1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÇED RAPORUNU YAYIMLIYORUZ
ÇED RAPORUNU YAYIMLIYORUZ

ÇED RAPORUNU YAYIMLIYORUZ

YENİDÜZEN, Büyükkonuk’un kuzey sahiline yapılması planlanan yakıt depolama tesisiyle ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu ele geçirdi. Biyologlar Derneği (Bio-Der) Başkanı Hasan Sarpten tarafından “düzmece” olarak yorumlan

A+A-

 

 

YENİDÜZEN, Büyükkonuk’un kuzey sahiline yapılması planlanan yakıt depolama tesisiyle ilgili ÇED raporunu ele geçirdi

 

İşte rapor!

 

·        MADDE 3 FIKRA 4… “ÇED raporunun hazırlanması için araziye gidildiğinde arazi içerisinde yolun hemen bitiminden başlayıp yol boyunca 200 metreden 500 metreye kadar genişliği yer yer değişen düzensiz aralıklarda aşılanmış, zeytin ağaçları dışında, yine ağırlıklı olarak ayni şerit içerisinde az miktarda bölge flora ve faunasından (bitki ve hayvan) türlere rastlanılmamıştır. Girne ve Balalan yolu dışında pek görülmediği tabiatın orijinal özelliklerini taşıdığı bir arazi söz konusudur. Arazi 22 Kasım 2011 tarihinde ziyaret edilmiş ve ulusal  ve ulusalararası sözleşmelerle koruma altına alınmış nadir ve nesli tehlikeye düşmüş türlere rastlanılmamıştır.”

 

·        2 AYDA İNCELENDİ, ONAYLANDI!...

Bu madde altında “Etki bölgenin 22 Kasım 2011 tarihinde ziyaret edildiği ve ulusalararası sözleşmelerle koruma altına alınmış nadir ve nesli tehlikeye düşmüş türlere rastlanılmadığı” cümlesi dikkat çekiyor. Çok kısa sürede bu türlere rastlanılmadığının açıklanması göze çarparken, Biyologlar Derneği  ise“Vipera lebetina ” olan ve Kıbrıs’ta engerek yılanı olarak bilinen yılan türünün yanı sıra birçok bitki ve hayvan türünün koruma altında olduğuna vurgu yapıyor.

 

·        RAPORDAKİ TÜRLER… Raporda bölge floarası (bitki türü): “İnce çiçeği, azgan, gabbar, diken, tüylü laden, yalancı servi, alıç, patpatı, sahil karanfili, zakkum, zeytin, toplu ot, şinya, adaçayı, maca tülümbe, adasoğanı-kabar, çaltı-gonnar” olarak geçerken, bölge Faunası da (hayvan türü): “Kara yılan, eşek arısı, bal arısı, karınca karasinek, serçe, kertenkele, güneş yılanı, tarla faresi, tavşan, küçük karga ve tarla kuşu” olarak geçiyor.  

 

·        KUŞ ÇEŞİDİ SADECE “SERÇE”… Raporda belirtilen “Vipera lebetina”nın Kıbrıs’ta engerek yılanı olarak bilindiği öğrenilirken, ancak raporda kara yılan olarak geçtiği aktarıldı. 

Bio- Der ise raporda, bölgedeki hayvan türlerinin sadece aralarında bal arısı ve karınca gibi önemsenemeyecek 12 tane türün listelendiğini, ancak bölgede tespit edilen; Kuzgun, Gökdoğan, Gökardıç, Ebabil gibi önemli kuşlar atlandığını ve komik bir şekilde bölgede yaşayan tek kuş türü olarak ‘serçe’nin gösterildiğine vurgu yaptı.

 

 

YENİDÜZEN, Büyükkonuk’un kuzey sahiline yapılması planlanan yakıt depolama tesisiyle ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu ele geçirdi.

Biyologlar Derneği (Bio-Der) Başkanı Hasan Sarpten tarafından “düzmece” olarak yorumlanan ÇED raporunda, biyolojik çeşitlilik ve habitatların yapısının eksik ve yanlış değerlendirildiği, içeriğinde çok ciddi hatalar olduğunu vurgulanıyor.

Sarpten, raporda, bölgedeki hayvan türlerinin sadece aralarında bal arısı ve karınca gibi önemsenemeyecek 12 tane türün listelendiğini, ancak bölgede tespit edilen; Kuzgun, Gökdoğan, Gökardıç, Ebabil gibi önemli kuşlar atlandığını ve komik bir şekilde bölgede yaşayan tek kuş türü olarak ‘serçe’nin gösterildiğine vurgu yaptı.

Bölgedeki sürüngenlerin ise Kıbrıs’ta engerek yılanı olarak bilinen ve koruma altında olan “Vipera lebetina”nın, raporda “kara yılan” olarak tanımlandığını aktaran Hasan Sarpten, raporu hazırlayanların, bilimsel ve akademik yeterlilikten yoksun olmaları yanında ülkemize yabancı oldukları gerçeğini de göz önüne serdiğinin altını çizdi.

 

 

MADDE DİKKAT ÇEKİCİ

Raporun 3’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasında; Proje alanı ve etki alanında bulunan flora türleri, etkilenecek alandaki türler, bu çalışmaların hangi dönemde yapıldığı, ulusal ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmış, nadir ve nesli tehlikeye düşmüş türler, rekreasyon çalışmalarının belirtilmesi, proje faaliyetlerinde etkilenecek canlılar için alınması gereken koruma önlemleri geçiyor. Bu madde: “ÇED raporunun hazırlanması için araziye gidildiğinde arazi içerisinde yolun hemen bitiminden başlayıp yol boyunca 200 metreden 500 metreye kadar genişliği yer yer değişen düzensiz aralıklarda aşılanmış, zeytin ağaçları dışında, yine ağırlıklı olarak ayni şerit içerisinde az miktarda bölge flora ve faunasından (bitki ve hayvan) türlere rastlanılmamıştır. Girne ve Balalan yolu dışında pek görülmediği tabiatın orijinal özelliklerini taşıdığı bir arazi söz konusudur. Arazi 22 Kasım 2011 tarihinde ziyaret edilmiş ve ulusal  ve ulusalararası sözleşmelerle koruma altına alınmış nadir ve nesli tehlikeye düşmüş türlere rastlanılmamıştır” içeriyor.

 

2 AYDA TESPİT YAPILDI

Söz konusu madde altında, “Arazi 22 Kasım 2011 tarihinde ziyaret edilmiş ve ulusal  ve ulusalararası sözleşmelerle koruma altına alınmış nadir ve nesli tehlikeye düşmüş türlere rastlanılmamıştır” cümlesi dikkat çekiyor. Çok kısa sürede bu türlere rastlanılmadığının açıklanması göze çarparken, Biyologlar Derneği  ise“Vipera lebetina ” olan ve Kıbrıs’ta engerek yılanı olarak bilinen yılan türünün yanı sıra birçok bitki ve hayvan türünün koruma altında olduğuna vurgu yapıyor.

 

HAYVAN VE BİTKİ TÜRÜ ÖNEMSENMEDİ

Raporda bölge floarası (bitki türü): “İnce çiçeği, azgan, gabbar, diken, tüylü laden, yalancı servi, alıç, patpatı, sahil karanfili, zakkum, zeytin, toplu ot, şinya, adaçayı, maca tülümbe, adasoğanı-kabar, çaltı-gonnar” olarak geçerken, bölge Faunası da (hayvan türü): “Kara yılan, eşek arısı, bal arısı, karınca karasinek, serçe, kertenkele, güneş yılanı, tarla faresi, tavşan, küçük karga ve tarla kuşu” olarak geçiyor. 

Raporda belirtilen “Vipera lebetina”nın Kıbrıs’ta engerek yılanı olarak bilindiği öğrenilirken, ancak raporda karayılan olarak geçtiği aktarıldı.  Bio- Der ise raporda, bölgedeki hayvan türlerinin sadece aralarında bal arısı ve karınca gibi önemsenemeyecek 12 tane türün listelendiğini, ancak bölgede tespit edilen; Kuzgun, Gökdoğan, Gökardıç, Ebabil gibi önemli kuşlar atlandığını ve komik bir şekilde bölgede yaşayan tek kuş türü olarak ‘serçe’nin gösterildiğine vurgu yaptı.

 

RAPORA NAZARAN 10 KATI BİTKİ TÜRÜ MEVCUT

Biyologlar Derneği (Bio-Der) Başkanı Başkanı Hasan Sarpten,  adanın en bakir bölgelerinden olan ve Eko-turizm bölgesi olarak bilinen Büyük Konuk sahiline “yakıt depolama tesisi” kurulmasına ilişkin tüm uyarı ve tepkilere rağmen onaylanan ÇED raporunun, Kimya, Jeoloji ve İnşaat Mühendisi’nden oluşan üç kişi tarafından hazırlandığını ancak ÇED çalışmalarında mutlaka biyologlara ve ekoloji temeli güçlü uzmanlarla da çalışılması gerektiğine vurgu yaptı.

Sarpten, öncelikle 166 dönüm üzerinde kurulması düşünülen tesis alanında yetişen sadece 18 bitki türünden söz edildiğini, oysa alanın bakir dokusu ve zengin maki örtüsü nedeniyle varsayılanın en az 10 katı bitki türünün bölgede bulunduğunu ifade etti. 

 

BÖLGE BİRÇOK HAYVANA EL VERİŞLİ

Sarpten, raporda, bölgedeki hayvan türlerinin sadece aralarında bal arısı ve karınca gibi önemsenemeyecek 12 tane türün listelenmesinden ibaret olacak şekilde yapıldığını, ancak bölgede tespit edilen; Kuzgun, Gökdoğan, Gökardıç, Ebabil gibi önemli kuşlar atlandığını ve komik bir şekilde bölgede yaşayan tek kuş türü olarak ‘serçe’nin gösterildiğine vurgu yaptı.

Bölgedeki sürüngenlerin değerlendirilmesinin ise tamamen acemi bir şekilde yapıldığını, Kıbrıs’ta engerek yılanı olarak bilinen ve koruma altında olan “Vipera lebetina”nın raporda engerek yılanı yerine “kara yılan” olarak tanımlandığını aktaran Hasan Sarpten, raporu hazırlayanların, bilimsel ve akademik yeterliliklerinin yanı sıra canlıları hiç tanımadıklarını ve ülkeye yabancı olduklarını gözler önüne serdiğine dikkat çekti.

 

Sermaye ve siyasi düzmece

Bio-Der Başkanı, benzer şekilde raporda yer alan denizle ilgili kısmın da, jeoloji-hidroloji kitaplarından alınmış genel bilgileri yansıttığını ve bu bölgede yaşayan habitatların özelliğini içermediğini kaydederek, “Deniz dibinden çekilmiş birkaç resim rapora eklenerek sanki deniz dibinin kapsamlı bir incelemesi yapıldığı havası verilmeye çalışılmış ancak ciddi herhangi bir veri dikkate alınmış değildir” dedi.
Bio-Der Başkanı Hasan Sarpten şöyle konuştu: “Kıyısal alanda yapılması planlanan ÇED çalışmalarında mutlaka biyologlara ve ekoloji temeli güçlü uzmanlara yer alması gerekir. Aksi halde, bu çalışmada olduğu gibi, biyoçeşitliliği oluşturan bitki ve hayvan grupları, sınıflandırma (taksonomik), listeleme ve habitat değerlendirmesi açısından  topyekün yanlış veya eksik değerlendirme yapılması kaçınılmazdır. Bu rapor kesinlikle akademik ve bilimsel bir rapor değildir. Ne yazık ki, rapor sermaye gücü ve siyasi baskı sonucu tam anlamıyla bir düzmecedir. Gerek hazırlayanlar gerekse onaylayanlarla bunu her platformda ve tartışmaya hazırız.”

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1669 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler