1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Çapraz Oy mu Yoksa Kıbrıslı Türklerin Hiçbir Zaman Başkanı Olamayacağı Bir Birleşik Kıbrıs mı?
Çapraz Oy mu Yoksa Kıbrıslı Türklerin Hiçbir Zaman Başkanı Olamayacağı Bir Birleşik Kıbrıs mı?

Çapraz Oy mu Yoksa Kıbrıslı Türklerin Hiçbir Zaman Başkanı Olamayacağı Bir Birleşik Kıbrıs mı?

Tufan Erhürman: Temsili demokrasinin çok basit bir kuralı vardır. Halkı temsilen karar verecek kişilerin o halkın rızasıyla iş başına gelmesi gerekir

A+A-

 

 

                                                                                     Tufan Erhürman

                                                                                     tufaner@yahoo.com

 

 

Temsili demokrasinin çok basit bir kuralı vardır. Halkı temsilen karar verecek kişilerin o halkın rızasıyla iş başına gelmesi gerekir. Parlamenter demokraside bu kararları kural olarak parlamento ve onun içinden çıkan yürütme organı (kabine, bakanlar kurulu) verdiği için, parlamenterlerin halk tarafından seçilmesi yeterlidir.

Oysa başkanlık sisteminde, başkan ve onun kabinesi (sekreterleri) parlamento içinden çıkmadığından, başkanın da ayrıca seçilmesi, yürütme işlevini halkın rızasını aldıktan sonra, halk adına yerine getirmesi gerekir.

Birleşik Kıbrıs’ta demokrasinin bu temel ilkesi, başkanlık sistemi ve parlamenter sistem altında farklı yöntemlerle hayata geçirilebilir.

 

I. Başkanlık Sistemi

“Birleşik Kıbrıs”ta başkanlık sistemi uygulanacaksa, demokrasinin bu temel kuralını hayata geçirmek amacıyla üzerinde durulabilecek iki yöntem vardır.

 

1. Dönüşümlü Başkanlık

Başkan ve başkan yardımcısı her iki toplumun da başkanı ve başkan yardımcısı olarak kabul edileceklerse, seçilirken her iki toplumun da rızasını almaları gereklidir. Aksi takdirde bir Rum başkan, Kıbrıslı Türklerin rızasını almaksızın göreve gelebilecek, bu durumda Kıbrıslı Türklerin başkanı olduğunu iddia ettiği zaman, bunun böyle olmadığı, yani başkanın meşru olmadığı iddia edilebilecektir. Aynı şey dönüşümlü olarak başkanlık yapacak Kıbrıslı Türk için de geçerlidir. O da, bir tek Rumun dahi rızasını almaksızın seçildiği takdirde, başkanlık dönemi boyunca Kıbrıslı Rumların meşruiyet konusundaki eleştirilerine maruz kalmaktan kurtulamayacaktır. Bu nedenledir ki, dönüşümlü başkanlığın uygulanacağı bir “Birleşik Kıbrıs”ta (yani bir Türkün de tüm Kıbrıs’ın başkanı olacağı bir yapıda) demokrasinin hayata geçirilebilmesi için başkanlık yapacak kişinin mensup olmadığı toplumun da rızasını alması gereklidir. Çapraz oy denilen sistem, demokrasinin bu ihtiyacına yanıt verebilmek için üretilmiştir.

Ancak, Kıbrıs Rum tarafınca önerilen, her toplumun, diğer toplumun seçim sonuçlarını % 20 oranında etkilemesine dayanan çapraz oy sistemi dahi, meşruiyet sorununu tam olarak ortadan kaldırmamaktadır. Bu sistemde etki % 20 ile sınırlı kaldığından, bir kişi, diğer toplum seçmenlerinden hiç oy almasa da, tüm Kıbrıs’ın başkanı olma olanağına sahip olacaktır. Bu durumda böyle bir kişinin meşruiyeti mensup olmadığı toplum tarafından kaçınılmaz olarak tartışma konusu yapılacaktır.

 

2. Başkanın Kıbrıslı Rum, Başkan Yardımcısının Kıbrıslı Türk Olması

Bu sistem, 1960 Anayasası’nda düzenlenmiştir. Buna göre Kıbrıslı Rumlar başkan olacak Kıbrıslı Rumu, Kıbrıslı Türkler de başkan yardımcısı olacak Kıbrıslı Türkü seçeceklerdir. Başkan yardımcısını ne kadar çok yetkilendirirseniz yetkilendirin, bir devletin gerek uluslararası alanda, gerekse ülke düzeyinde görünen yüzü her zaman başkandır. Bunun örneği, Kıbrıslı Türk başkan yardımcısının hemen hemen Kıbrıslı Rum başkan kadar yetkili olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti sisteminde, Makarios’un “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yüzü” hâline gelmesi ve Dr. Küçük’ün kaçınılmaz olarak gölgede kalmış olmasıdır.

Bu sistemin diğer bir sorunu, başkanın tüm Kıbrıs’ın başkanı, başkan yardımcısının da tüm Kıbrıs’ın başkan yardımcısı olmasına karşın, bu iki kişinin Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşlarının yalnızca bir bölümünün rızasıyla iktidara gelmiş olması, dolayısıyla her zaman meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalmasıdır. Örneğin yalnızca Kıbrıslı Rumların rızasıyla iktidara gelmiş olan “Türk düşmanı” bir Kıbrıslı Rum başkanın, hukuken tüm Kıbrıs’ın başkanı olmasına karşın, Kıbrıslı Türkler tarafından meşru görülmemesi, bu sistemde bir sürpriz olmayacaktır.

 

II. Parlamenter Sistem

Bu sistem, yukarıda sözü edilen ve başkanlık sistemi tarafından yaratılan meşruiyet sorununu ortadan kaldırabilecek olanaklara sahiptir. Parlamenter sistemde yasama organındaki milletvekilleri doğrudan doğruya halk tarafından seçilmekte (Kıbrıslı Rum milletvekilleri Kıbrıs Rum halkı, Kıbrıslı Türk milletvekilleri Kıbrıs Türk halkı tarafından), dolayısıyla parlamento her iki halkı temsil eden milletvekillerinden oluşmaktadır. Yürütme organı da bu parlamento içinden çıkmaktadır. Parlamento tarafından seçilecek olan başkan ve başkan yardımcısı Parlamento’da hem Parlamento’nun tamamının, hem de ayrı ayrı Türk ve Rum milletvekillerinin % 50’sinin güven oyunu almak zorunda olacağından, bu yürütme organının meşruiyeti kimse tarafından sorgulanamayacaktır. Bu şartlar altında dönüşümlü başkanlık da sorunsuz bir biçimde uygulanabilecek, Rum başkan Türklerin, Türk başkan da Rumların temsilcilerinin % 50’sinin rızasını aldığından, kimse bu kişilerin meşruiyetini tartışma konusu yapamayacaktır.

 

III. Çapraz Oya Dayanan Başkanlık Sistemine Türk Tarafından Yöneltilen Eleştiriler

Bilindiği gibi Türk tarafında, özellikle sağ partiler, çapraz oya, biri açık, diğeri de üstü kapalı iki eleştiri yöneltmişlerdir.

 

1. Çapraz Oy İki Ayrı Demokrasiyi Ortadan Kaldırır

Bu görüşe göre, bir toplum diğerinin seçim sonuçlarını % 20 oranında etkilese dahi artık herhangi bir toplumun seçiminde ortaya çıkan sonuç o toplumun saf iradesi olarak kabul edilemez. Bu görüş kendi içinde doğru olmakla birlikte, aslında federasyonu bir model olarak kabul edememiş ya da anlayamamış olmanın sonucudur. Federalizmin temel ilkesi çeşitlilik içinde birliktir. Bunun sonucu olarak devlet de, demokrasi de iki ayrı düzeyde şekillenir. Federal devlet birliği, federe (kurucu) devletler çeşitliliği temsil eder. Aynı şekilde federal düzeydeki demokrasi birliği, federe düzeylerdeki demokrasi çeşitliliği temsil etmektedir. O nedenle, federal düzeyde iki ayrı demokrasiden söz etmeye kalkışmak, aslında federalizme inanmamak ya da federalizmi anlamamakla ilişkilidir. Birleşik Kıbrıs örneğinde baktığımızda, federal devletin başkanının seçiminde iki ayrı demokrasi aranması federasyonu kabullenmemekle eş anlamlıdır. İki ayrı demokrasi federal devlette değil, ayrı federe (kurucu) devletlerde söz konusu olacaktır. Nitekim çapraz oy federal devletin başkanı seçilirken uygulanacak formüldür. Kıbrıs Türk kurucu devletinin başkanı tabii ki yalnızca Kıbrıslı Türkler (ya da Kıbrıs Türk kurucu devleti yurttaşları) tarafından seçilecektir.

 

2. Çapraz Oy Sağ Partilerin Zararınadır

Kıbrıs’ın her iki yanında da sağ partiler, maalesef, kural olarak liberalizm üzerinden değil, milliyetçilik üzerinden politika üretmektedirler. Bunun doğal sonucu, başkanlık sisteminde çapraz oy yönteminin uygulanması hâlinde, en azından ilk seçimlerde sağ partilerin, Kıbrıs’ta genelde federasyonu savunan sol partilere oranla dezavantajlı durumda olmasıdır. Başkanlık sisteminde bu doğal sonucun etkilerini azaltmanın yolu, çapraz oy sistemini ikinci seçimlerden itibaren uygulamaktır. Böyle bir durumda, her iki taraftaki sağ partilerin, ikinci seçime kadar, klasik milliyetçi politikalarını her iki toplumu da düşünerek liberal sağ çizgiye çekmeleri mümkün olabilir. Ancak, sağ partiler milliyetçi çizgide politika üretmeye devam edeceklerse, bu doğal sonucun daha sonraki seçimlere de sirayet etmesi kaçınılmazdır.

Bu etkiyi tamamen ortadan kaldırmanın yolu, parlamenter sistemi tercih etmektir. Parlamenter sistemde milletvekilleri kendi toplumları tarafından ayrı ayrı seçilecekleri için, herhangi bir toplumun diğer toplumun milletvekili seçim sonuçlarını etkilemesi söz konusu değildir. Burada çapraz oy, Parlamento içinden çıkacak yürütme organının seçiminde etkili olur. Bu noktada da, üniter devletlerde bile, seçim propagandası sırasında düşman gibi görünen partilerin dahi koalisyon kurabildikleri hatırlanırsa (Kıbrıs Türk siyasi tarihinde UBP-TKP, CTP-DP koalisyonları hatırlanabilir) çapraz oyun illa ki sağ partilerin zararına sonuç doğurması söz konusu değildir.

 

Sonuç

1960 Anayasası uyarınca tarih boyunca bir Kıbrıslı Rumun başkanlık yapmasına ve bir Kıbrıslı Türkün hiçbir zaman Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başkanı olamamasına razı olmak zorunda bırakılan Kıbrıslı Türkler için dönüşümlü başkanlık tarihsel bir kazanımdır. Dahası, bu kazanım aslında Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nde istikrarlı demokrasi isteyen Kıbrıslı Rumlar açısından da geçerlidir. Çünkü bir Kıbrıslı Türkün hiçbir zamanı başkanı olmayacağı bir “Birleşik” Kıbrıs’ta başkanın meşruiyeti Kıbrıslı Türklerin gözünde her zaman tartışmalı olacak ve bu durum, doğal olarak bazı iç çatışmalara sebebiyet verebilecektir.

Dolayısıyla bugün Kıbrıslı Türkler adına görüşme masasında oturanların sırf çapraz oyu ortadan kaldırmak amacıyla dönüşümlü başkanlıktan vazgeçerek 1960’taki sistemi benimsemeleri, en hafif tabiriyle, hem Kıbrıslı Türklere hem de Birleşik Kıbrıs’taki istikrarlı demokrasiye ciddi zarar vermek anlamına gelir.

Kıbrıs Türk tarafı başkanlık sistemini kabul edecekse, dönüşümlü başkanlık için, her bir toplumun diğer toplumun seçim sonuçlarını % 20 oranında (ya da üzerinde anlaşılabilecek başka bir oranda) etkileyeceği bir formülü kabul etmek zorundadır. Yok bu kabul edilmek istenmiyorsa, savunulacak çözüm parlamenter sistemde çapraz oydur.

Şu anda yapıldığı şekilde hem çapraz oyu reddetmek hem de dönüşümlü başkanlıkta ısrar etmek ise BM’yi ve uluslararası topluluğu ikna etmeye müsait bir öneri değildir. Çünkü başta belirtildiği gibi, bir tek Kıbrıslı Türkün rızasını dahi almamış bir Rum başkanın (ve bir tek Kıbrıslı Rumun dahi rızasını almamış bir Türk başkanın) demokratik meşruiyeti olmayacağı herkes için açıktır. Masaya öneri götürürken, yalnızca kendi halkımızın ya da siyasi partimizin lehine olan önerileri tercih etmek dünyanın anlayacağı dilden konuşmamak anlamına gelir. Dünyanın anlayacağı dil, sizi koruyacak olan politikaları demokrasinin evrensel normları içerisinde kabul edilebilir hâle getirmeyi becerdiğiniz zaman kullanacağınız dildir.      

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 798 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler