1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BÜYÜK OLAN HALKTIR, UBP DEĞİL
BÜYÜK OLAN HALKTIR, UBP DEĞİL

BÜYÜK OLAN HALKTIR, UBP DEĞİL

Baskı, müdahaleler ve demokratik alanın güç odakları tarafından daraltılması, toplumu böler. Özgürlük, demokratik alanın genişlemesi, sivil siyasetin, düşünce temelinde önünün açılması ise toplumu birleştirir. İşte bu gerçek, dar alanda, kendini yeniden

A+A-

 

 

Baskı, müdahaleler ve demokratik alanın güç odakları tarafından daraltılması, toplumu böler. Özgürlük, demokratik alanın genişlemesi, sivil siyasetin, düşünce temelinde önünün açılması ise toplumu birleştirir.

İşte bu gerçek, dar alanda, kendini yeniden gösterdi. UBP Kurultay süreci, bu gerçeği bize yeniden yaşattı. Yıllardır bu ülkede egemen olmak adına, demokrasi alanın daraltılması, baskılar ve müdahalelerden güç alarak, erki elinde tutmak ve devamını sağlamak için bu yolları hep kullanan  UBP, toplumun yıllarca demokratik birlikten uzaklaşmasına yol açtı.

 Şimdi bu yöntemlerle erkteki varlığını sürdüren UBP, topluma uyguladığı metotları, kendi içinde kullanmaya başladığı anda, Kurultay sürecinde,  kendi demokratik birliğini sarstı.  Hem de toplumun demokratik kültürünü ve onurunu darbeledi…

Evet, şuanda UBP içi iki güç odağından biri olan  Eroğlu, kendi karizmatik ağırlığını ve Cumhurbaşkanlığının gücünü kullanarak, UBP içi bu yarışta, sonuca gitmeye çalıştı. İkinci güç odağı İrsen Küçük’te, buna ayni metotla cevap verdi. Ama bu kez yürütme erki ve imkanları, İrsen Küçük’ün elinde idi. Bu yüzden, devlet gücünü,  bu metotlardaki tecrübesini de kullanarak sonuca gitmeye yöneldi ve kendisi açısından yol aldı. Deyim yerinde ise boynuz kulağı geçti.

Bu iki güç odağı, baskılar ve demokratik alanın daraltılması yöntemleri ile sonuca gitmek çabalarının üzerine, UBP içi bu yarışa, Türkiye faktörünü de eklediler. Ancak Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun devreye soktuğu güçler, Türkiye’de kaybedenler olduğu için, fazla etkili olamadı. İrsen Küçük’ün devreye soktukları ise, Türkiye’de güç yarışını kazanan  odaklar olduğu için, kendi içinde daha etkin oldu. Şimdi bu yazıyı yazdığım saatlerde, Kurultay sonucunu bilmiyorum.

Ama, açık olan bir şey var, o da UBP, bu metotlarla ve sonuç ne isterse olsun, kendi demokratik birliğini sarstı. Bununla kalmadı, bu iş, toplumun demokratik onurunu ve dinamiğini de sarstı. Türkiye ile ilişkilere, yeniden ciddi bir gölge düşürdü.

Şinasi Başaran’ın Havadis’te anlattığı olay; baskı, dış müdahale ve demokratik alanın devlet gücü ile daraltıldığı, 1990 seçimleridir. Yani, kazanma adına, bugün olanların daha geniş alanda olduğu, bu yüzünden toplumun bölündüğü ve kazanan UBP’nin de, iki yıl sonra bölündüğü dönemdir. Şimdi bunca yaşanmışlığı rağmen, UBP Kültüründe, kendi iç seçim dinamiğinde bile, ayni metotlarla sonuca gitmek hala geçer akçe sayılmaktadır. Ne isterse olsun, bu metotlarla şimdi UBP Kurultayından kim kazanırsa kazansın, bu sonuç, ne onun için, ne UBP için, ne de toplumun bütünü için hayırlı olmayacaktır.

Bu Kurultaydan, kendi demokratik birliğini ve her şeyden önce kendi  vijdanını ve toplumun da onurunu sarsarak çıkacak olan UBP, bu kez ayni metotlarla, iktidardaki varlığını sürdürmek için topluma saldıracaktır. O, “ Büyük UBP” projesi dedikleri, varlıkları için Kurultay’da takip ettikleri metotları, bu kez de daha geniş ve yaygın olarak topluma dayatmaya çalışacakları durumun adıdır..Bunun akıl hocaları da, Kurultaya dönük müdahale yapan güç odakları olduğu için, bakın göreceksiniz, ayni metotlarla toplumun bütününü, manipülasyon, provokasyon ve baskı ile esir almaya çalışacaklardır.

Unutmayın, kendi  Kurultaylarında bile kazanmayı, manipülasyonla, karşıtını çıkmaza sokmaya çalışmak üzerine kuranlar,  sahte imza olayından tutun da, son dakika döneklik transferlerine kadar sürdürmeye çalışanlardan başka bir şey beklenmez. Bu Kurultaydan sonra, bu metotları en sıradan insana dahi yayarak toplum genelinde sonuca gitmeyi deneyeceklerdir..

Parti içi bir seçim için, dış müdahaleyi bu denli davet edenler, yarın, toplumda, genel demokratik ortamı gerecek müdahaleleri de davet edeceklerdir. Yapay, sağda birlik için, bu kez de, toplumun genelinde cepheleşme olgusunu öne çıkartacaklardır. Bu yüzden önümüzdeki aylarda toplumu cepheleştirmek için elden geleni yapacaklardır. Her tür provokasyonu ve manipülasyonu, devlet imkanlarını dağıtmayı, devlet gücünün baskısı ile yaşama geçirmeye çalışacaklardır.Baksanıza eski kaybedenler dahi öne çıkmaya başladı. Özellikle, içlerindeki yarayı da kapatmak ve Büyük UBP dediklerini yaşama geçirmek için. .

Bunun ise toplumu daha fazla böleceği açıktır. .Bu ülkede herkes, 2004- 2008 döneminin demokratik, özgür ortamını daha fazla anacaktır. Bu deneyi ve dönemi kimse elinin tersi ile itemeyecek ve unutturma çabaları da boşa çıkacaktır….

İşte bunun için unutmayalım, toplumun, demokratik birliği, ancak özgürlük ve demokratik alanın genişlemesi ile sağlanır. Bunu savunmak ve genişletmek gerekir. Önümüzdeki günler, çok şeye gebedir. Herkes, demokratik değerleri savunmaya hazırlanmalıdır. Üstelik, daha şimdiden, demokratik kararlılık, cesaret ve olgunluk ile genişliğe, yüzümüzü daha fazla dönmeliyiz….

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 770 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler