1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Çelişkiler
Çelişkiler

Çelişkiler

Geçtiğimiz gün manşetimiz ‘Bu nasıl çelişki’ydi… Bu manşetin nedeni Yrd. Doç. Dr. Şerife Gündüz’ün Büyükkonuk’ta petrol dolum tesisi kurulması düşüncesine kendi görüşleri doğrultusunda yanıt vermesiydi. Daha doğrusu bilimsel

A+A-

 

 

Geçtiğimiz gün manşetimiz ‘Bu nasıl çelişki’ydi… Bu manşetin nedeni  Yrd. Doç. Dr. Şerife Gündüz’ün Büyükkonuk’ta petrol dolum tesisi kurulması düşüncesine kendi görüşleri doğrultusunda yanıt vermesiydi. Daha doğrusu bilimsel değerlendirmesi sonucunda sorduğu soru veya şaşkınlıktı. Çünkü bölge daha önce eko-turizm bölgesi olarak belirlenmişti ama şimdi petrol dolum tesisi yeri için uygun bulunmuştu! Bunun açıklamasını uzun uzadıya yapmanın bir anlamı da yok aslında… İki niyeti yan yana koyduğumuzda çelişki ve hatta ‘saçmalık’ da kendiliğinden ortaya çıkıyor. 

Bu başlıktan baktığımızda çelişkili olmayan ne var ki! Daha dün Tabipler Birliği basın toplantısı yaptı ve çeşitli konularda açıklamalarda bulundu. “Toplumun psikolojisi bozuldu” dedi doktorlarımız… Son zamanda yaşanan çeşitli sıkıntılar nedeniyle toplum psikolojisinin sağlıklı olmasının beklenemeyeceğini, trafik kazalarının da bir nedeninin bu psikolojik bozukluk olduğunun altı çizildi. Bankalar Yasası’nda yapılan değişikliklerle de beklenenin aksine hükümetin toplumun yanında değil, bankaların yanında olduğunu söyledi Tabipler Birliği ve herhangi bir hükümet için ortaya çıkan çelişkiyi vurguladı.

Bir ilginçlik ve yine Tabipler Birliği’nin basın toplantısında yer bulan ilahiyat fakültesi ve lisesi ile ilgili yaşananlar. Başbakan Küçük Türkiye ziyaretinde Türkiye Diyanet İşleri Başkanı’nı da ziyaret etti ve “toplumumuzun talepleri doğrultusunda fakülteyi de liseyi de açtık” dedi. Tabii Diyanet İşleri’nde bunu söylerken başkalarının bunu duyması için söylüyordu. Ancak Tabipler Birliği’nin vurguladığı çelişki şurda; “Atatürkçü’yüz diye söylevler sıralayanların ilahiyat lisesi ve fakültesi açmasının” çelişkisine değiniyordu.

Peki ya ilahiyatla ilgili okullar, bölümler açılırken, diğer yandan yine okullarda öğretmen ve kadro eksikliği nedeniyle grevlerin yapılmasına ne demeli… Bu da hükümetin bir çelişkisi değil mi? Bir yanda eksikler varken, sadece öğretmenler değil, küçük öğrenciler de “öğretmen isteriz” diye eylemdeyken Başbakan’ın Türkiye’de ilahiyatla ilgili müjdeler vermesi ‘nemenem’ bişeydir! Peki ya Eğitim Bakanı Kemal Dürüst… O baştan aşağı çelişki… Dürüst, her zaman yazdığımız gibi kameralara poz vermekle meşgul sadece… Sanki o Eğitim Bakanı değil. Öğrenciler ellerinde pankart, eylem yaparken o başka gündemlerle meşgul. Gündemi de sadece şov.

Öte yandan KTHY çadırı… Hükümet, Başbakan, bakanlar hep çelişki de Hava-Sen’in yaptığı saflık veya çelişki değil mi? 407 gün kendilerini görmeyen, umursamayan hükümetin Başbakanı “yeni yılda 60 kişiyi işe alacağız” demesi üzerine çadırını kaldırma onurunu! da başbakana vermesi nasıl adlandırılabilir. Tabii ki sorabilirsiniz; “Bir başbakana güvenilmezse kime güvenilir?” diye… Aslında doğru ama sözünü ettiğimiz İrsen Küçük. Bu hükümetin Başbakanı… Şimdi yeniden söylenenleri, verilen sözleri, vaadleri buraya yazmayalım, zaten yerimiz sığmaz… Ama bunları düşünün ve hangisinin, sadece birinin bile yerine gelip gelmediğini hatırlayın. Olmuşsa eğer, Hava-Sen’in de Başbakan’ın sözüne güvenip eylem çadırını kaldırmasının doğru olduğunu söyleyebilirim. Belki de haklılar, 407 günden sonra biraz da olsa ‘normal’i yaşamak istiyorlar ama çoğu insanın dediği gibi bu biraz ‘saflık’…        

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 994 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler