflara ulaşmak elbette abonelik gerekiyor. Son dönemde abonelerimizde ciddi artış var. Zaten Kıbrıs Rum basınının hepsi abonemiz. Şimdi yavaş yavaş kişisel abone sayısında da artış var. Her yurttaş ayda 30 Euro ödeyip bize abone olabilir. Tabii televizyon ve gazeteler için farklı uygulamalarımız, paketlerimiz var. Gazete, radyo ve televizyonlar ayrı ayrı veya bir kurum olarak da bize abone olabilirler. Buna göre farklı ücretlendirmelerimiz söz konusu. Toplamda bütçemiz yılda 2.3 Milyon Euro. Tüm bütçemizi çalışanlar için harcamıyor, devletin verdiği parayı mümkün oldukça aşağıya çekmeye çalışıyor, devamlı gelir kaynakları arıyoruz. Ajansın değerinin yükselmesiyle elde ettiği reklam gelirinin de artması için çalışıyoruz. Avrupa Birliği’nin de talimatları zaten bu yönde. Haber ajanslarına gelirlerini yükseltmeyi, devlet bütçelerinden aldıkları parayı aşağıya çekmelerini salık veriyor.”

“KIBRIS TÜRK TARAFINDAKİ GELİŞMELER ÖNCELİKLE BİZİM AJANSIMIZ ARACILIĞIYLA TAKİP EDİLİYOR” 

Elbette topluma sundukları hizmetler, Türkçe dilindeki haberlerinin içeriği de sohbetimiz sırasında konuştuğumuz başlıklar arasında…            

“Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Kıbrıs Haber Ajansı tüm Kıbrıslılar için haberler üretmektedir. Bunu da dört dilde yapmaktadır. Bu diller Yunanca, Türkçe, İngilizce ve Arapçadan oluşmaktadır. Arapçaya da yer verme nedenimiz her ne kadar Kıbrıs Avrupa Birliği üyesi olsa da, pek çok ulusun Arapça konuştuğu bir coğrafyadayız. Böylece onlarla da bir iletişim yolunu açmış oluyoruz. Onların dilini konuşarak Kıbrıs’a kendilerini daha yakın hissetmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Bu şekilde Kıbrıs yurttaşlarını daha fazla yakınlaştırıyor, anlaşabilecekleri bütün dilleri kullanmaya çalışıyoruz. Söylediğim gibi Kıbrıs Haber Ajansı’nın kendine ait Türkçe haberler yapan bir bölümü de var. Ajansımız Kıbrıs Türk tarafındaki siyasi gelişmeleri takip ediyor, bu alanda öncülük yaptık diyebilirim. Çünkü bazı gazetecilerimiz hem Yunanca hem de Türkçe biliyor, iki dili de konuşabiliyor. Böylece Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı pek çok olayı bize yansıtabiliyorlar. Kıbrıs Rum tarafını, Türk tarafında yaşanan ekonomik, politik, sosyal ve elbette Kıbrıs konusuna ilişkin gelişmelerle ilgili bilgilendiriyoruz. Açıklamalar, röportajlar, Kıbrıs toplumundaki olayları okuyuculara duyurmak için kullandığımız yöntemler arsındadır. Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevimizi çok iyi ve doğru olarak yaptığımıza inanıyorum. Kıbrıs Rum medyası Kıbrıslı Türklere dair gelişmeleri öncelikle bizim ajansımız aracılığıyla takip ediyor. Özellikle de Kıbrıs konusunda önemli gelişmeler söz konusu olduğunda veya liderler buluşmalarında çok daha fazla ilgi oluyor. Tabii bana göre bir toplumun diğer toplumu anlaması bağlamında her haberin ayrı bir önemi var. Her toplumun diğer topluma ilişkin hassasiyetleri olan konularda bilgi sahibi olması anlamında görevimiz var.”  

“KIBRIS DAHA İYİ BİR GELECEĞİ HAK EDİYOR”

Medyadaki işbirliği konusuna da konuşuyoruz. Fakat kurumlar arası işbirliğinin ancak bir barışla mümkün olabileceği yanıtını alıyorum…

“Kıbrıs Türk medyası veya Türk Ajansı Kıbrıs ile herhangi bir ilişkimiz ve işbirliğimiz yok. Bu durum Kıbrıs sorununun çözümüyle elbette değişebilir. Konu etrafında biliyorum ki tartışma çok. Ama bunun açıklaması şu basit ifadede saklı; Sorunun çözümü… Benim için her şey Kıbrıs’ın genel görüntüsüne baktığımızda daha açık. Kıbrıs’ın tüm yurttaşları için birleşik, normal bir Avrupa ülkesi haline gelmesiyle işbirliği mümkün olacaktır. Özel iletişim araçları farklı bir şey, devlet kurumları farklı. Bizim yasal olmayan bir kurumla işbirliği yapmamız mümkün değil. Eminim ki çözümün ertesi günü tüm bunlar geçmişe ait olarak kalacak, gazeteler, radyolar, televizyonlar arasında farklı bir işbirliği sağlanacak. Kıbrıs daha iyi bir geleceği hak ediyor.

“İNANCIM FARKLILIKLAR İÇİNDE BİRLİKTİR”

Son olarak Kıbrıs medyasına ve Kıbrıslılara yönelik mesajını sorduğumda Larkos Larkou sözlerini barışa dair mesajlarla tamamlıyor.

“Mağusa bölgesinden bir köyden geliyorum. Sık sık köyümü görmeye gidiyorum. Zorlukları, güçlükleri, hassasiyetleri anlıyorum. Bununla birlikte bizi yarınlarda nelerin birleştirebileceğini de çok iyi görebiliyorum. Kıbrıs Avrupa Birliği’ne aittir. Kıbrıs ortak yurdumuz ve Avrupa Birliği de büyük ailemizdir. Birleşik bir Kıbrıs, Avrupa Birliği’nin içinde; tüm yurttaşların güvenlik, barış ve refah içinde yaşayacağı ülke olacaktır. Her Kıbrıslı yurttaşın yaşananları değiştirmek için belli bir sorumluluğu var. Avrupa Birliği projesine inanıyorum. Bölünmüşlükten, kavgadan, çatışmadan barışçıl birlikteliğe geçebiliriz. Avrupa Birliği her Kıbrıslı Rum ve Türkün aradığı sorulara zaten cevap veriyor. İnancım farklılıklar içerisinde birliktir.”      

Bu haber toplam 1438 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 363 Sayısı

Adres Kıbrıs 363 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler