1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'BURADA TEK MASUM ÇOCUKLARDIR!'
BURADA TEK MASUM ÇOCUKLARDIR!

'BURADA TEK MASUM ÇOCUKLARDIR!'

Toplumsal Cinsiyet ve Azınlıklar Enstitüsü, Lefkoşa Çocuk Yuvası’ndan iki çocuğun kaçması ve ardından yaşanan olaylarla ilgili basın açıklaması gönderdi.

A+A-

 

Toplumsal Cinsiyet ve Azınlıklar Enstitüsü, Lefkoşa Çocuk Yuvası’ndan iki çocuğun kaçması ve ardından yaşanan olaylarla ilgili basın açıklaması gönderdi. Dr. Umut Özkaleli ve Dr. Ömür Yılmaz imzasıyla gönderilen açıklamanın tam metni şöyle;

 

BURADA TEK MASUM ÇOCUKLARDIR!

 

Lefkoşa Çocuk Yuvasında kalan 14 ve 15 yaşlarındaki iki kız çocuğunun bir hafta boyunca kayıp oldukları sürede ve bulunduktan sonraki süreçte yetkililerin açıklamalarında ve tutumlarında önemli sorunlar vardır.

 

İlk olarak, çocukların kayıp oldukları günlerce kamuoyundan saklanmıştır. Kayıp çocukların bulunabilmesinin en birincil koşulu kamunun bundan haberdar edilerek görenlerin ihbar etmesini sağlamaktır. Bu sürecin çok geç başlamış olması çocukların bulunabilmesini de geciktirmiştir. Burada öncelikli olan yetkililerin olayı saklayarak kendilerini ya da muhtemel nüfuzlu sorumlu kişileri koruması değil, bir an önce çocukların güvenliğinin sağlanması olmalıyıdı. Maalesef bu yapılmadı.

 

Çocukların kayıp oldukları sürede ve bulunduktan sonra, bir tanesinin riskli davranışlar sergileyen bir çocuk olarak hedef gösterilmesi ve olayın sorumluluğunun çocuğa yüklenmesi, hem çocuk hakları ilkelerine ters düşmekte, hem de toplumu yetkililerin değil çocukların sorumlu tutulması gerektiği gibi yanlış bir düşünceye sevk etmektedir.

 

Bu olayda çocuklar mağdurdur. Çocuk yuvasının yetersiz sayıda elemanla işlev görmeye çalıştığı bilinen bir gerçektir. Bir an önce yuvanın eleman kapasitesinin arttırılması gerekmektedir. Çocukların ihtiyaçlarına uygun psikolog, sosyal hizmet görevlisi gibi profesyonellerin görevlendirilmelerinin yanı sıra, kadrolu ve 24 saat görev başında olabilecek vardiyalara ayrılabilecek güçlü bir kadroya ihtiyaç vardır.

 

Her ne kadar da devlet yetkilileri çocukları korumak konusunda sorumluluklarını yerine getirememişse de söz konusu çocukları istismar/tecavüz ettiği zannı altıda olan kişilerin ailelerinin açıklamaları da toplum bilincini sarsacak niteliktedir. Yetkililerin çocuklara sahip çıkamamış olması, yetişkin kişilerin kendilerini alıkoymasını, istismarı ya da tecavüzü meşru kılmaz. Bir çocuğun kim olduğuna, ailesi olup olmadığına, devlet gözetimi altında olup olmadığına bakılmaksızın, istismar edilmesi ya da tecavüze uğraması kabul edilemez. Buradaki sorumluluk hem devlete hem de çocukların bireysel bütünlüğüne zarar veren kişilere aittir. Birinin sorumluluğu ötekininkini ortadan kaldırmamaktadır.

 

Bu noktada mağdur olanlar, hakkı çiğnenen ve hakkı aranması gerekenler çocuklardır. Toplum olarak bu konuya gerekli duyarlılığı göstermeli; çocukların hedef gösterilmesi, devletin nüfuzlu kişileri koruması, devletin tek suçlu ya da olaylara karışan faillerin tek suçlu olduğu gibi yaklaşımların empoze edilmesine dur demeli ve bütüncül bir yaklaşımla hem devlet yetkililerinin, hem sorumlu kişilerin gerektiği şekilde yargılanmasını talep etmeliyiz. Bu bağlamda polis ve savcılığın, Yargıç Fügen Ulutekin’in de bugün oturum esnasında vurguladığı gibi yaşanan olayda Sosyal Hizmetler Dairesi ve Çocuk Yuvası’nın olası ihmalini ve çocukları yuvadan kaçıp başkalarının yanına sığınmaya itecek sebepleri araştırmasını bekliyoruz. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 968 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler