1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Bu oyun bozulur efendiler !
Bu oyun bozulur efendiler !

Bu oyun bozulur efendiler !

UBP Kongresi ile ilgili iddialar, gelişmeler, tartışmalar ve girişimler yabana atılacak cinsten değil. İrsen Küçük hayalinde göremeyeceği bir halkla ilişkiler projesi ile, Kıbrıslı Türklerin lideri olarak tasarlanıyor. Önce UBP’yi daha son memleket

A+A-

 


UBP Kongresi ile ilgili  iddialar, gelişmeler, tartışmalar ve girişimler yabana atılacak cinsten değil. İrsen Küçük hayalinde göremeyeceği bir halkla ilişkiler projesi ile, Kıbrıslı Türklerin lideri olarak tasarlanıyor. Önce UBP’yi daha son memleketi kurtaracak olan lider Küçük, gerekli işleri yaptıktan sonra da partisini gençlere devredecekmiş. İddia bu.

28 Ağustos tarihinde basına yansımış olan onbir maddelik açıklamaya göre, UBP önce devleti bürokrasiden temizleyecek, ekonomi merkezli bir yönetime geçilecek ve ekonomik örgütlerle iyi ilişkiler kuracak. Büyük UBP, Ankara ve Anadolu’nun desteği ile hayat bulacak deniyor.

10 Ekim tarihli Kıbrıs Time internet gazetesinde ise, Levent Özadam’ın programına katılan ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı ne demiş, bir de onu hatırlayalım: “Biz önce bu konunun (UBP’ye katılma konusu) parti içerisinde (UBP’de) netleşmesini istedik. Açıkçası, İrsen beyin ve Turgay beyin parti içerisinde (UBP’de) bir araya gelmeleri netleştirilmelidir. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, büyük Türkiye projesini hayata geçirdikten sonra İrsen bey de  büyük UBP projesini dile getirdi. Büyük KKTC için birlikte yürüyebilir miyiz, diye sordu. Biz de görüşüp, sonuçlandıralım dedik. Sağ kanadın partilerini bir araya toplayıp, yasal değişiklikler ile yeni bir harita çiziyorsa ve bize böyle bir teklifle geliyorlarsa oturup bunu konuşuruz. Partiden ayrılanlar geri gelemez diyorlar. Ve bazı partililer buna tepki gösteriyor. UBP Partisi içerisinde İrsen beyin tanımlamasıyla küsen, ayrılan, giden arkadaşların bir araya toparlanması hedefi varsa. Bizim de isimlerimiz zikrediliyorsa, eğer KKTC'nin büyümesi ve güçlenmesi içinse biz varız. Güçlü bir KKTC için neden düşünülmesin..."

Lefkoşa “bilbord”larında önce yuvaya (UBP’ye) davet mesajları yer aldı. Ardından asrın projesi olarak pazarladıkları Türkiye’den su getirilmesi projesi ve ardından da Ercan’ın özelleştirilmesi ile (hangi ülkeye ait olduğu belli olmayan) büyük bir uçağın havaalanına yaklaşması yansıtılıyor.

Anlaşılan odur ki; Türkiye hükümeti, 2013 TC-KKTC ekonomik protokolünü hayata geçirmek için gerekli siyasi iradeyi oluşturmak adına ciddi bir çalışma içerisinde. Türkiye hükümet partisi AK Parti bağlamında TC Lefkoşa Büyükelçisi Sn Akça, anlaşılan o ki KKTC’de dış yatırımcının önünü açmak adına mevcut bürokratik engeller dediği yasal düzenlemelerden arınmanın ve Türkiye sermayesine “yatırım iklimi” oluşturmanın yolunu, yeni yasal düzenleme ve kendilerinin etkisine açık siyasi oluşumlar yaratarak çözme niyetinde. Öyle ki, örneğin KT Mütahitler Odası ve KT Esnaf ve Zanaatkarlar Birliği’nin elindeki yetkileri azaltmak ve ülkedeki sosyal düzeni sendikasızlaştırıp sosyal haklardan arındırarak yeniden düzenleme çabasında olduğunu biliyoruz.

Aslında yapılmak istenen tam anlamıyla, Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesini zayıflatmak ve ekonomik yönetimden uzaklaştırılması meselesidir.

Çözümsüzlük koşullarını olağanlaştırıp, dış yatırımcı adı altında Türkiye sermayesini kuzey Kıbrıs’a yönlendirmeleri sıradan bir konu değildir. Su konusu da bu bağlamda yeni anomalileri de beraberinde getirebilecek bir konudur. Gelecek suyun yönetiminden, bu suya bağlı yeni üretim alanlarının planlamasına kadar ihtiyaç duyulacak sermaye ve iş gücünün kimler olacağı konuşuluyor mu? Hayır.

Eğer, hepimiz biriz aynıyız ve siz sadece ekonomik konulardan anlamıyorsunuz, size ciddi katkı ya da yatırım yapıyoruz gibi sözde naif bir değerlendirme ile konuya bakar vebuna inanırsak, yeni koşullar Kıbrıslı Türk kimliğini daha da erozyona uğratacak gelişmelere gebedir diyebiliriz.

Kıbrıslı Türkler hem kendi kendilerini yönetecek kapasitededir hem de kendi kendine yetecek !

UBP kurultayı, bence siyasi bir karikatürdür. Memleket meselesi ile uzaktan yakından alakası olmayan bir film izliyoruz.Senaryo yazarı da aktörleri de belli olan !

İrsen bey Cumhurbaşkanı olmak istiyor, AK parti hükümeti de kendisinden yeni ekonomik programı uygulamasını ve yeni bir sosyal kültür düzeni. Hepsi bu mu? Evet budur. Bunun için istihdamsa istihdam, partizanlıksa partizanlık, usulsüzlükse usulsüzlük, ince duygusal işlerse bu tür  işler...Bu pazarda her türlüsü var. Ve çalışanın cebine elini atıp da ekonomiyi düzeltmeye kalkanlar, özelleştirmeler ile Kıbrıslı Türklerin ekonomik değerlerini peşkeş çekenler, külliyeler, ilahiyat kolejleri ile sosyal değerlerimizi bozma girişimlerine öncülük edenler...istedikleri düzeni yaratmak için her yol mübah...

Oysa İrsen-Eroğlu ikilisinin, bir elmanın iki yarısı olduğunu bilmeyenler ve yola farklılık yaratmak için çıkanlar, er geç bunu öğrenecekler...

Ne demokrasi ne sivilleşme, ne kalkınma, ne gelir dağılımının düzelmesi, ne asgari yaşam düzeyinin gelişmesi, ne Kıbrıslı Türk kültürünün korunup geliştirilmesi, ne göçün engellenmesi, ne yeni iş alanlarının yaratılması, ne üretimin geliştirilmesi, ne modern din  kültürü, ne dünyaya entegrasyon için barış...Görünen o ki ne AK partinin ne de UBP’nin kitabında bunlar yok! AK parti siyasete müdahaleyi ileri düzeye taşımış görünüyor. Artık bir partinin iç işlerinde konum alıyor.

Yazın bir yere, Kıbrıslı Türkler bu filmleri çok gördü baylar ! Bu oyun bozulur, unutmayın !

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 768 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler