1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'ÇADIR TİYATROSU GİBİ'
ÇADIR  TİYATROSU  GİBİ

'ÇADIR TİYATROSU GİBİ'

DEV-İŞ ve TÜRK-SEN Ortak Basın Toplantısı TAM METİN Sosyal Sigortalar, Sosyal Güvenlik ve İhtiyat Sandığı yasa tasarıları, Meclis İdari ve Sosyal İşler Komitesinde yasal prosedür eksikliği nedeniyle görüşülmesine ara verilmesi ve Çalışma Yaşamı Danı

A+A-

 

 

 

 

DEV-İŞ ve TÜRK-SEN  Ortak  Basın  Toplantısı TAM METİN

 

 

Sosyal Sigortalar, Sosyal Güvenlik ve İhtiyat Sandığı yasa tasarıları, Meclis İdari ve Sosyal İşler Komitesinde yasal prosedür eksikliği nedeniyle görüşülmesine ara verilmesi ve Çalışma Yaşamı Danışma Komitesine havale edilmesinin ardından Çalışma Bakanlığının çelişkili açıklama ve uygulamaları saat başı değişmeye başladı.

 

Bakan Şerife Ünverdi, önce Çalışma Yaşamı Danışma Komitesini “toplantıya çağırmayacağını, komite üyelerinden yazılı görüş isteyeceğini ve Perşembe gün yeniden Meclis İdari ve Sosyal İşler Komitesinde yasaların görüşüleceğini” açıklamış ve bir yerel gazetemizde bu haber 6 Aralık 2011’de (dün) yer bulmuştu.

 

ÇADIR  TİYATROSU  GİBİ

 

Bakanlık bu kez de yanlışı yanlış ile düzeltme yolunu tercih ederek, apar topar bir gün sonra (7 Aralık-bugün) 09.30’a Çalışma Yaşamı Danışma komitesini toplantıya çağırttı. Bu komitenin görevi hazırlanan tasarılar üzerine görüş vermek değildir. Bu komite ilgili konuları görüşür, sorunları tesbit eder ve çıkış yolları önerir. Hal bu iken, yine bizlere komitede yasa tasarıları hakkında görüş verme çağrısı yapılmıştır. Bu durumda bu gün toplanan Komitenin de göstermelik olmaktan öteye gidebilmesi mümkün değildir.

 

Konu açıkca görülmüştür ki, Hükümet açısından emir büyük yerdendir ve emir demiri keser mantığı ile davranılmaktadır. Bu yasalar ile ilgili, Çalışma bakanlığının yaptığı panik dolu girişimler göstermektedir ki alelacele göstermelik bir şekilde prosedür tamamlanmaya çalışılıyor. Böylesi bir ortamda Çalışma Bakanlığının saat başı istemlerine uygun davranarak bu tiyatronun oyuncusu olmayacağız.

 

ALACAKLARI 90 MİLYON TL  KARŞILIĞINDA  İHANET  EDİYORLAR

 

Mesele artık, kamuoyunda bile açıkca konuşulur haldedir. Ankara’nın dayatmaları karşısında edilgen davranmaktan kurtulamayan hükümet, AKP hükümetinden alacakları 90 milyon TL’lik yardım karşılığında çalışanlara ihanet etme yolunu tercih etmiştir ve yapacakları göstermelik toplantı sonucunda her kesimi suç ortağı yapma uğraşı içerisindedirler.

 

Kıbrıslıtürklere karşı ihanet içinde olanlar ile işbirliği yapmadık ve onların suç ortağı olmamak için bu göstermelik toplantıya katılmadık.

 

KONULARA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİMİZ

 

Konulara ilişkin duruşumuz böyle olmakla birlikte, daha önce de sosyal sigortalarda yaşanan sıkıntıların nedenleri, çıkış yolları ve bu yasa tasarıları ile ilgili eleştirilerimizi gerek kamuoyumuz, gerek ise yetkililerle paşlaşmıştık. Bu noktada konulara ilişkin görüşlerimizi bir kez daha tekrarlamak istiyoruz.

 

SOSYAL SİGORTALAR NEDEN SIKINTIDA?

 

Sosyal Sigortalar sistemimiz 1977 yılında yürürlüğe girdi. Sistemimiz 15 ve 25 yıldan yaşlılık ödeneği verecekti. Bu durumda ilk 15 yıl emeklileri 1992, ilk 25 yıl emeklileri de 2002 ödenek alacaktı. Ancak kuruluşundan daha 2-3 yıl sonra bu fon emekli ödemeye başladı. Hükümet o dönem Sigortalıların yatırdığı paralardan gollifa dağıtır gibi emekli maaşı bağladı. Komutandan torpille yazı alan 5 yıl yaptığı mücahitliği 10 yıl yazdırdı. UBP’li örgüt başkanından yazı alan partili beyana dayalı 1974 öncesi 2 yıl işledi ise, 10 yıl yazdırdı ve bu fon karşılığı olmadan ödemeler yaptı, yapıyor.

 

Sosyal Sigortalar Fonu 3 ayak üzerine kurulmuştur, İşçi + İşveren + Devlet.

Devlet ayağı, üzerine düşen yatırımları hiç yapmadı.

 

İşveren ayağı bazen yatırdı, bazen yatırmadı. Yatırmadığı dönemlerin faizleri ise sık sık affa girdi. Daha kısa bir süre önce yine yatırımlarını gününde yapmayan işverenlere faiz dondurması ve indirimi uygulama kararı alındı. Yani işçinin parası, işverenin cebine kondu. Bugün hala Fona kayıtlı binlerce çalışanın yatırımı da işverenler ve hatta birçok belediye tarafından yatırılmıyor.

 

Sosyal Sigortalar ve İhtiyat Sandığı Kaynakları Doğru Kullanılmıyor. Örneğin; İhtiyat Sandığına ait Sea Side Oteli Yıkıma terkedilmiş durumdadır.

 

FONUN DÜZE ÇIKMASI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

 

*Devlet yapmadığı yatırımları yapmaya başlayarak, fona olan borçlarını kapatmalıdır.

Gerek mücahitlik, gerek ise prim karşılığı olmadan eklenen sürelerin yatırımları devlet tarafından yapılmalıdır.

 

*İşverenlere yapılan faiz afları, bir daha yapılmamalı, yapılan aflar karşılığında işveren yatırımları makul sürelerde ve miktarda artırılmalıdır.

 

*Tüm AB ülkeleri ve çağdaş ülkelerde Sosyal Güvenlik Fonları 4 ayak üzerinedir. 4. ayak lüks tüketimden elde edilen gelirlerden oluşur. Bu ayak bizde de oluşturulmalıdır.

 

*Halen Fona kayıtlı olup da yatırımları yapılmayan çalışanların prim + depozitleri faizleri ile birlikte işverenlerden tahsil edilmelidir. Kaçak olgusu ise, sona ermedirilmelidir.

 

EMEKLİ YAŞI KONUSU

 

Herşeyden önce belirtmek gerekir ki hastalığa neden olan olguların tekrarlanması ve fonun gelirlerini artırıcı önerilerimizin yapılmaması durumunda bu fon yaşayamaz ve Hükümetin yapmak istediği emekli yaşını yukarılara çekmek de günü kurtarmaktan ileri gidemez. Emekli yaşını zorunlu olarak yükseltmek yanlıştır.

 

Ayrıca yaş konusunda zaten alınan bazı tedbirler vardır. Örneğin, Kamu ve  diğer Kamu İştirakli İşletmelerde hem emekli maaşı alıp, hem de çalışılmasına engel olan düzenleme ile büyük oranda insanlar emekli maaşı değil, çalışmayı tercih etmiştir. Özel sektörde ise zaten, istisnalar hariç insanlarımızın 50 yaşında 25 yıl yatırımı olan çok azdır. Yani fiiliyatta emekli maaşı alma yaşı aslında yükselmiştir.

 

Bizim ülkemizdeki emekli yaşının başka ülkeler ile kısaylanması yanlıştır. Çünkü KKTC’de sigortalıların ödediği prim oranı, kıyas yapılan ülkelerdeki çalışanların yatırdığı primden çok yüksektir. Zaten emekli yaşının geçmişte 60’dan 50’ye düşürülmesinin nedeni de primlerin yükseltilmesi idi. Yine kıyas yapılan ülkelerdeki Fert Başına Düşen Milli Gelir ve Yaşam standartları göz ardı edilmemelidir.

Sigortalar, aktüerya denge hesaplarına dayalı kurumlardır. Katlanacağınız külfet oranında nimet elde etmeniz esastır. Külfetini karşılarsanız, yani gerekli miktarda primi gerekli süre ile öderseniz daha erken de emekli olabilirsiniz.

İşte bundan dolayı Sosyal sigortada “erken emeklilik”, “geç emeklilik” diye bir tartışma doğru değildir. 50 yaşında da emeklilik olur, 45 yaşında da olur. Katlandığınız külfet oranında nimet alabilirsiniz.

 Bilindiği gibi bizim Sosyal Sigortalar Yasamızda emekli yaşı 1985 yılına kadar 60 idi. 25 yıllık hizmet şartı ile 50 yaşında emekli olma hakkı, 1985 yılında bu hak için yaşlılık, malullük ve ölüm” primi % 9’dan % 12’ye çıkarılarak verilmiştir. Yani 50 yaş nimeti 1985 yılında parası ödenerek, yani külfetine katlanarak satın alınmıştır.

 

Ayrıca bilinmesinde fayda var ki, herhangi bir şahıs, bir özel sigorta şirketine gider ve belli bir süre yatıracağı para karşılığı, yine anlaşılan yaşa geldiği zaman maaş alacağı konusunda bir mukavele yaparsa, maaş alma yaşını tek taraflı olarak özel sigorta şirketi bile uzatamaz.

 

Bu noktada, Sosyal Sigortalar Yasası ile gasp edilmek istenen bazı haklardan da özetle söz edeceğiz;

 

*İşsizlik ve hastalık sigortası kapsamı daraltılıp, alınması zorlaştırılıyor. Tüm hak sahiplilikleri daraltılıyor.

 

*Yaşlılık aylığı hesaplaması yasa geçene kadar Sosyal Sigortalar yasası, yasa geçtikten sonra ise Sosyal Güvenlik yasasına göre hesaplanacak ve emekli maaşı ProRota usülüne göre belirlenecek. Her halükarda, sürekli Asgari Ücretten yatırımı yapılanların Emekli Maaşları bu günkü değeri ile 780 TL civarında olur. Böyle bir maaşın dulluk maaşı ise Sosyal Yardım miktarının altına düşer.

 

*Trajikomik içerikli uygulamalar da olacak. Ölen Sigortalının eşi eğer kendinden en az 30 yaş küçükse ve kocası yaşlılık aylığı aldıktan sonra evlenmişse, dul kadına bağlanan %50 veya % 75 oranındaki maaş, % 25’e düşürülüyor. Ancak evlenme akti ölümden 10 yıl önce yapılmışsa veya çocukları doğmuşsa bu indirim yapılmayacak. Bu maddeye göre, kendinden büyük erkekle evlenen ve çocuk yapmayan Kadınlar Potansiyel Suçlu Kabul ediliyor.

 

 

*İŞSİZLİK ÖDENEĞİ

 

Yapılan değişiklikle, özellikle Mevsimlik iş’te çalışanların İşsizlik Ödeneği alabilmesi mümkün olmayacak.

 

*Prim Oranları artırılıyor.

 

BAŞKASININ YANINDA ÇALIŞANLAR

 

                       İşçi        İşveren       Devlet

  %9          %11             %6.5

 

Şimdiki Sosyal Sigortalar yasasında işçi %8 işveren %10 Devlet %6.5tir. % 2 Prim artışı vardır.  İhtiyat sandığı tasarısı değişikliği ile birlikte okunduğunda %2 fazla kesintinin tamamen İşçiden elde edildiği işverene bir yük olmadığı görülür.

 

KENDİ NAM VE HESABINA ÇALIŞANLAR

 

                             Çalışan               Devlet

            %17                   %6.5

 

 Şu anda %15 Prim ödeyen İşveren pozisyonundaki çalışanlar % 17 Prim ödeyecek.

 

*İsteğe bağlı Sigortalıların % 14 olan prim oranları % 16’ya çıkarılıyor.

 

*Ev kadınları da % 14’ten % 16 prim kesintisine yükseltiliyor.

 

*EMEKLİ YAŞI YÜKSELTİLİYOR.

 

*25 yıl (9000) gün ve 50 yaş kategorisi kademeli olarak 60 yaş’a;

 

*5400 gün (15 yıl) 55 yaş emeklilik kategorisi kademeli 60 ve 63 yaş’a yükseltiliyor.

     

*Mevcut çalışanların emekli yaşının yükseltilmesi ile uğrayacağı kayıp büyüktür. Emekliye çıkma süresi uzadığı oranda prim yatırımı ve emekli maaşı kaybına uğrayacaklardır. Emekli olduğunda 1500 Tl maaş alma hakkı olacak bir işçinin bu sürenin uzamasından doğacak kaybı, Eğer 10 yıl emekliliği uzamışsa 222 bin TL’dir. Daha yüksek maaş üzerinden yatırım yapanların kaybı daha da fazla olacaktır.

 

***İşte tüm bunlardan dolayı bizler bu yasa tasarıları geri çekilmeli ve sorunlara ortak çözüm bulunmasını talep etmekteyiz.

 

 

DEV-İŞ a.                                         TÜRK-SEN a.

Gn. Başkan- Mehmet Seyis                         Gn. Başkan- Arslan Bıçaklı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 874 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler