1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. BU NASIL TEHDİT?
BU NASIL TEHDİT?

BU NASIL TEHDİT?

Bakanlar Kurulu yine evlere şenlik bir karar almış. Lefkoşa Belediyesi özel gündemiyle dün toplanan Bakanlar Kurulu, öncelikle Lefkoşa Kaymakamı’nı Pazar’a kadar çöpleri toplamakla görevlendiriyor. Ardından grevde olan çalışanlara gözdağı ve

A+A-

 

 

Bakanlar Kurulu yine evlere şenlik bir karar almış.

Lefkoşa Belediyesi özel gündemiyle dün toplanan Bakanlar Kurulu, öncelikle Lefkoşa Kaymakamı’nı Pazar’a kadar çöpleri toplamakla görevlendiriyor.

Ardından grevde olan çalışanlara gözdağı veriyor.

Buna göre, Pazartesi’nden itibaren iş başı yapmayacak personel hakkında soruşturma başlatılacak. Çalışanlar bütün binalarda güvenlik altında çalıştırılacak.

Yani polis gözetiminde grev kırıcılığı yapılacak.

Çalışmamakta ısrar edenleri ise, istifa etmemeleri ya da soruşturma açılmaması durumunda Bakanlar Kurulu görevden alacak.

Bunun için “yasa yapacağız” diyor, Bakanlar Kurulu.

Dahası, Pazartesi’nden itibaren toplanıp belediye borçlarının yapılandırılması için çalışmayan Belediye Başkan ve meclis üyelerini de görevden alacağını söylüyor, aynı yasayla, Bakanlar Kurulu.

Peki nasıl bir yasa bu?

Bakanlar Kurulu’na diktatörlük yetkisi veren nasıl bir yasal düzenleme olabilir?

Böylesi bir yasayı sindirebilecek bir Anayasa ya da toplum vicdanı var mıdır?

Mevcut Belediye Personel Yasası örneğin, Belediye Başkanı’na bile, personeli görevden alma yetkisi vermiyor. Görevden alma cezası dahil, yaptırım yetkisi verdiği Disiplin Kurulu’nun ise, bir yargılama süreci sonrasında karar almasını gerektiriyor.

65-2007 Belediye Personeli Yasası’nın 92 ve 93. Maddeleri bakın ne diyor;

“…92. Uyarma ve Kınama Cezası gerektiren disiplin işlem ve uygulamaları dışında, Belediye görevinden çıkarma cezası da dahil, tüm disiplin işlemlerini bu Yasa çerçevesinde yapmak, Belediye Disiplin Kurulunun yetkisindedir.

     Belediye Disiplin Kurulu, aldığı kararlarla ilgili olarak Belediye Meclisine bilgi verir.

 

93. Belediye Disiplin Kurulunca Belediye personeline uygulanacak disiplin işlemlerinde duruşmaya ilişkin yöntem, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasında öngörülen seri yargılama (Summary Trial) yöntemine ilişkin kurallara uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir tüzükle düzenlenir…”

 

Belediye Başkanı ile ilgili zaten Sayıştay raporları hukuki sürecin başlatılmasını gerektiriyor. Belediye Başkanı görevden alınacaksa, şimdiye kadar hukuk yolu üzerinden bir mahkeme kararı üretilemez miydi?

Ama olmadı.

Çünkü düne kadar kurultay vardı ve Lefkoşa Belediyesi arsızca kurultay malzemesi yapıldı.

Halk sağlığı hiçe sayılarak, borçlar umursanmayarak…

Anlaşıldığı kadarıyla şimdi Belediye Meclis üyelerinden beklenen, yeni bir borçlanmaya onay vermeleri.

Bakanlar Kurulu Sözcüsü Nazım Çavuşoğlu, asıl görevlerini yerine getirmeyenlerden dolayı kendilerinin sorumluluk almak durumunda bırakıldığından bahsediyor.

Peki yasal limitlerin çok üzerinde borçlanma için yasaları bizzat Bakanlar Kurulu çiğnemedi mi?

Bu Bakanlar Kurulu’nun bugünkü durumda hiç mi sorumluluğu yoktur?

Sayıştay Raporları bunu açıkça ortaya koyuyor.

Bugün çalışanların sosyal haklarından sorumlu olan devlet, maaş almadan, sosyal hakları yerine getirilmeden, çalışanları çalışmaya zorluyor.

Açıkça tehdit ediyor.

Bir hükümetin yapabileceği bu kadar mıdır?

Acizliğini tehditler arkasına gizleyen bir yönetim anlayışı kabul edilebilir mi?

Bugün ne olursa olsun, bu ikiyüzlülük ve sorumsuzluğun mutlaka bir bedeli olmalıdır.

Mutlaka bu bedel sorulmalıdır. Yoksa bugünkü hükümet için canını sıkanı görevden almak, ama işine geldiğinde soruna gayrı yasallıkla ortak olmak bir alışkanlık halini aldı.

Şimdi işte sendikaya, belediye meclis üyelerine ve muhalefet partilerine bu alanda da önemli bir sorumluluk düşüyor.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 708 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler