1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Çevre katili 'nefes' verir mi?
Çevre katili nefes verir mi?

Çevre katili 'nefes' verir mi?

2009’dan bu yana başımızdaki UBP denen illet “çevre” adına da büyük felaketlere imza attı. Hiçbir proje ve plan olmadan, geçtiğimiz 2011 yılı “Çevre Yılı” olarak ilan edildi. Ancak icraatlar, çevrede ‘felaketi’

A+A-

 

 

2009’dan bu yana başımızdaki UBP denen illet “çevre” adına da büyük felaketlere imza attı.

Hiçbir proje ve plan olmadan, geçtiğimiz 2011 yılı “Çevre Yılı” olarak ilan edildi.

Ancak icraatlar, çevrede ‘felaketi’ getirdi.

Bakın YENİDÜZEN’de çevre adına neler yazdık neler:

Alınan günü birlik kararlar ile hem deniz hem de çevre işgal edildi.

·        Eski eserler, ‘yanlışlık’ sonucu yıkıldı, ardından ‘yenisi yapılacak’ açıklamaları yapıldı.

Hristiyanlıkta, kutsal yerlerden biri olarak bilinen Bafra köyü deniz sahilinde bulunan Azize Tekla Şapeli Mayıs 2011’de dozerle yıkıldı.

Hristiyanlığı yaymak için uğraş veren, bu arada birçok mucize gösteren Hristiyanlığın önemli kadın sembollerinden biri olan Azize Tekla’nın adıyla anılan şapel, bir duvarının yıkılması sonucu tehlike arz ettiği gerekçesiyle yerle bir edildi.

Oluşan tepkiler üzerine toplanan Bakanlar Kurulu, tarihi eserin ‘yeniden inşası’ için karar üretti.

·        Denizin ortasına iskele yapıldı, aklına esen bir vatandaş, istediği yere karavanını kurarak, çevreyi zapt etti, büfe açtı.

·        Diğer yandan, Mağusa Limanı çöplük haline dönüşürken, yetkililer, sessiz kaldı. Yanık unlar, kumlar, arpalar, Mağusa Limanı’na demirleyen gemilerden adaya sokulmaya çalışıldı, birçoğu da sokuldu. 

Bazı işgüzarlıklar sonucu aylarca Mağusa Limanı’nda bekletildi, “Un ve kumun” gömüldüğünü iddia eden yetkililerin aksine bir de bakıldı ki limanın ortasından un ve kum fışkırdı…

·        Dağlar delinmeye, taş ocakları işlemeye devam ederken, yol boyları ölü hayvan cesetleriyle doldu taştı.

Bazen bir kedi bazen bir köpek, bedenin yapıştığı asfalttan kaldırılmayı bekledi.

·        Dikmen Çöplüğü’nde somut önlemler alınmazken, ülkenin dört bir yanı çöplük oldu.

·        CMC atıkları, halen halk sağlığını tehdit etmeye devam etti.

·        Yaz sıcağında Ağustos’ta av sezonu açıldı.

Kuşlar üreme mevsiminde yumurtaları üzerinde, su başlarında su içerken katledildi!

İşte kısaca KKTC’de 2011 Çevre Yılı böyle ilan edildi, ama lafla peynir gemisi yine yürümedi.

·        Ve 2012’ye petrol dolum tesisi kâbusu ile girildi. Bu tartışma hâlâ devam ediyor.

Tüm bunları yaşarken Çevre Bakanlığı çok iddialı bir isimle karşımıza çıktı.

“Çevre ve doğa için nefes ver” isminde bir kampanya düzenleyen bakanlık kuru otları temizleyeceğini açıkladı.

Yıllardır bunca çevre katliamına imza atan hükümetin böyle bir sloganla yaptıklarını gizlemeye çalışması olayın en trajikomik tarafı oldu.

Sayın bakan çevreye nefes vermek istiyorsa kendi icraatlarını incelemesini tavsiye ederim.

Gerisi hikaye…

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 935 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler