1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Cam kulede oturursan kimseye taş atma
Cam kulede oturursan kimseye taş atma

Cam kulede oturursan kimseye taş atma

Futbolda dünyanın(FIFA-UEFA) tanımadığı Kuzey Kıbrıs’ta GAZOZUNA oynanan futbolumuzda, yine dünyada revaçta olan ŞİKE İDDİALARI onları aratmayacak bir şekilde aynı hızla devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde eski K.Kaymaklı Teknik Direktörü Vehbi Özer

A+A-

 

 

Futbolda dünyanın(FIFA-UEFA) tanımadığı Kuzey Kıbrıs’ta GAZOZUNA oynanan futbolumuzda, yine dünyada revaçta olan ŞİKE İDDİALARI onları aratmayacak bir şekilde aynı hızla devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde eski K.Kaymaklı Teknik Direktörü Vehbi Özerem’in eski futbolcusu olan Düzkaya futbolcusu Hüseyin Şevki’ye şaka yollu, masumane sözlerinin ardından kaynatılan CADI KAZANI Vehbi’nin üzerine dökülmeye çalışılıyor.

Bu arada, “tencere yüzün kara, seninki benden kara” özdeyişinden hareketle, Vehbi konusunun üstüne balıklama dalan bazı kulüpler K.Kaymaklı Kulübüne saldırmaya başladılar.

 

“LEŞ KARGALARI”

 

Ne var ki, bugüne kadar dürüst ve saygın bir kişiliğe sahip K.Kaymaklı Başkanı Ali Başman dün, yaptığı bir açıklamada bu konunda K.Kaymaklı’ya saldıranlara “Leş kargaları” benzetmesi yaparken,

Son günlerde eski teknik direktörleri Vehbi Özerem’in Düzkaya futbolcusu Hüseyin Şevki’yi arayarak telkinde bulunduğu iddialarından bazı kulüplerin kendilerine pay çıkararak üzerlerine geldiğini “Bir kere herkes kendi mazisine baksın. Zamanında nasıl kümede kaldıklarını düşünsünler, zamanında nasıl şampiyonluklar yaşadıklarını düşünsünler. Federasyonu göreve davet ettik, bizim alnımız açıktır. K.Kaymaklı bu sene ligde şampiyon olacaktır. Zaten rakiplerimizin hepsini nasıl yendiğimizi görüyorsunuz. Yaralı hayvanlar üzerine leş kargaları saldırır ya, kimse leş kargaları gibi saldırmasın. Biz yara almış olabiliriz ama tekrardan şahlanıp yolumuza devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.

Aslında, bu saldırıları yapan ve iddiaları yönelten Çetinkaya, Yenicami ile Mağusa Türk Gücü şampiyonlukta iddialı takımlar olarak lig fikstüründe yerlerini alırken, geçmişte hem şampiyonluk, hem de Süper ligden düşme mücadelesi veren takımlar arasında yer alıyorlar. Bu takımlardan sadece, geçmiş yıllarda şampiyonluğun yanı sıra ligden de düşme mücadelesi veren Çetinkaya bugüne kadar ligden düşmeyen tek takım olarak ortada duruyor.

Bugün, şampiyonluğa oynayan Yenicami ile Mağusa Türk Gücü ise, geçmişte ikinci lige düşen takımlar arasında yer alıyor.

Aslında, çok değil 2003-2004 sezonunda oynanan bir Yalova-Yenicami maçındaki şike iddiaları saha dışı görüntüleri ile gündeme bomba gibi düşmüştü. O zaman, bu iddiaların üzerine ciddi bir şekilde yürünmesi gerektiğini düşünen Ömer Adal Başkanlığındaki Futbol Federasyonu yönetim kurulunun yanılmıyorsam altı üyesi, konun örtbas edilmesini protesto etmek için görevlerinden istifa etmişlerdi. O yıl, ligden küme düşme kaldırılmış, takım sayısı 12’den 14’e çıkarılırken, Federasyon Kupası şampiyonu olan K.Kaymaklı ile finalisti Yenicami  Süper Lig’de kalmıştı.

Daha sonra, Gönyeli’nin şampiyonluklara ambargo koyduğu dönemlerden sonuncusu olan 2008- 2009 iki teknik adamının Düzkaya’da Gürçin ile konuşmaları görsel medyaya yansımış ve sonuçta Gönyeli suçlu bulunmuş ve puanları silinmişti. 

Bilmiyorum, 15 Kasım 1983’ten ekonomik, siyasi ve sportif ambargolar altında olan, bu nedenle sportif ve ekonomik getirisi olmayan ve sadece bir mangal partisi ile ödüllendirilen şampiyonluklar için, sırf şampiyon olmak adına bu tür davranışlar ne kadar doğrudur.

Futbolda, “nasıl olsa kazan da kazan” ön plana çıktığı sürece, şike iddiaları devam edecektir.

Tabii, bunlar şu veya bu şekilde gün yüzüne çıkan iddialar olsa da bugün, K.Kaymaklı kulübünü ima ederek, başka kulüpler tarafından yapılan suçlamalara “eğer cam kulede yaşıyorsan kimseye taş atma” özdeyişini anımsatacağım.

 


KTSYD’den ayrılma sesleri veya rahatsızlıklar

 

Kıbrıs Türk Spor Yazarları’nın örgütü olan KTSYD son yıllarda kurumsallaşma adına çok önemli adımlar atarken ne yazık ki, bir nevi çocuk hastalığı olan “yönetim kadrosu ve yandaşları”nın çıkarlarının, diğer üyelerin önüne geçmesi devam ediyor.

KTSYD’nin son genel kurulunda, bu konunda yapılan eleştirileri yanıtlayan o günün hem başkanı ve başkan adayı,  bugünün başkanı Ogün Genç Kaçmaz, önümüzdeki iki yıllık dönemde bu eleştirileri göz önüne alacağı ve herkesin başkanı olacağı sözünü vermişti.

Ancak, genel kurul geçtikten sonra verdiği bu sözleri unutan Genç Kaçmaz, en büyük eleştiriyi aldığı dış temaslardaki kontenjan saptamasında yine ahbap-çavuş ve yandaş ilişkilerini ön plana çıkarınca, spor yazarları arasındaki hoşnutsuzluk zirveye vurdu.

Özellikle, bu konundaki tercihlerinde bağlı bulunduğu gazeteye ağırlık verdiği, diğer gazetelerden de yandaş olarak düşündüğü kişileri değerlendirmeye alan Genç Kaçmaz, bu gazetelerde görev yapan spor yazarlarının eleştirilerine maruz kaldı.

Ben zaten, bu konundaki rahatsızlığımı “özür diliyorum” başlıklı yazımda bu sütunlarda dile getirmiştim. Bu yazıdan sonra beni arayan çok hemen hemen başta başkan Genç Kaçmaz’ın gazetesinde görev yapan ve KTSYD tarafından dışlandıklarını iddia eden diğer gazetelerdeki sayıda spor yazarı eleştirilerime katılırken, Genç Kaçmaz’a oy verdiğim için beni de eleştirmişlerdi.

Bu bağlamda, son günlerde bir araya geldiğimiz spor yazarlarının bu rahatsızlıklarının devam ettiği ve önce KTSYD’yi olağan üstü genel kurula zorlamak için imza toplamayı düşündüklerini ve bundan sonuç alınmazsa, yeni bir spor yazarları örgütü kurmak için çaba göstermeye başlayacaklarını dile getirdiler.

Geçmişte, bu hastalık yüzünden ikiye ayrılan ve KTSYD ile KTSYB ismini alan spor yazarları örgütü, zamanın sağduyulu yöneticileri tarafından KTSYD adı ile birleşmişti.

İşte, bugüne kadar gelen KTSYD’de eğer bir yanlışlar varsa, başkan Genç Kaçmaz bu özeleştirileri dikkate almalı ve bu üyelerin seslerine kulak vermelidir. Yoksa, bazı yönetim kurulu üyelerinin eleştirileri yapan üyelere meydan okur gibi, gücünüz varsa bizi devirin gibi kabadayılıklara prim verirse, bölünme ve ayrılma kaçınılmaz olur.

 


KKTC MOK’MU, HADİ CANIM SEN DE….

 

Geçtiğimiz haftalarda en nihayet 27 spor federasyonunun canına tak ederek, baş kaldırdığı KKTC MOK bilinen genel kurulunu yaptıktan sonra yoluna devam etmeye karar verdi.

KKTC Dernekler yasasına göre kurulan ve halen başkanlığını sürdüren 12 yıllık başkanı Eyyüp Zafer Gökbilen tarafından, Gökbilen’i başkanlıkta tutmaya yarayan üye yapısı ve aldığı siyasi destek ile KKTC MOK yıkılmaz bir kaleye dönüştü.

Ne var ki, bu yapıdan rahatsız olan 27 federasyonlarda bir hukuk savaşı başlattı. Başkanlığını, Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu’nun yaptığı bir komite kuran 27 federasyon KKTC MOK’un, IOC çerçevesine oturtmak için bir mücadele veriyor. Kriterleri de IOC’nin çizdiği kurallar. Zaten, CTP-BG döneminde 67/99 sayılı yasa ile kurulan  MOK bu amaca hizmet ediyordu. Ancak, KKTC’de siyasal iktidarın değişmesi ile oluşan yeni konjenktür meydanı Gökbilen’in KKTC MOK’una bıraktı.

Bu arada, yine KKTC MOK bünyesinde yer alan Taekwondo vs. Federasyonu’nun üye olduğu GTF (Global Taekwondo Federasyonu) kendi çalıp, kendi oynuyor. Dünyada, IOC ile WTF(Dünya Taekwondo Federasyonu)’nun tanımadığı KKTC MOK ile KKTC Taekwondo vs. Federasyonu dünyada kabul gördüğünü iddia ediyor.

Kıbrıs sorunu çözülmeden hiçbir spor örgütümüzün dünyada IOC bünyesinde olan, FIFA-UEFA, WTF, IAAF gibi örgütler tarafından tanınmayacağı gerçeğinden hareketle KKTC MOK ‘mu hadi canım sen de diyorum.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 695 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler