1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Cenevre Zirvesi'nin ardından
Cenevre Zirvesinin ardından

'Cenevre Zirvesi'nin ardından

Kıbrıs sorununun çözümü ve barış sürecindeki gelişmeleri, II. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat olumlu bulsa da, endişeli: "Bu sürecin sabote edilmemesi önemli..." Mehmet Ali Talat, ofisinde, dar bir grup gazeteci-yazarla buluştu dün... Bu satırların yazar

A+A-

II.Cumhurbaşkanı Talat’la “Cenevre Zirvesi”nin ardından konuştuk...

 

‘Süreç olumlu, yeter ki sabote edilmesin’

 

Kıbrıs sorununun çözümü ve barış sürecindeki gelişmeleri, II. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat olumlu bulsa da, endişeli: "Bu sürecin sabote edilmemesi önemli..."

Mehmet Ali Talat, ofisinde, dar bir grup gazeteci-yazarla buluştu dün...

Bu satırların yazarı dışında, Havadis'ten Hasan Hastürer, KIBRIS'tan Ali Baturay, Star Kıbrıs'tan Sefa Karahasan ve Halkın Sesi'nden Ali Fahrioğlu'nun yer aldığı buluşmada, hem Cenevre zirvesinin değerlendirmesini yaptık, samimi bir sohbet ve karşılıklı soru-yanıtlarla, hem de kimi gelişmeleri konuştuk.

 

'HARİTASIZ TOPRAK OLMAZ'

 

Talat, "açılım" olarak sunulan kimi söylemleri "imaj çalışması" görse de, iki noktanın altını çiziyor:

·        1- Birleşmiş Milletler'in rolünü artırması son derece önemlidir.

·        2- Görüşmelerin yoğunlaştırılması ve sürecin hızlandırılması, ileri bir adım ve sevindirici bir gelişmedir.

Bu iki adım, çözüm yolunda Talat'ı umutlandırıyor.

Ama örneğin "Toprak önerisi" ya da "mülkiyette net çoğunluk, ilgili kurucu devletteki topluma ait olacak" gibi söylemlerle ilgili "yeni değil" deme gereği duruyor.

Şu özeti yapıyor:

·        1-"Haritasız toprak görüşmesi olmaz. Temel ilkeleri konuşabilirsiniz ki, bu çoğunlukla mülkiyetle ilgilidir. Ancak toprak konuşacaksanız, haritasız olmaz. Elbette, biz de masaya harita koymadan toprağı konuşmak zorunda kaldık. Tutanaklarda var. Yani ortada yeni bir durum yok. Ama haritasız toprağı ne kadar ve nasıl konuşacaksınız ki?

·        2- "Mülkiyet çoğunluğunun ilgili kurucu devlete ait olması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıdır. 1992'de bu karar alınmıştır, sonra Gali Fikirler Dizisi'ne de girmiştir. Bunu daha önce de masaya hep getirdik, yeni değil. Eğer Hristofyas bunu teyit etmişse, Rum tarafının bir açılımıdır, sevindiricidir. Ama unutmayalım ki, bu bir BM Güvenlik Konseyi kararıdır."

 

‘KIBRIS NE KAZANDI?’

 

Talat, "Birleşik Kıbrıs"a Eroğlu'nun "bağlılık" belirtmesinden memnun. Endişesi, bunun "içtenlikle ve samimiyetle" olup olmadığı üzerine.

·        -"Dünyaya çözüm isteriz görünelim diye mi, yoksa gerçekten çözüm isteğiyle mi?"

Bu sorunun yanıtının önemli olduğuna değiniyor.

Şu gelişmelere de sitem ediyor:

·        -"Cenevre Zirvesi'nin ardından Türk tarafı mı galip geldi Rum tarafı mı konuşmaları yapılıyor.  Kim daha kazançlı çıkmış? Kim ne kazanmış? Böyle bir tartışma olabilir mi? Önemli olan Kıbrıs'ın bir bütün olarak kazanmasıdır.  Kıbrıs ne kazandı, diye bakabilmeliyiz!.."

 

‘HAKEMLİK ŞART’

 

Talat, masadan bir çözüm çıkması için "hakemlik ve takvim şart" diyor.

Bir saati aşkın sohbetimizden de şu sözleri yer ediyor, notlarım arasında:

·        -“Görüşme tutanaklarını resmi olarak talep etmeyi düşünüyorum, artık çalışma ofisim var ve burada güvenlik içerisinde muhafaza edebilir, süreci daha yakından takip ederek katkı koyabilirim.”

·        -“Birleşmiş Milletler'e tek üye devlet olacak, Birleşik Kıbrıs... Kurucu devletler ise tahminim o ki, merkezi hükümetten alacağı izinle uluslararası alanda kimi yetkilileri kullanacak.”

·        -“Yeni süreçte elbette ki değişiklikler var. Ancak zemin aynıdır. Görüşmeler 23 Mayıs ve 1 Temmuz anlaşmalarımızın zemininde sürüyor.”

·        -“Kıbrıslı Rumları çözüme sürüklemek, gerekirse Türkiye'ye de öncülük yapmak ve sürece sahip çıkmak önemlidir. Yeter ki Kıbrıs sorunu çözümlensin, imzayı Eroğlu atarsa, mutlu olurum, önemli olan çözümdür.”

·        - “Ekim ayında öyle ya da böyle bitecek demek, sanki, olumsuzdan yana gizli bir ajanda  içeriyor. Oysa, Kıbrıslı Türkler çözüme mecburdur. Çözüm en fazla da Kıbrıslı Türkler için gereklidir ve bizim çözüme olan ihtiyacımız herkesten fazladır.”

·        - “Türkiye dik durursa, çözüm olacak. Türkiye'yi yönetenler aklını peynir ekmekle yemedi, onlar da çözümün şart olduğunu görüyor. Sadece, Türkiye, kendi ülkesi ve oradaki hassasiyetleri açısından meseleye bakıyor, biz daha çok Kıbrıs odaklı bakıyoruz.”

·        - “ Temel hedef 'yıkılmayacak' bir ortaklık. Bunun için de Kıbrıslı Türklerin önemli çoğunlukla sahip çıkacakları bir 'ortak devlet' kurmalıyız.”

·         - “Unutmayalım ki, karşılıklı taviz dediklerimiz, yine burada kalacak, bir başka yere gitmeyecek, bu adada, birlikte yaşayacağız.”

·         - “Çözüme ruhen ve bedenen inanmak gerekiyor. Biz, böyle bir inançla masadaydık. Eroğlu da, ekibiyle birlikte ruhen ve bedenen çözüme inanıyorsa, desteğimiz yanında olacaktır.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1920 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler