1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bunun adı: YOLSUZLUK!..
Bunun adı: YOLSUZLUK!..

Bunun adı: YOLSUZLUK!..

15 Kasım 2010’ndu çekiliş tarihi… Ederi 10 TL’den binlerce bilet… Üzerinde Gelir ve Vergi Dairesi’nin ‘onayı’… UBP Genel Başkanı İrsen Küçük’ün imzası… Tarih 2012’nin Ağustos ayı gü

A+A-

 

 

15 Kasım 2010’ndu çekiliş tarihi…

Ederi 10 TL’den binlerce bilet…

Üzerinde Gelir ve Vergi Dairesi’nin ‘onayı’…

UBP Genel Başkanı İrsen Küçük’ün imzası…

Tarih 2012’nin Ağustos ayı günlerden Cuma…

Defa defa sorduk ‘UBP Piyango’ biletinin çekilişi ne oldu?

Bir UBP’li çıkıp da açıklama yapmadı.

Parayı alan, sustu kaldı.

Gazetemiz Haber Müdürü Mert Ödağ dün UBP Merkezi’ni aradı.

Kendisini bir ‘partili’ (!) olarak tanıttı ve sordu, ‘Ne oldu bizim biletler?’

Ve işte Mert Özdağ ile UBP Genel Merkezi’ndeki yetkili arasında geçen diyalog:

 

M.ÖZDAĞ: İyi günler ben ‘partimizin’ biletini almıştım. Çekilmedi, ne zaman çekilecek?

 

GÖREVLİ:  Hangi biletler…

 

M.ÖZDAĞ: 15 Kasım 2010 tarihli piyango biletleri…

 

GÖREVLİ: Iııııııııııııııımm…. Hiçbir bilgim yok, idari amirimize sormamız lazım. Bildiğim kadarıyla çekilmedi. Beni yarım saat sonra arasanız sizi bilgilendiririm.

 

*** Yarım saat sonra

 

M.ÖZDAĞ: Merhaba ben biletler hakkında bilgi alacaktım.

 

GÖREVLİ: 1 saniye sizi amire bağlıyorum.

 

***Birkaç dakika UBP’nin müzik dinletisinin ardından…

 

GÖREVLİ: Üzgünüm burada herkes toplantıda. Kimse bilgi vermez.

 

M.ÖZDAĞ: Kurultayla ilgili mi?

 

GÖREVLİ:  Evet herkes kurultayla ilgili konuşur. Bildiğim kadarıyla çekilmedi. ÇEKİLMEYECEK!

 

M.ÖZDAĞ:  Ne yapayım biletleri size getireyim mi?

 

GÖREVLİ: Yok şimdilik sizde kalsın.

 


 

Eroğlu’na büyük bir taş!

 

Dün UBP’nin iftar yemeklerini kimin karşıladığına dair soruduğum soruya Başbakan İrsen Küçük, “Kendi cebimden ödüyorum” dedi.

Her bölgede yüzlerce kişiye verilen yemekleri Başbakan İrsen Küçük’ün kendisinin karşılaması gerçekten, ülke ekonomisinin değil ama Küçük’ün ‘uçtuğunun’ kanıtıdır.

Ancak Küçük bir de makbuz gönderse ödemelere dair daha inandırıcı olacak. Bekliyoruz…

Küçük, dünkü açıklamasında, uzun yıllar UBP’nin yönetiminde bulunan başkanlığını yapan Cumhurbaşkanı Eroğlu’na  da taş attı.

Bir kabulü sırasında yaptığı açıklamada Küçük, “Geçmişte borçtan kurtulamayan UBP bizim sayemizde çok şükür borçlarını temizlenmiştir ve bugün bankada kaynağı, parası vardır. Dolayısıyla bizim kamu kaynaklarına partisel amaçlı el atmamız söz konusu değildir. Buna ihtiyacımız yok” diyerek Eroğlu’na lafını attı.

 


 

‘Devekuşu’ olmam diyen vekil kim?

 

UBP’deki kurultay süreci ilginç  açıklamalarında ortaya çıkmasına neden oluyor. Dün UBP’li vekili Zorlu Töre, BRT ekranlarındaydı. Önemli ve ilginç açıklamalarının yanı sıra benzetmeler de yaptı.

İşte Töre’nin programda söyledikleri:

- Ekranlara çıkıp konuşmamdan rahatsız olanlar var.

-Ben arka sıralarda oturan bir milletvekili, bir devekuşu olamam.

-İlçe örgütlerinde dayatmalar oluyor.

-Kurultayda yüzde 60 Kaşif yüzde 40 Küçük sonucu çıkar.

 


 

 

Varın Düşünün

 

“Bir aile düşünün...

Altı çocuklu olarak Hatay’ın bir köyünden KKTC denilen bir ülkeye göç etmişler.

Yıllarca “turist” olarak ülkede yaşayıp, çalışıp hayatlarını idame ettirmeye çalışmışlar.

Çocuklarını bu ülkede okula göndermişler.

Ancak arada geçen zamanda bu yeni ortama adapte olma konusunda hiçbir adım atmamışlar.

Ne devletten bu yönde bir destek görmüşler, ne de kendilerinin bu yönde bir çaba göstermişler.

Kendileri gibi ülkeye Türkiye’den göç etmiş ailerle görüşmüşler o ailelerle arkadaşlık etmişler, kendi bildikleri şekilde sosyalleşmişler.

Bir kaptan yemek yemeye, bir odada uyumaya şehrin içinde köy hayatı yaşamaya devam etmişler.

Ancak bir gün, bir de bakmışlar ki turist olarak gelip, kaçak yaşadıkları devleti vatandaşı olmuşlar.

Böylece bu ülkede doğan, büyüyen ataları bu toprakları vatan bilen insanlarla eşit haklara sahip oluvermişler.”

 

SİMGE ÇERKEZOĞLU

 


 

Vurun gitsin bakalım

 

“Ülkenin Başbakanı, kurultay ateşiyle yanıp tutuşuyor...

O köy senin, bu köy benim sürekli dolaşıyor, UBP’li delegelerden destek istiyor...

Bakanlar deseniz, onlar da Başbakana oy toplamak için seferber olmuş...

Zeytin ağaçlarını koruma altına alması gereken Tarım Bakanı, büyük bir katliama göz yumuyor...

Özel şahıslara ait olmasa dahi, dokunulmaması gereken bir bölge, bilinçsiz insanların talimatlarıyla yok ediliyor...

Söyleyecek söz bulmakta gerçekten zorlanıyorum...

Bu ülkede artık ne insan, ne de Allah korkusu kaldı...

Gözleri kapalı bir şekilde ülke yönetmeye çalışıyorlar...

Vuruyorlar, ezip, geçiyorlar...

Sonra da vatan, millet sevgisinden söz ediyorlar...

Doğasız bir vatan olamaz...

İnsanları, ağaçları, tüm zenginlikleri yok edilmiş bir ülke, bir devlet olamaz...

Binlerce kez yazıklar olsun...”

 

REŞAT AKAR

 


 

Kurultay sonrası bölünme kaçınılmaz...

 

“Yıllardır onlarca parti kurultayı gördük. Ancak, ekim ayında yapılacak UBP Kurultayı gibi bir kurultay, ne gördük, ne de göreceğiz. Adayların birbirlerine karşı bu kadar düşmanca ve bu kadar suçlayıcı ifadeler kullandığını hiç hatırlamıyorum... Her gün gazete manşetlerinde birlikte okuyoruz. Birbirlerine öyle ağır suçlamalarda bulunuyorlar ki, okuduklarınıza inanamıyorsunuz... Gidişat onu gösteriyor ki, kurultay günü yaklaştıkça tarafların birbirine yönelik suçlama ve iddiaların dozu daha da artacak, bütün kirli çamaşırlar bir bir ortaya dökülecek...

Ne isterlerse yapsınlar, bu onların kavgası diyebilirsiniz. Ancak ne yazık ki kavga, devlet ve hükümet üzerinden yapılıyor. Devlet ve hükümet bu kurultayda taraf yapılmış. Rakipler birbirini suçlamak adına hükümeti, bulunduğu makamı kullanmaktan çekinmiyor. Sanki ülkenin başka derdi yokmuş gibi İrsenciler, Kaşifçiler diye karpuz gibi ortadan ikiye bölünmüş.”

 

MEHMET MOREKET

 


 

 

“Sabah saat 07.50 işe giderken, yol kenarında yatan yaşlı bir adam.

Hemen 112 acili arıyor, adresi veriyorum.

Görevli diyor o sokaklar karışık, yardımcı nokta söyleyin diyor.

Ana caddeye çıkıp ambulansı bekleyim diyorum. Göçmenköy Alpet önüne. Görevli tamam diyor.

 Motorumla ana caddeye çıkıp ambulansı bekliyorum.

 Beklerken 3 kez daha 112 arıyorum.

 Ambulansı görünce yaşlı adamın olduğu sokağa ulaştırıyorum.

 Görevliler ilk müdahele yapıp, bir cihaz bağlıyorlar göğsüne.

 Hemşire sinyal yok diyor. Yaşlı amca EX oldu.

 Bu iletişim ve teknoloji çağında hala SOKAKLAR karışık. Söyleycek birşey BULAMIYORUM.”

 

Tarık ERTUĞ’un profilinden

 


 

FOTO YORUM…

 

 

Ülke ekonomisi ‘Allaha’ emanet... Ersin Tatar, Mekke’de…

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1075 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler