1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Bu ‘telaş’ yeter!
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu ‘telaş’ yeter!

A+A-

“Bir vaka daha hastaneye gitti.”
“Karantinaya bir kişi daha alındı.”
“Ambulans geldi, birilerini aldı.”

Bir yavaşlayalım artık!
Sakin…
Suçlu kovalar gibi…

*  *  *

Şimdi diyeceksiniz ki “siz gazeteciler de toplumu kışkırtıyorsunuz.
Haklısınız.
Bizler de “toplumsal baskı” gerekçesinin ardına sığınıyoruz.
Yanlış yapıyoruz.
Birilerinin hasta olması ne suç ne ayıp!
Çok fazla ‘yalan’ var üstelik…


*  *  *

Güneyde haftalardır yurt dışından uçuşlar var.
Dün sabah seferler Atina ile başladı.
15 dakikada bir uçak indi Larnaka ya da Baf’a…
Atina'dan, Amsterdam'dan, Zürih'ten, Londra'dan...
Budapeşte'den, Çin'den, Tel Aviv'den, Krakow'dan...
Dünyalar geldi!
Her gün birkaç vaka var, haftalardır.
Yine de gazeteciler hastane kapılarında kamp kurmuyorlar.
Her gün bir ‘vaka’nın peşine düşülmüyor.
Manşetler ‘skor’la sarsılmıyor.

*  *  *

Meraklandım, Malta’ya baktım.
Nüfusu adanın kuzeyine denk!
Bir yeni vakaları vardı dün... 11 de aktif vaka…
Toplam vaka sayıları 672.
Dört gazetelerini inceledim günlük, Covid-19 hiçbirinde ön sayfa haberi olmamış.
103 bin 324 test yapmışlar.
Bu rakam Kıbrıs’ın kuzeyinde 43 bin 826…

*  *  *

Malta’dan Kıbrıs’a dönelim.
Ah biz gazetecilere gelen ihbarları görseniz!
Bu ne telaş böyle…
Her yerden mesaj yağıyor:
“Çok vaka var, gizliyorlar.”
“10 vaka, 20 vaka, 30 vaka…”
“Ambulanslar hasta taşıyor.”

Çünkü yönetime güven yok.
Güvensizliğin de haklı sebepleri var.
Hem de onlarca…

*  *  *

Böylesi bir ‘gerilim’ sürdürülebilir değil.
Tam bir korku iklimi yaşanıyor, tam bir güven bunalımı.
Yıpratıcı bir süreç…
Ne hayat normalleşiyor böylece, ne sağlık ne de ekonomi…
Dün kim bilir kaç kişi kalp spazmı geçirdi, kaç kişi böbrek yetmezliğine girdi.
Kaç kanser teşhisi vardı, kaç kireçlenme, ne kadar kırık, çıkık…
Hepsinin peşine mi düşeceğiz?
Evet, biliyorum, bunlar ‘salgın’ ya da ‘bulaşıcı’ değil…
Öyle de “korona virüs” de artık hayatımızın vazgeçilmezi…
Hastaların peşine düşmekten vazgeçelim diyorum.
Salgını konuşmaktan değil!

Koruyucu tedbirleri konuşalım.
Sağlık altyapısını tartışalım.
Yeni bir hastane için yoğunlaşalım.
Kıbrıs adasında işbirliğini geliştirelim.
Ortak bir laboratuvar” talep edelim.
Hatta…
“Ortak bir hastane…”
 

*  *  *

Bir de…
Unutmadan…
Oy verirken aklımızı başımıza toplayalım.
 

 

Bu yazı toplam 2876 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar