1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BU TOPLUM NE İSTİYOR-2
BU TOPLUM NE İSTİYOR-2

BU TOPLUM NE İSTİYOR-2

Dün bıraktığımız yerden devam edelim; Mısır’ın Kefaya Hareketi Liderlerinden George Ishaq’ın Tahrir Meydanı’nı dolduran onbinlerce kişiyle yapılan halk ayaklanmalarını anlatırken, “halkın ne istediğine odaklanılması gerektiğine

A+A-

 

 

 

Dün bıraktığımız yerden devam edelim;

Mısır’ın Kefaya Hareketi Liderlerinden George Ishaq’ın Tahrir Meydanı’nı dolduran onbinlerce kişiyle yapılan halk ayaklanmalarını anlatırken, “halkın ne istediğine odaklanılması gerektiğine” vurgu yaptığını yazmıştım.

Geçtiğimiz gün de TDP Başkanı Mehmet Çakıcı, meclisin önünü Tahrir Meydanı’na çevrilmesinden bahsetti.

İşte bunu yapabilmek için ciddi anlamda toplumsal bir desteğe ihtiyaç var ve şu anda muhalefet partileri bu toplumsal desteği sağlayabilmiş değil.

Biri az biri az daha fazla bir destek alabilir. Ancak aslolan devam eden uzaklık ve güvensizlik duygusunun kırılamamasıdır.

Bugün kimse yeni bir seçim için ölmüyor.

Ne kadar TDP “biz denenmeyen tek partiyiz. Sicilimiz temiz” dese de genel siyasetten farklı bir dil yaratamadığı ortada.

CTP, geçmiş döneme ilişkin eleştirilerin haksızlık olduğunu söylese de bu söylemlerin geçerliliğini yitirecek, geçmişi unutturup bugünü tartıştıracak politikalar ortaya koyamadığındandır.

DP ise, geleneksel yapısını koruyarak UBP’den beklediğini alamayıp kızanları partiye çekme yarışında görülüyor, daha fazla.

Daha da önemlisi, erken seçim çağrısı yapan bu üç partinin de önceliği, hükümet olabilmek.

Bu hükümeti hangi politikalarla sürdürecekleri, bu toplumu hangi siyasetlerle daha ileri taşıyacakları, bu ülkeyi kendi adına yönetilen siyasetlerin içine nasıl yerleştirecekleri, bunu yaparken hangi kadroları kullanacakları çok sonranın işi.

Bu işler, sonraya kaldıkça, politikalar halkla geliştirilip benimsetilmedikçe de yine başkaları tarafından yönlendirilebilecek bir yapı çıkıyor ortaya.

Bugün toplumun temel istekleri ve ihtiyaçları kadar bireysel refah istencinin de göz ardı edilemeyeceği açık. O kadar uzun zamandır kendi çözümünü yaratan toplumdan daha iyi olmak zorunluluğu vardır siyaset üretenlerin.

Bir tarafta önceliği kendi karnını doyurmak olanla çok daha refah içinde yaşamak isteyenleri, daha seküler olanla dini inançlarını hayatının merkezine koyanları aynı samimiyetle algılayıp anlayabilmeli, taleplere aynı hassasiyetle cevap verebilmeli, siyaset.

Hepimizin birbirimizi bildiği, aynı acıyı yaşayıp gettolardan çıkmış aynı toplum olmadığımız ortada.

Dış politikayı tek başına yönetenlerinki kadar güçlü vizyon ve erke ihtiyacı vardır, bu ülkenin.

Ishaq’ın sözleri arasında beni en çok etkileyenlerden biri de bir diktatör rejimi yıkmanın mutluluğu ile söyledikleri.

“Bizim artık seçebilme ve değiştirebilme özgürlüğümüz var. Bu kimse elimizden alamaz” diyor.

Sanırım bizimle ilgili temel sorunlardan biri de bu. Uzun süredir, seçme ve değiştirebilme özgürlüğümüzü kaybedişimiz.

Zira, sadece seçim yapmakla değişmiyor bizi kemiren sistem. Sadece oy kullanarak, sadece konuşarak değiştiremiyoruz, hiçbir şeyi.

Dahası, bizim yerimize başka birileri, bizim seçtiklerimizin yerine başkaları konuşuyor, yapıyor, seçiyor.

Biz değiştiremiyoruz.

Bu ruh hali, dahası bir duygu durumundan öte gerçeklik hali, en büyük çıkmazlarımızdan.

Bugün siyasetin tek başına iktidarı elde edebilecek politikalar üretebilmesi kolay değil. Ama bu iktidara belirleyici oranda ortak olabilecek bir varlık gösterebilir. Göstermek zorundadır.

Sanırım bu toplumun en çok istediklerinden biri de bu.

 

 

 

 

Bu haber toplam 581 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler